|
Tarihin
Pembe Sayfaları
Kadınlar
Günü'nün Tarihi
ABD'nin
New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar,1800'lü
yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin
karşılığında hakkettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele
vermektedirler. Ama, bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri
pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek
için son çarelerden biri olan greve baş vururlar ve grev ilan ederler.
Patronların buna verdiği cevap ise hunharca bir saldırı olur. Patronlar
ve onlarla iş birliği yapan "gardiyan"lar işçi kadınları fabrika
binasına kilitler. Patronlar, bu yolla işçi kadınlara destek veren
sendika aktivistlerinin grev yapan kadınlarla dayanışmaya girmelerini
önlemek amacını gütmektedir. Patronların korkusu, işçi kadınların
verdikleri kavganın güçlenmesi ve grevin başka fabrikalara sıçramasıdır.

Fabrika binasında birdenbire beklenmedik bir yangın baş gösterir,
kısa bir süre içinde binanın hemen hemen tümü alevlere teslim olur.
İçerde bulunan kadın işçilerden yalnızca çok azı kaçarak canlarını
kurtarabilir. Fabrikanın çevresinde barikatlar kurmuş olan karşı
grevcilerin çemberini yarıp dışarı çıkabilmeyi ne yazık ki pek az
emekçi kadın başarabilir. Fabrikada kapalı kalan 129 işçi kadın
alevler içinde can verir.

Aynı yıl yine tekstil, tütün ve diğer endüstri kollarında kadın
işçiler mücadeleyi devam ettirirler, işlerini bırakarak grev dalgasını
sürdürürler.

Grevler 1909 yılında da devam eder. Manhattan'da tekstilde çalışan
20.000 kadın işçinin ilan ettiği grevde, binlercesi tutuklanır.
Buna rağmen, grev önlenemez. İki ay süren grevin sonunda kadın işçiler
kavgasını verdikleri hakları elde ederler; patronlar kadın işçilerin
taleplerini kabul etmek zorunda kalırlar.

Amerikalı sosyalist kadınların
inisiyatifiyle, kadınların seçme/seçilme hakkı, sosyalizm mücadelesi
çerçevesinde "enternasyonal kadın mücadele günü" fikri doğar. Her
şubat ayının sonuncu pazar gününün kadınların seçme/seçilme hakkı
konusunda etkinlikler ve toplantılar düzenlenmesi kararı alınır.
20 Şubat 1909 günü Amerika'nın hemen hemen bütün kentlerinde "Kadınlar
Günü" kutlamaları yapılır.1910 yılında sosyal demokrat partilerin
Kopenhag'da düzenlediği ve 17 ülkeden 100'e yakın kadın delegenin
katıldığı II. Enternasyonal Kadın Konferansı'nda Clara Zetkin'in
girişimleriyle "II. Enternasyonal Kadın Mücadele Günü" resmen
kabul edilir. Bu günün anlamı, dünyanın neresinde olursa olsun kadınlara
uygulanan sömürü ve baskıya karşı mücadele yürütülmesi zorunluluğudur.
Kadınların seçme/seçilme hakkını alması, kadın-erkek eşitliğinin
sağlanması ve emperyalist savaşa karşı mücadele bütün dünya kadınlarının
ortak mücadele prensiplerinin başında yer almaktadır.

19 Mart 1911 günü, milyonlarca
kadının katıldığı ilk "Enternasyonal Kadınlar Günü" Danimarka,
Almanya, Avusturya, İsviçre ve ABD'de gerçekleştirilir.1912 yılında,
düzenledikleri yürüyüşlerle Fransız, Hollandalı ve İsveçli kadınlar
da katılırlar Kadınlar Günü'ne. Kadınların seçme/seçilme
hakkı ve günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi, insanca çalışma
koşulları ve daha yüksek ücret talepleriyle başlayan proleter mücadele,
kadınların yürüttükleri mücadelenin temelini oluşturmaktadır.

1914 yılı, Birinci Dünya Savaşı
yıllarında Kadınlar Günü'nün büyük toplantılar ve yürüyüşlerle
kutlandığı son yıl olur. Bu yıl da önceki talepler yinelenir ve
"savaşa karşı savaş" sloganıyla, başlayan Birinci Dünya Savaşı'na
karşıt tavır alınır.

Birinci Dünya Savaşı'nın beraberinde
getirdiği acılar ve dertler nedeniyle 1917'ye kadar Kadınlar Günü
yürüyüşleri ve etkinlikleri birkaç yıl boyunca yapılamaz. Tâ ki,
8 Mart 1917 günü Petrograd'da greve gitmelerine kadar. Kadın işçiler,
bu grevi Kadınlar Günü'nde başlatarak bu güne özel bir anlam
kazandırırlar. Aynı gün metal işçilerine delegeler göndererek onların
da greve katılmalarını talep ederler. Grev dalgası çok kısa bir
süre içinde tüm kente yayılır; 8 Mart akşamına kadar yaklaşık 120.000
işçi bu grevde yerlerini alır. 1921 yılında toplanan II. Enternasyonal
Konferansı'nda 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olması kararlaştırılır.

İki dünya savaşı arasındaki
zaman diliminde kadınların talepleri ve 8 Mart Kadınlar Günü'nde
yoğunlaştırdıkları mücadelenin içeriğini, serbest ve yasal kürtaj
hakkıyla işçi kadınların hamileliklerinde ve anne olduklarında koruma
altına alınmaları konuları oluşturur. Ayrıca, aynı işe eşit ücret,
günlük çalışma saatlerinin ücretlerde düşme olmadan azaltılması
gibi konularda kadın-erkek eşitliği konusunda getirilen istemlerdir.

8 Mart, bu gelişme içinde Enternasyonal
Kadınlar Günü olarak dünya çapında yayılmıştır. Kadınlar
Günü, bugün de, aynı başlangıçta olduğu gibi, politik haksızlıklara,
savaşa ve faşizme, emperyalist sömürüye karşı; daha iyi yaşam ve
çalışma koşulları, bağımsız ve sömürünün olmadığı bir düzen ve sınıfların
ortadan kalktığı eşit bir toplum için verilen mücadele olarak algılanmaktadır.
Tüm dünya kadınlarının Kadınlar Günü'nde mücadeleyi devam
ettirmeleri dilekleriyle!
Sibel
Türker
Kaos
GL Mart 98 sayısından alınmıştır.
 
Diğer
yazılar için tıklayın
|