Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






GLK Sinema


X-MEN

Çizgi romanları severim ancak benim bildiğim Teksas, Tommiks, Zagor, Tom Braks bir de Mandrake vardı. Ancak son zamanlarda gıpta ederek baktığım bol renkli Örümcek Adamlar, X-Menler de beni hep cezbediyordu. Hatta bir iki alıp okumuşluğum da vardır. Fakat X-Men'in filmini görünce hiç izleyesim gelmedi. Çizgi film gibi bir şey göreceğimi düşünüyordum ve programıma almadım. Ancak cumartesi Taksim'den eve geldim, biraz dinlendim ve geri çevrilemeyecek bir teklifle karşılaştım. Profilo Alışveriş Merkezi'nin çok yakınında oturuyorum ve Odeon Cineplex'de gece 12 seansına bir arkadaşım ısrarla beni çağırıyordu X-Men'i izlemek için. Ayrıca bana bir koca paket patlamış mısır vaat etmişti. Mısırın hatırına kabul ettim. Hem rahat koltuklarda oturup, kusursuz bir ses düzeniyle ses efektlerini deneyimlemek eğlenceli olurdu.

Gece seansına gitmek ayrı bir zevk. İnsana sıra dışı, aykırı bir şey yapıyormuş hissini veriyor. Neyse film ilk sahnesinden itibaren beklediğimden çok farklıydı. Ortada sürekli uçan kaçan, cızırdayan efektler yoktu. Her şey dozundaydı. Ve dahası benim çok hoş bulduğum hafif felsefi bir kurgu vardı. Filmi baştan sona izlerken hep bir alegori üzerinden fikir yürüttüm ve kendi kendime bir alt metin yarattım.

Mutantlar, yani evrim geçirmiş yaratıklar insanların arasında yaşamaktadır ancak insanlar mutantlardan korkar ve onları tehlikeli bulur. Mutantlar ise daha çocukluk ve ergenlik yaşlarında fark etmeye başladıkları farklılıkları yüzünden toplumdan, insanlardan korkar. Bu yüzden insanların arasında gizlenmek, kendilerini açık etmemek yani "coming out" yapmamak zorundalar. Bir senatörün elinde ise Amerika'da yaşayan tüm mutantların bir listesi vardır.

Yukarıdaki paragrafta mutant sözcüklerinin yerine "eşcinsel"i koyarsanız bir iki ufak cümle düzeltmesiyle her şeyin yine cuk oturduğunu göreceksiniz. Bu noktadan itibaren mutantlar ve eşcinseller arasındaki benzerlikleri bir sayalım. Filmin zaten ilk başı İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerin uyguladığı baskılarla ilgili bir sahneyle başlıyor. Eşcinseller bu dönemde Nazilerin en çok zarar verdiği kesimlerden biriydi. İlk nokta bu.

Eşcinseller de aynı mutantlar gibi "dışlanacakları" ve tepki görecekleri korkusuyla kimliklerini açıklayamıyorlar. Çünkü insanların onlara zarar vermesinden korkuyorlar. Bu eşcinsellerin temel korkularından biri değil mi zaten? Hele bir de deşifrasyon olayı devreye girince benzerlik iyice belirginleşiyor. Düşünsenize iktidara kökten dinci bir parti geliyor ve "Elimizde tüm eşcinsellerin listesi var" diye ortaya çıkıyor. Bunu isteyecek çok kişi vardır eminim. Eşcinseller de aynı mutantlar gibi farklılıklarını ergenlik ve çocukluk yıllarında keşfetmiyor mu?

Magneto, Rouge'a Amerika için bir hoşgörü ülkesi beklediğini ama burada hoşgörü olmadığını dahası dünyanın hiçbir yerinde mutantlara karşı hoşgörü olmadığını haykırıyor. Umutsuz ve dışlanmış bir eşcinselin söyleyebileceklerinin aynısı! Hoşgörü peşindeki eşcinseller umarız bu "kötü" karakter Magneto kadar kızıp tüm heteroseksüelleri eşcinsel yapmaya kalkmazlar. Magneto, heteroseksüellerin eşcinsellere dair en büyük korkusu, "bizi de eşcinsel yaparlar mı, etkilerler mi" sorusunun yanıtını veriyor ve "normal" insanları mutant yapmaya uğraşıyor. Bir tür intikam! Eşcinseller intikam almaya kalksa heteroseksüelleri eşcinsel yapmaya kalkmaz herhalde.

Dikkatimi çeken son şey de, filmde mutantlar dışındaki insanlara "normal" denmesiydi. Ağız alışkanlığı olduğundan heteroseksüellere de "normal" demiyor muyuz hep? Neyse, filme dair mesajımızı da verelim: Ha mutantlar, ha eşcinseller, her tür insan bir arada, hoşgörü içerisinde daha mutlu olacaktır. (Son cümle He-Man'de filmin sonunda hep mesaj veren Orko karakterine ithaf edilmiştir)



KORKUNÇ BİR FİLM
"SCARY MOVIE"

Altı yedi yıl önce, daha Jim Carrey bu kadar meşhur değilken, ondan başka herkesin zenci olduğu bir dizi vardı, adı da "Renkli Dünyalar" idi. Bu hafta gösterime bu komedi dizisinin yönetmeni Keenen Ivory Wayans'ın çektiği bir film vizyona girdi.

Herkese Profilo Alışveriş Merkezindeki Odeon Cineplex'de hafta sonu gece yarısı seansına gitmelerini tavsiye ediyorum. Ben bir seansta bu kadar çok sayıda hoş insanı bir arada görmedim. Zaten düzeyli bir izleyici kitlesi olan bu salonda film başlayan kadar ne yöne bakacağımı bilemedim.

"Scary Movie" Sevin Okyay'ın sayfalarında da göreceğiniz gibi, yeni nesil gençlik korku filmlerinin bir parodisi. "Scream", "I know What You Did Last Summer" gibi filmleri izlediyseniz zaten kahkahalarınız garantileniyor. Öteki filmlerde olduğu gibi bunda da genç bir arkadaş grubu var ve olay bunların başından geçiyor. Bu arada bazıları da ölüyor. Bu da küçük bir ayrıntı.

Filmde bir çok "eşcinsel" esprisi var. İlginçtir ki bunlar "eşcinsel" karakteri komik duruma düşürerek, onu kadınsı bir kahkaha nesnesi olarak göstererek yapılmamış. Aslında doğrudan eşcinsel izleyici hedeflenmiş. Örneğin "gizli" bir eşcinsel olan, bunun ne kadar farkında olduğunu tam keşfedemediğimiz karakter arabada Weather Girls'ün ünlü şarkısı "It's Raining Men!"i çaldırır ve "Hey, bu bir klasik!" der. Evet, bu şarkı bir gey klasiğidir. Ru Paul, Martha Walsh'la bu şarkıda düet yapmıştır, gey barlarda, gey partilerde bir "I will survive" bir de bu şarkı mutlaka çalınır. Hatta 1998 Gay Games'in açılış töreninde Amsterdam'da Weather Girls şarkıyı canlı söylerken 300 dansçı striptiz yapmıştır.


Bu karakterin üzerine yapılan daha birçok espri var ve ben kulağına penis girmesi sahnesi dışında hepsini düzeyli buldum. Bir de okulun transseksüel beden öğretmeni Bayan Mann var ki, kadın soyadına çok uyuyor. Anlayacağınız film, cinsel kimliğe dair esprilerden sonuna kadar yararlanıyor ve bunu da "ucuz"laşmadan yapmayı başarıyor. Son zamanlarda en eğlendiğim film bu oldu diyebilirim.






GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla