



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |


GLK
Sinema

"Eşcinsel" Bakış Açısı

Gey-Lezbiyen Kültür'de eşcinsellikle doğrudan ilgili olmayan başka
konulara da göz atacağız. Ve bunlara eşcinsel bir bakış açısı
getirmeye çalışacağız. Aslında eşcinsel bakış açısı çok farklı
yönlere çekilebilecek bir tanım ve kişinin olaylara bakışını cinsel
yönelim nasıl etkileyebilir ya da etkilemeli mi türünden sorulara
neden olabilir.

Birkaç yıl önce televizyonda sadece zencilerin -bir de Jim Carrey
vardı, o zaman daha bu kadar ünlü olmamıştı- oynadığı Renkli Dünyalar
adında bir komedi dizisi vardı. O'nun Men On Film (Erkekler
Film Dünyası'nda diye esnek bir çeviri yapılabilir) adlı bölümünde
iki frapan eşcinsel çıkıp film ve TV dizilerini değerlendirirdi. Altın
Kızlar gibi kadınlarla ilgili olan dizi ya da filmlerden bahsederken
birbirlerine bakar, "İğrenç!" diye çığlık atarlardı. Başrolünde Tom
Cruise'un oynadığı bir filmi anlatırken de yere göğe koyamazlardı.

Bizim eşcinsel bakış açımızın bununla uzaktan yakından ilgisi
yok. Bilinçli bir eşcinsel olmak ister istemez kişinin dünya görüşünü
etkiler, durduğu nokta onu farklılaştırır. Küçük İskender birkaç hafta
önce yapılan bir röportajda kişinin biraz zekiyse politik olması gerektiğini
söylemişti. Biz de bir eşcinsel biraz bilinçliyse durduğu yerin
farkında olup, olaylara karşı daha duyarlı yaklaşmalıdır diyoruz.
Bu duyarlılığı da hem kendinin hem de diğer insanların yararına kullanmalıdır.

Gey-Lezbiyen Kültür'deki birçok yazı bu duyarlılığı oldukça
yoğun taşıyan kişilerin kalemlerinden çıkmıştır. Yaptığımız her şeyde
zorlayarak da olsa eşcinsellikle ilgili bir yön bulmak değil, sadece
ilk bakışta gözümüze çarpan "gey" özellikleri size de göstermek. Malum,
algıda seçicilik diye bir şey var. Biz algımızın seçiciliğini
sizinle paylaşmak istiyoruz. Bizim seçemediklerimizi de e-maille bize
ulaştırırsanız, parçaları tamamlar, algımızı bütünleştiririz.



Amerikan Güzeli

Geçenlerde Beyoğlu Sineması'nda sinema yazarları'nın seçtiği "en iyi
filmler" birbiri ardına gösterildi. Bunların arasında Oscarları çiçek
toplar gibi toplayan "Amerikan Güzeli" de vardı.

Her şeyimizin zaten Amerikan olduğu şu günlerde (Akla hemen McDonald's,
Coca-Cola, Bye Bye Miss American Pie'ın geldiği günler) bu Amerikalılar'ın
bir de güzeli çıktı diyorduk. Ama gelin görün ki bu Amerikan Güzeli
pek güzel değildi, aksine Amerikan toplumunun ağır bir eleştirisi
olarak pat diye kafamıza düşüverdi. Düşüverdi diyorum, çünkü aslında
bu bize bir uyarı, biz de bu filmde gösterilen kadar kötü olma
yolunda hızla ilerliyoruz.

Married With Children adlı diziyi bilirsiniz, şu günlerde Kanal
E'de oynuyor. Bu dizi yıllardır bizi kandıran mutlu aile komedilerinin
bir eleştirisi. Mutlu Amerikan ailesi çerçevesi özellikle Harriet
ve Ozzo (Tam adı bu olmayabilir) dizisinde iyice kalıplaşmıştır.
Hatta Dövüş Kulübü'nde Edward Norton'un gerçek adını hiçbir
zaman öğrenemediğimiz karakteri Tyler Durden'ın kıyafetini
düzeltip işe hazırlarken "İkimiz tam Harriet ve Ozzo gibiydik" der.
Her neyse, Married with Children'daki komik eleştiri American
Beauty'de oldukça ciddileşiyor ve sertleşiyor.

Bu
filmle ilgili zaten birçok eleştiri okuyup, dinlemişinizdir. Benim
algıda seçici gözüme başka şeyler takıldı bu filmde. Filmin
etrafında döndüğü iki aile büyük bir mutsuzluk ve sağlıksız ilişkiler
yaşarken, filmin tek düzgün ailesi bir gey çift. Kelimenin tam
anlamıyla "sağlıklı" bir yaşam sürüyorlar. Sabah koşuları yapıyorlar,
kendilerine bakıyorlar, saygın birer meslekleri var (Yanılmıyorsam
biri bankacı, biri sigortacı) ve çok "mutlu"lar. Öyle ki yeni taşınanlara
hediye getiriyorlar, komşularıyla iyi geçiniyorlar.

Acaba almamız gereken mesaj şu mu: Amerika öyle bir yer haline
geldi ki tek işe yarar adamlar eşcinseller kaldı! Buna açık eşcinseller
demek daha doğru. Filmin emekli albayı kendi eşcinsel dürtülerini
öyle bastırmış ki baktığı her yerde eşcinselleri görüyor ve en büyük
korkusu oğlunun bir eşcinsel olması. Klasik bir gerçek: Eğer kişide
yoğun bir homofobi varsa, büyük ihtimalle bu kişide bastırılmış eşcinsellik
vardır. Duyduğu suçluluğu örtbas etmek için eşcinselliğe bir nefret
geliştirir. Patrick Swayze ve Wesley Snipes'ın birer travestiyi oynadığı
To Wong Foo adlı filmde de travestileri kovalayan homofobik
polisin bu tavrının nedeninin erkeklere duyduğu gizli ilgi olduğu
anlaşılıyordu.

Albay'ın ona sarılıp öpmeye kalktığı sahnede Kevin Spacey'in
sanki karşı çıkmayacağı duygusuna kapıldım bir an. Açıkça söylemese
de Spacey'nin gey olduğu yolunda Holywood çevrelerinde çok dedikodu
dolanıyor (Birkaç yıl önce bir ara Kevin Spacey'nin bir filminde kıyafet
asistanlığını yapan bir arkadaşım Spacey'yi sık sık -erkek-sevgilisiyle
el ele gördüğünü söylemişti)*. Durum böyle olunca da insan kendini
kaptırıyor ve bu öpücüğe karşı çıkması bir an için bile olsa beni
şaşırtıyor. Ama Albay kendine gelince ne yaptığının farkına varıyor
ve bunu bir namus meselesi haline getirip, bunu kan temizler diyor.
Gerisi malum.

Hollywood'da son zamanlarda eşcinsellik teması olan filmler daha
korkusuzca çekilmeye başlandı. Öyle ki Yetenekli Bay Ripley'de
baş karakter bir eşcinsel. Yakında karakterlerin gey ya da heteroseksüel
olmasının hiçbir önemi kalmayacak. Aklımdan ünlü karakterlerin gey-lezbiyen
versiyonlarıyla filmler çekilse ne güzel olur diye geçirirken bir
yerlerde Rupert Everett'in gey James Bond'u oynayacağını ve
filmde erkeklerle "oynaşacağını" duydum. Bakalım daha neler göreceğiz!


* Bu
arada paparazziler Kevin Spacey'yi 21 yaşındaki genç "erkek" sevgilisiyle
yakaladı!
|
|



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN
PEMBE
SAYFALARI

ROMEO
& ROMEO

JULIET
& JULIET

KADIN
KADINA

ERKEK
ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL
BİLGİLER

MEKANLAR
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|