
GLK Sinema


Pearl
Harbor
Sakin
bir pazartesi akşamı, yapacak işim yoktu ve sinemaya gitmek geldi
içimden. 135 milyon dolara mal olan ve sadece galası için 5 milyon
dolar gibi bir bütçe ayrılan Pearl Harbor filmi tek seçenek gibi
gözüktü. Filmde havada uçuşan dolarlar görmeyi bekliyordum doğrusu.
O kadar para başka türlü nasıl harcanırdı?

Ben tabii filmden nasıl bir eşcinsellik çıkartırım diye izledim.
Pek zor olmadı. Filmin iki baş kahramanı Rafe ve Danny
(Rafe, Ben Affleck ama Danny'yi oynayan aktörün adını unuttum.
Allah için Danny pek yakışıklıydı, Ben Affleck'i biraz yaşlı gördüm.
Shakespeare in Love'da kısacık rolü vardı ama pek hoştu) çocukluklarından
beri yakın arkadaşlar. Aslında birbirlerine aşıklar ama farkında
değiller. Danny hayatı boyunca Rafe'in yanında silik
bir
kişilik olarak kalmış hep. Sessiz bir çocuk. Tabii bence bunun esas
nedeni tüm ilgisinin Rafe üzerinde olması ve tüm boş vaktini
onu hayranlıkla izleyerek geçirmesi.

Danny'ye bildiği her şeyi Rafe öğretmiş. Tam bir baba
figürü. Hani meşhur teori var ya, erkek eşcinsellerin cinsel yöneliminin
temelinde zayıf baba figürü vardır ve bu eksikliği erkeklere yönelerek
kompanse etmeye çalışırlar diye. Neyse, işler Evelyn isimli
hatunun ortaya çıkmasına kadar pek iyi. Filmde vurgulanmamış ama
Rafe Evelyn'le yakınlaşınca Danny biraz bozuluyor,
kendini kötü hissediyor. Çok açık Danny'yi Evelyn'den kıskanıyor
diyeceğim ama okuyanlardan "çüş artık" şeklinde nidalar yükselecek.
Valla ben öyle hissettim.

Neyse,
ne diyorduk? Filmde bir sürü erkek var, malum asker filmi. Hatta
zaman zaman birçoğunu yarı çıplak görme şansınız var. Hele bir de
hemşirenin Ben Affleck'in poposu için "cute" (şirin)
deyip cart diye iğneyi saplaması yok mu, pek erotik. (Evet, popoyu
ucundan acık gösteriyorlar.)

Bu
film yorumunu okuduktan sonra Radikal'in Cumartesi ekini en az üç
hafta aralıksız okumanız sizi kendinize getirecektir.
İyi seyirler.

Annem
Hakkındaki Her Şey / All About My Mother

Yönetmen: Pedro Almodavar
Oynayanlar: Cecilia Roth, Merisa Paredes
Oğlu
doğmadan önce Barcelona'dan Madrid'e taşınan Manuela
17 yaşına gelen oğluna babasının kim olduğunu o güne dek söylememiştir.
Oğlu Esteban ise küçük bir deftere sürekli notlar alıp yazar
olmak isteyen bir gençtir, babasının hayatını yazmak istemektedir.
Doğum günü hediyesi olarak Manuela Esteban'ı çok sevdiği
aktrist Huma Roja'nın başrolde oynadığı, Tennessee
Williams'ın Arzu Tramvayı oyununa götürür. Ancak oyun sonrasında
bir araba kazasında Esteban hayatını kaybeder ve Manuela
17 yıl önce ayrıldığı Barcelona'ya, geçmişine geri döner. Esteban'ın
babası AIDS'ten ölmek üzere olan Lola adında bir travestidir.
İşte bu yüzden yıllarca oğlundan babasının kimliğini saklamıştır.
Almodavar'ın
en iyi yabancı film Oscarını alan bu şaheseri dört dörtlük bir film.
Bugüne kadar izlemediyseniz video CD'sini bulmanız çok kolay. Kaçırmayın!
|