Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






GLK Sinema


TOOTSIE

Yönetmen: Sydney Pollack
Oynayanlar: Dustin Hoffman, Jessica Lange

İşte bir klasik! Artık video CD ve DVD formatında neredeyse istediğimiz tüm filmleri bulabiliyoruz. Eskileri bile. Columbia Tristar Home Video birçok filmi VCD olarak hem de Türkçe dublajlı yayınlıyor. Rafta Tootsie'yi görünce hemen atladım tabii.

Tootsie 1982 yılında çekilmiş ve yine aynı yıl Jessica Lange bu filmdeki rolüyle en iyi kadın oyuncu Oscar'ını kazanmış. Ancak bana sorarsanız en iyi kadın oyuncu Oscar'ını kesinlikle Dustin Hoffman almalıymış. Ne de olsa bir kadın için bile fazla "dişi" bulunan bir travesti olmuş Hoffman. Filmin konusu kısaca şöyle:

İşşiz kalan bir aktör olan Michael Dorsey, tüm çabalarına rağmen iş bulamaz. Çünkü New York'taki tüm yapımcıları çileden çıkarmıştır. Arkadaşı Sandy bir pembe dizide alacağı rol için gittiği görüşmeden eli boş dönünce Dorothy Michaels adını alıp kadın kılığında kendisi gider ve rolü alır. Ona en büyük yardımı da menajeri George ve oda arkadaşı Jeff yapar. Ancak bu başarı Michael'ın rol arkadaşı Julie'ye aşık olmasıyla karmaşık bir hal alır. Bu arada Julie'nin babası Les de Dorothy adıyla tanıdığı Michael'a aşık olmuştur...

Dustin Hoffman bir kadını oynarken müthiş bir performans sergiliyor. Travesti deyince aklımıza gelen görüntülerden çok farklı bir erkek-kadın portresi çiziyor. Biraz düşününce "travestilerle" karşılaştırıldığında Dustin Hoffman'ın neden bu kadar doğal geldiğini anladım. Travestiler "kadınsı" olmaktan "vamp" olmayı anlıyorlar. Aşırı seksi, aşırı güzel ve aşırı çekici olmaya çalışıyorlar. Ortalama bir heteroseksüel kadının değil de "müşteri arayan bir fahişe"nin tavırlarını takınıyorlar. Sanırım onları ele veren de görünüşten çok bu tavır oluyor.

Hollywood'un hâlâ en iyi oyuncularından biri olan Dustin Hoffman'ı bugüne kadar Tootsie'de görmediyseniz mutlaka izlemelisiniz.



Miss Congineality (Güzel Dedektif)
Hollywood filmlerinde artık ana tema eşcinsellik olmasa bile, özellikle komedi filmlerinde eşcinsellikle ilgili espriler araya serpiştiriliyor. Gösterimdeki Güzel Dedektif ise bir güzellik yarışmasında geçtiğinden doğal olarak lezbiyenlikle ilgili bir şeyler de geçiyor. Aslında paspal FBI ajanı rolündeki Sandra Bullock'un canlandırdığı karakter, eminim orijinal senaryoda lezbiyendi. Ancak hafifletilmiş haliyle bir erkek ajanla aşk ilişkisi iliştirilivermiş. Hatta filmin fragmanlarında olan ama filmde nedense göremediğimiz bir sahnede Sandra Bullock'un babası ona lezbiyen olup olmadığını sorduğunda "Keşke" diye yanıt veriyordu.

Oldukça gey-pozitif olan filmde finale kalamayan bir yarışmacının militan bir şekilde "Ben bir lezbiyen olarak bu kadarını başardıysam, siz oradaki lezbiyenler de yapabilirsiniz" deyip izleyiciler arasındaki kadın sevgilisine "Seni seviyorum" diye bağırması unutulacak bir sahne değil. Bu sırada baş karakterin ise bunu onaylayarak destek vermesi de ayrı bir güzellik.

Hele hele yarışmanın yayına aktarıldığı stüdyodaki kadının da yayın yönetmenine sert bir şekilde "Lezbiyenlerle ilgili bir sorunun mu var" diye çıkışınca içimden alkış tutmak geldi. Filmde Sandra Bullock'u yarışmaya hazırlayan Michael Caine de tam bir "yıllanmış eşcinsel". Yıllarca kızları yarışmaya hazırlayan ve artık gözden düşen Michael Caine bir yandan bu paspal kadını yarışmaya hazırlarken, öte yandan Sandra Bullock'la aralarında bir şey olan ajana da bayılmıştır. Ancak ajan eşcinsellerden çekindiği için uzak kalmayı yeğler. Oysa ki adamın baştan çıktığı bir iki sahne olsa ne iyi olurdu.

Her neyse, buna da şükür demek lazım. Bu tür filmlerde eşcinsel dostu bölümler görmek çok güzel ve yararlı.



20. Uluslararası İstanbul Film Festivali

Bu yılki festival, yıldız yönetmenler, yıldız filmlerle dolup taşmasa bile, genç yönetmenlerin ve dünya festivallerinde olay yaratmış yenilikçi filmlerin yılı gibi görünüyor. 20. festivalin eşcinsellikle direkt ya da dolaylı yoldan ilişkili filmlerine baktığımızda ise önümüze geçtiğimiz yılkinden ne daha zengin ne de daha fakir bir liste çıkıyor. Yıl içinde izlediğimiz hemen tüm filmlerin, Türkiye'deki dağıtım şirketlerinin "ticari yaklaşım" süzgecinden geçmiş, allanmış pullanmış Amerikan filmlerinden ibaret olduğu düşünülünce, hemen tüm ticari formülleri dışlayan, alternatif yaşamlara dokunan bu "yaşam dolu" filmleri izlemek, şüphesiz kaçırılamayacak bir fırsat gibi görünüyor.

İşte 20. İstanbul Film Festivali'nin eşcinsellik semalarında dolaşan filmleri...

1. Tabu- Nagisa Oshima: Japonya'nın kült yönetmeni Oshima'ya göre "Bir grup erkeğin birlikte yaşadığı her yerde eşcinselliğin bazı yönleri daima var olur." Film, 1865 yılında Kyoto'da bir Samuray birliğinde geçiyor. Birlikte yer alan Savaşçı Kano, karşı cinsin özelliklerini taşıyan rahatsız edici bir güzelliğe sahip ve bu özelliği diğer savaşçıları hemen ve şiddetle büyülüyor, onlarda bastırılmış arzuları uyandırıyor... Film, Fassbinder'in "Corell"ine garip ve içten bir selam gönderiyor. Gösterim Tarihleri ve Seansları: 21 Nisan Cumartesi / saat: 13.30 ve 19.00 Emek Sineması

2.
Kızgın Taşlara Düşen Su Damlaları- Francais Ozon: Fransız Sineması'nin kötü çocuğu olarak anılan Francais Ozon imzalı, 1999 tarihli bu film, eşcinselliğini filmlerine başarıyla yansıtmış ünlü yönetmen Fassbinder'in gençliğinde yazdığı bir oyun üzerine kurulu... 19 yaşındaki öğrenci Franz ve 50'sini geçmiş başarılı iş adamı Leopald arasında, büyük bir aşk başlar. Zaman geçtikçe rol yapma ve yönlendirme, çifte bedelini ödetir. Bir yanlış anlamalar yumağına dönüşen ilişki, birbirinden tamamen farklı olduklarını düşünmeye başlayan bu iki erkeği giderek katılaştırır. İhanet, gizlenen geçmiş ve şiddet, artık ilişkinin yüreğinde atmaktadır. Gösterim Tarihleri ve Seansları: 25 Nisan Çarşamba / Saat: 13.30 ve 19.00 Atlas Sineması

3. 101 Reykjavik- Baltasar Kormakur: Dondurucu ve sarhoş edici bir kentte, Reykjavik'te geçen film amaçsızca geçen kaygısız bir gençliğin portresini sunuyor. 28 yaşındaki delikanlı Hylnur'un Lola adlı bir lezbiyene aşık olması ve bu ilişkinin tutkulu yatak sahneleriyle yükselen film, Hylnur'un Lola ve annesi arasındaki ilişkiyi öğrenmesiyle cinselliğin karanlık sularına ve dönüşebilirliğine, dondurucu ve sarhoş edici bir mesafeden bakıyor. Filmin 2000 yılında dünyanın en önemli festivallerinden büyük ödüllerle döndüğünü belirtmekte sanırım fayda var. Gösterim Tarihi ve Seansı: 26 Nisan Perşembe/ Saat: 13.30 Sinepop

4. Gülünç Felix- Olivier Ducastel & Jacques Martineau: Felix, şahlanmış ırkçılık, kayıtsızlık ve homofobi gibi ciddi konuları ele alan bir yol filmi... Kısa süre önce annesini kaybetmiş, işsiz güçsüz, yarı Kuzey Afrikalı, üstelik AIDS'li Felix Fransa'da yaşıyor... İntiharı dayatan böyle bir yaşama karşı bile Felix, yüzündeki kocaman gülücükle, ömrü boyunca hiç karşılaşmadığı babasını ziyaret etmek üzere Marsilya'ya gitme kararı alıyor. Felix, yolculuk boyunca yasaları ve ahlâk kurallarını kendine göre uygulasa da karşısına çıkan herkesin hayatını zenginleştirmeyi başarıyor. Yolculuk ona, yabancı coğrafyalarda yadsınmış ve kaybolmuş biri olmanın tüm zorluklarına rağmen, bir aileye ait olmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Gösterim Tarihleri ve Seansları: 22 Nisan Pazar / Saat: 10.30 Emek Sineması 26 Nisan Perşembe / Saat:19.00 Beyoglu Sineması




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla