
GLK Sinema


Digi-Gay
Filmler
Digiturk'ün MovieMax
ve Vizyon salonlarında bu ay, eşcinsel filmleri almış başını
gidiyor...

Türkiye'de özel sermaye, parasını
veren "ahlâksızlığa" seyirci olma hakkını da elde eder misali,
sessiz sedasız, çok iyi yapıtları ardı ardına ekrana getiriyor.

Bu
ay tümüyle eşcinselliği ve eşcinsel eğilimleri gözler önüne seren
üç film, dikkati çekiyor...
1. If These Walls Could Talk 2
2. Flawless
3. Aimee & Jaguar

1.
If These Walls Could Talk 2
İzlediğim
en başarılı les-movie... Cher'in yönettiği ilk film olan
"1. If These Walls Could Talk" un başarısı üzerine çekilmiş 2000
tarihli bu film, biri 60'li, diğer ikisi 70'li ve 2000'li yıllara
ait olan üç lezbiyen ilişkiyi, üç kısa hikâye ile sunuyor.

Filmde yazar-oyuncu
kimlikleriyle öne çıkan üç lezbiyen guru'nun imzası var: Jane
Anderson, Martha Coolidge ve Anne Heche.

İlk
hikaye les-drama, ikinci hikaye les-tragedya, üçüncü hikaye les-science
fiction(!) kulvarlarında dolaşıyor.

Üçüncü
hikayede Anne Heche'in sevgilisini canlandıran
Sharon Stone, cesaretiyle dudaklarınızı uçuklatıyor. Stone,
filmin uzun sevişme sahnesinde Heche'in kollarına, Michael
Douglas'in kollarına yakıştığından çok daha fazla yakışıyor.
Böylelikle Catherine Denueve'in Susan Sarandon'la
yatağa girdiği neo-vampire filmi "Hunger" dan sonra, ilk
kez bir mega-star, uzun bir lezbiyen sevişme sahnesine bu filmle
"evet" demiş oluyor.

Önce
ağlamak, sonra şaşırmak, sonra da "çüş artık" demek için, "Duvarların
Dili Olsa" epey etkili ve hoş bir seyirlik.

2.
Flawless
"8 MM." ve "Flatliners" filmleriyle çok beğendiğim
Joel Schumacher, Türkiye'deki şirketlerin Türk izleyicilerine
uygun olmadığını düşünerek satın almadıkları, bu nedenle de sinemalarda
izleyemediğimiz bu filmin de yönetmeni. Robert De Niro ismi,
nedense böyle bir gay-movie'nin künyesinde, tahrik edici değilse
bile hoş duruyor.

Philip
S. Hoffman'in liberal, extravaganza, konuşkan travesti kompozisyonuyla,
bu filmi hiç unutamayacaksınız. Film izleyiciyi bir gökdelenin tepesinden
"bungee-jumping" yapmışçasına terletiyor. Ağır ve gözü kara bir
drama... Ama renkler, kokular ve post-modern atmosfer dehşet verici.

3.
Aimee & Jaguar
Dünya
Savaşı atmosferinde geçen bir les-movie... Bu filmi geçtiğimiz yılki
İstanbul Film Festivali programından hatırlayacaksınız. Film tek
bir şeyin altını çok iyi çiziyor... Power of love! Alman
bir yönetmenden hayli Alman bir drama.
Tüm bunları yazmışken aklıma gelen eşcinsel ve eşcinsel eğilimli
10 başyapıtı da hatırlatmak istedim.

1.
Kiss of the Spider Woman/ Hector Babenco
2. Merry Christmas Mr. Lawrence/ Nagisa Oshima
3. Les Nuits Fauves/ Cyril Collard
4. Music Lovers/ Ken Russel
5. O. Wilde/ Brian Gilbert
6. Edward II/ Derek Jarman
7. Midnigiht in the Garden of Good and Evil/ Clint Eastwood
8. All About My Mother/ P. Almodovar
9. Cruising/ William Friedkin
10. My Private Idaho/ Gus Van Sant
Ufuk
Kuzey
|