Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





GLK Sinema


Güncelleme: 22. 09. 2007



Querelle
Fassbinder'in 37 yaşındaki erken vedası öncesi son filmi Querelle. Jean Genet'nin romanından uyarlanan hikaye, Querelle adında bir denizcinin Brest limanında karşılaştıklarını ve tanıştıklarını anlatıyor. Kahramanımız, herkesin kalbini çalan bıçkın bir delikanlı. Durduğu limanda uyuşturucu satıyor. Bir cinayet işliyor. Cinayeti başkasının üstüne atıyor

Fassbinder ve/veya Genet'ye bulaşmış olup da filmi henüz görmeyen ortalama bir zihin sanırız hikayenin basit bir macera filmi olmadığını tahmin etmektedir. Tüm filme hakim olacak atmosferin ifade bulduğu ilk sahnelerden biri, karakterimizin durduğu limanda uğradığı genelev-bar karışımı mekanda karşılaştığı erkek kardeşi ile selamlaşmasıdır. Bu sahne aynı zamanda kardeşler ve genel olarak erkekler arasındaki ilişkiyi özetler. İki adamın gerilimli olduğu kadar homoerotik, arzu dolu olduğu kadar şiddet içeren selamlaşma-sarılması; ringde bir dövüş sahnesi, yataktaysa kolaylıkla sevişme olabilir. Filmin ilerleyen sahnelerinde açıklık kazanacak arzu ve kıskançlık dolu kardeşler arası bu çekim, Querelle'in henüz adını koymadığı eşcinselliğinin de filmdeki ilk tezahürüdür.

Anarşist bir auteur ve suçlu bir yazarın elinden çıkmış bir filmden beklenebileceği üzere, suç ve suçlunun estetiğidir yakalanmaya çalışılan. Ancak toplumun hakim düzenine de bir iki laf ederek... Filmde tanık olduğumuz dünyanın kaçınılmazı olmasına rağmen kabul edilmekte zorlanılan eşcinsel ilişki, pratikte var olanı hayali ahlak çerçeveleriyle reddetmekte zorluk çekmeyen toplumun iki yüzlülüğüne dair açık bir Fassbinder eleştirisi taşır. Eşcinselliğiyle barışmakta zorlanan Querelle'in kendini bulacağına dair öngörüde bulunan Lysiane'ın bu öngörüyle neyi kastettiği açıktır. Birbirinin kollarında, açıldıkları denizde, birbirlerine attıkları her yumrukta ötekine ulaşamayan tüm karakterlerin tek derdi belki de, kendilerine uzak olmaları, kendileriyle tanışmayı reddetmeleridir. Querelle işte Brest limanında, diğer tüm karakterlerin yanında, kendiyle tanışır. Kardeşi başta olmak üzere diğer tüm erkeklerde vücut bulan kendiyle tanışır.

Tanıştığı kendisi, bir katil, uyuşturucu kaçakçısı; aşık olduğu adamı ele verecek kadar aşağılık bir kendidir. Kendini reddetmekse, toplumun onun için hazırladığı en konforlu yer gibi görünen bir kadının yatağını mezar yapar ona. Kendini dokunamayacağı bir tene mecbur kılarken, tüm sevme ve sevilme potansiyelinden de mahrum bırakır. Ölümün en kötüsü, işte toplumun hazırladığı
o doğuştan dayatılan yatakta yatmayı kabul edenin aldığı sessiz nefestir.

Denizciler, suçlular, suçluları yakalayanlar arasındaki sürekli başarızlıkla sonuçlanan ilişkilenememe halinin tek kadını, onların ilişkileri hizmetinde araçsallaşmış, genelev-bar karışımı mekanın sahibesi Lysiane'dır. Eşcinsel kocasıyla olan evliliğinin olduğu gibi, tüm oyunun da dışındadır. Çünkü dünya kadını ötekine ya da kendine ulaşmak için kullanan erkekler dünyasıdır. Bir erkeğin diğerine karşı girdiği iktidar mücadelesinin, havada uçuşan yumrukların, birbirini yüzü koyun masanın üzerine yatıran terli ve kaslı bedenlerin içinden bir türlü çıkamadıkları tatminsiz bir kendi arayışının sadece figüranlarıdır kadınlar.

Fassbinder imzası bir mutsuzluğa, acıya ve sevgisizliğe mahkumiyetin yanı sıra, dünyayla suç üzerinden bile olsa bir ilişkilenmenin mümkün olduğuna inanan ekşi-tatlı Genet sosuna bulanmış 108 dakikayı izlerken, yaşamak zorunda bırakıldığımızın mümkün alternatifinin bu kadar da ürkütücü olmadığını hatırlamakta yarar var.

 

Neşe Ceren Tosun








GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla