
GLK
Kitap

Bir
Eşcinselin Sıradan Hikâyesi
Devrim Yılmaz / AN Yayınları-Şubat 2002
Bir
eşcinsel anılarını yazar da sıradan olur mu? Devrim Yılmaz
12 Eylül 1980'de Adapazarı'nda başladığı yaşamını son derece samimi
ve akıcı bir dille anlatmış. Hiç, "yazar olacağım", "sanatsal bir
yaratı ortaya çıkaracağım" sıkıntısına girmeden, ne var ne yoksa,
aklında, içinde bir bir kağıda dökmüş. Açıkçası kitap hakkında edindiğimiz
bilgilerden sonra şüpheyle yaklaştığımız bu kitabın içine dalınca
bir solukta okuyuverdik. Aynı şey muhtemelen size de olacak. Saldırılardan
çekindiği için mahlas kullanan Devrim Yılmaz anlattıklarıyla
bayağı gürültü koparacak gibi görünüyor. Travesti barlarda fuhuş
yaparak para kazanması, kendine paralı bir sevgili bularak rahat
bir yaşama adım atması, sonra bunları elinden kaçırması bir günlüğe
anlatıldığı şekliyle girmiş kitaba. Samimi dili ise etkileyici Devrim
Yılmaz'ın. Belki büyük bir edebiyat eseri değil ama yaşamın
çok ama çok gerçek bir parçası bu kitap. Bir Eşcinselin Sıradan
Anıları AN Yayınları'nın ilk kitabı ve yayıncısı önümüzdeki
günlerde çok ses getirecek başka kitapların sinyalini veriyor.



Tarihten Gizlenenler
Gey ve Lezbiyen Tarihine Yeni Bir Bakış

Martha
J. Vicinus, Martin Bauml Duberman, George Chauncey Jr. / Phoenix
Yayınevi

Phoenix
Yayınevi'ni TÜYAP Kitap Fuarı'nda standlarında bu kitabı görene
dek daha önce hiç duymamıştım. Bir arkadaşım koşarak geldi, şuradaki
standa ve kitaba baktın mı diyerek gösterdi bana.

Türkiye'de çıkan Gey-Lezbiyen temalı akademik kitapların
azlığını düşünürsek hazine bulmuş gibi hissetmem yadırganmaz sanırım.
Orijinal adı Hidden From History-Reclaiming the Gay and
Lesbian Past olan kitabın çevirisi Serkan Göktaş'a ait
ve yayınlanan ilk çevirisi olmasına rağmen hakkını vermek lazım.
Muhtemelen Serkan Göktaş uzun süredir bu kitapla uğraştığı için
daha önce bir çevirisi çıkmadı... Evet, kitap 603 sayfa.

Tarihin farklı katmanlarından farklı kültürlerdeki eşcinsel
kültür, eşcinselliğe yaklaşım ve eşcinsellerin toplumdaki durumu
hakkında yazılmış makalelerden oluşuyor Tarihten Gizlenenler.
Antik Dünya'dan Yirminci Yüzyıl ve İkinci Dünya Savaşı sonrasına
dek uzanan bir zincir var. Bir kerede hepsini okumaktansa bir kaynak
kitap olarak kullanmayı tercih edebileceğimiz bir kitap aslında.
Ayrıca "o günlerle" bugünkü durum arasındaki benzerlik ve farklılıkları
görmek de gerçekten insanı heyecanlandırıyor.

Kitaptan aklınızda kalacak en belirgin şey farklı kültürlerdeki
eşcinsellerin ortak yanlarının görülebilirliklerinin ne kadar az
olduğu. Kızılderililerde de, Ruslarda da, Güney Afrika yerlilerinde
de... Kitap genel anlamda çeşitliliğin bir renk olduğu, farklılığın
toplumu hareketlendirdiği ve bunların beraberinde de hoşgörüyle
dünyanın daha yaşanabilir bir yer olacağı mesajını veriyor. Yani
editörlerin makalelerden varmak istedikleri sonuç bu.

Gay sözcüğünün Türkçe'ye gey olarak yerleşmesine de katkı
sağlayacak olan bu kaynak kitap meraklısına şaşırtıcı bilgiler vaat
ediyor. En azından zaman zaman açıp merak ettiğiniz dönemleri okumak
isteyebileceğiniz için kitaplığınızda bulundurmalısınız.


Maskeler
Süvariler Gacılar
Ülker Sokak: Bir Alt-kültürün dışlanma mekânı
Pınar Selek
Pınar
Selek tüm kulakların aşina olduğu bir isim. 1998'te Mısır Çarşısı
bombalama eyleminin sorumlusu olduğu iddiasıyla tutuklandı. Suçsuzluğuna
inanan büyük bir kamuoyunun desteğiyle ve delil yetersizliği nedeniyle
26 Aralık 2000'de özgürlüğüne kavuştu. İşte Pınar'ın Maskeler Süvariler,
Gacılar -Ülker Sokak: Bir Alt Kültürün Dışlanma Mekânı adlı kitabının
arka kapağında yazanlar:

Ülker Sokağın Hikâyesi: Tarih, 26 Mayıs 1996; Türkiye'de
düzenlenecek olan uluslararası zirve Habitat II'den hemen önceki
günler... İstanbul'da, Taksim'e açılan sokaklardan birinin başına
büyük bir masa konmuş ve Türk bayrağı ile örtülmüş. Biraz ilerideki
bazı evlerin camları kırılmış, bazısında da yangın izleri var. Pencereler,
kalın, koyu renk perdelerle sıkı sıkıya kapanmış. Bayrak örtülü
masanın çevresindeki grup arada bir camları kırık evlere doğru bağırıyor:
"Fatih Sultan Mehmet'in Torunları İbne Olamaz!" Evet, burası Ülker
Sokak... Buradaki travesti ve transeksüellere karşı o tarihlerde
büyük bir kampanya açıldı, bir "dışlama operasyonu" yürütüldü ve
"başarılı" olundu. Cihangir'in bu sokağından atılan travesti ve
transeksüeller başka semtlere göç etmek zorunda kaldılar ve daha
sonra birbiri ardına ölerek, öldürülerek gündeme gelmeye devam ettiler.
Bir yılı aşan bir sürede 13 kişi hayatını kaybetmişti. Bu olayı
daha o tarihlerde araştıran ve 1997 yılının sonlarında araştırmasına
noktayı koyan sosyolog Pınar Selek'in başına ise korkunç bir çorap
örülecekti. Başka çalışmalarının yanı sıra bu araştırmasının da
sonuçlarını değerlendirmek üzere oluşturulan 'Sokak Sanatçıları
Atölyesi'nde bomba bulunduğu iddiasıyla büyük bir komploya kurban
edilmek istenen Selek tutuklanacak ve iki buçuk yıl hapiste kalacaktı.
Yeniden özgürlüğüne kavuştuktan sonra çalışmasını gözden geçiren
Selek, aradan geçen sürede şiddetin bu toplum içindeki yerinin daha
da derinleştiğini gözlemleyerek Ülker Sokağın Hikayesi'nin yayımlanmasının
bugün daha da anlamlı olduğunu düşündü. Bu sokakta olup bitenleri
anlamak bu ülkede olanları anlamak için bir anahtar, bir adımdır...
|