|

Sağlık
Hepatit B'yi Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Haber7
- Geçtiğimiz günlerde Türkiye'de her 10 kişiden birinin taşıyıcısı
olduğu açıklanan ve AIDS' den daha tehlikeli olduğu söylenen Hepatit
B hakkında yeterli bilginiz var mı? Hepatit B,karaciğer iltihabı
anlamına gelen hepatit hastalığının etkeni olan virüslerden bir
tanesidir.Meydana getirdiği hastalık,çok ağır tablolara neden olabilmektedir.Bu
virüs,esas olarak karaciğerde yerleşir,orada çoğalır ve zamanla
karaciğeri tahrip edecek boyutlara ulaşabilir.

Hepatit B bulaşıcı bir hastalıktır ve ülkemizde çok önemli bir sağlık
sorunudur. Türkiye'de bugün her 3 kişiden yaklaşık 1'i Hepatit B
virüsü ile karşılaşmıştır. Yine her 10 kişiden 1'i Hepatit B virüsünü
taşımakta ve bulaştırmaktadır. Hastaların % 75-80 inde herhangi
bir belirti vermeksizin gelişir, taramalarda ve kan bağışlarında
yapılan tetkiklerde tesadüfen tespit edilir. Kuluçka süresi 2-6
ay arasında değişmektedir. Bu süreler sonunda gözlenebilen hastalık
belirtileri:

Aşırı halsizlik ve yorgunluk hissi
İştah kaybı
Bulantı - kusma
Deride ve göz aklarında sararma
İdrar renginde koyulaşma
Karın ağrısı
Karaciğer bölgesinde hassasiyet, olarak özetlenebilir.

Hepatit B virüsü bulaştıktan sonra üç yol izler:
Kişinin immün sistemi (bağışıklık sistemi) kuvvetli ise vücudunda
virüse karşı antikor denilen koruyucu maddeler oluşur ve belirli
bir düzeyde kalır, artık kişi doğal olarak aşılanmıştır, tam şifa
ile iyileşmiştir. Ömür boyu Hepatit B'den korunacaktır.

Oluşan bu koruyucu antikorlar, eğer ki olması gereken düzeye ulaşamaz
ise kişi taşıyıcı olarak kalacaktır, henüz kendisi hasta değildir
fakat potansiyel virüs saçıcısıdır, çevresi için hastalığın yayılmasında
büyük bir tehlike oluşturur. Özellikle ülkemizde bu anlamda gizli
taşıyıcılar çoktur, hastalığın kontrolsüz bulaşmasında en sessiz
yolu oluşturur. Taşıyıcılar için risk yıllar sonra başlayabilir.
Taşıyıcı kişi karaciğer kanserine aday olabilir veya organ hasarı
ile karaciğer yetmezliğine girebilir.

Kişide koruyucu antikorlar hiç oluşamaz, her zaman virüs güçlü durumdadır,
vücut virüse yeniktir, karaciğer fonksiyonları bozuktur, karaciğer
enzimleri yüksektir, kişi aktif hastadır, hızla karaciğer yetmezliğine
gider veya hastalık yıllara yayılır zamanla karaciğer yetmezliğine
ya da karaciğer kanserine dönüşür.

Hepatit B'de hedef organ karaciğerdir
Karaciğer vücudu toksik maddelerden temizleyen, sindirimde görevli
safrayı sentezleyip kana veren, vücutta görevli pek çok taşıyıcı
proteinleri sentezleyen ana organdır. Karbonhidrat, yağ ve protein
metabolizmasında da çok önemli görevleri vardır.

Bu virüs karaciğer dokusunu oluşturan hücreleri tutar, bu hücreler
zamanla fonksiyonlarını yapamaz hale gelir, yukarıda bahsettiğimiz
yollara göre karaciğeri zedeleyebilir ve tek tek hücre ölümü başlayabilir,
sonrasında karaciğer doku kaybı gelişebilir. Sonuç:GERİYE DÖNÜŞSÜZ
ORGAN HASARIDIR

Hepatit B Nasıl Bulaşır?
Hepatit B, kan yoluyla ve çok sıklıkla da yakın temasla (Kan dışındaki
vücut sıvıları: Tükürük, ter, cinsel organ sıvıları) bulaşır. Derideki
bir çatlak yada açık yara ile temas eden bir damla kan ya da tükürük
bile hastalığın bulaşması için yeterli olabilmektedir. Taşıyıcı
anneden bebeğine de doğum esnasında bulaşabilir.

En önemli ve yaygın bulaşma yolu korumalı da olsa cinsel ilişkidir,
çünkü ter ve tükürük gibi vücut sıvılarıyla dahi geçişleri olabilmektedir.
Kan ve kan ürünlerinin nakli, kirli enjektörlerin kullanımı (ör:uyuşturucu
bağımlılarında olduğu gibi hijyenik olmayan şartlarda ortak kullanılan
enjektörlerle), yeterli sterilizasyonun yapılmadığı cerrahi girişimler,
kuaför ve berberlerdeki iyi sterilize edilmemiş manikür ve pedikür
setleri, tıraş bıçakları, makaslar, steril olmayan aletlerle yapılan
sünnet, kulak delme işlemleri ve ortak kullanılan diş fırçaları
Hepatit B virüsünün bulaşmasına sıklıkla aracılık etmektedir.

"Hepatit B Taşıyıcılığı" Ne Demektir?
Bu virüs ile temas eden her 10 bebekten 9'u ve her 10 erişkinden
1'i belirli bir süre sonunda (>>6 ay) mikrobu vücudundan atmayı
başaramazsa yaşam boyu taşıyabilecek ve insanlara yayacaktır. Ancak
taşıyıcılarda hastalık durumu farklılık gösterebilmektedir. Karaciğerlerinde
oldukça ağır hasarın ortaya çıktığı bireylerde, yıllar sonra Karaciğer
Yetmezliği, Siroz ve Karaciğer Kanseri görülebilmektedir. Kronik
hepatitlilerin %25'i Primer Karaciğer Kanseri ve Siroz nedeniyle
ölmektedir. Hepatit B Primer Karaciğer Kanserlerinin %60-80'inden
sorumludur. Ve karaciğer kanserleri kanser ölümleri içinde ilk 3
sırada yer almaktadır. Hepatit B virüsü sigaradan sonra bilinen
en yaygın kanserojendir (kanser nedenidir).

Hepatit B Risk Grupları Hangileridir?
Hepatit B'li anneden doğan bebekler
Ev içinde Hepatit B hastası ya da taşıyıcısı olanlar
Birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olanlar
Eşcinseller
Kan ve kan ürünleri kullananlar
Hemodiyaliz hastaları
Damar içi ilaç bağımlıları
Sağlık personeli
Toplu halde bulunulan yerlerde (okullar, kreşler, kışlalar, yurtlar,
huzurevleri v.s.) yaşayanlar risk gruplarını oluştururlar.

Hepatit B'den Korunmak Mümkün müdür?
Virüs vücuda girmemişse korunması kesinlikle mümkün olan bir hastalıktır.
En etkili korunma yolu da aşılanmadır. Koruyuculuğu %90-95'tir.
Eğer koruyucu düzeyde antikor titresi elde edilmişse koruyuculuk
%100'e ulaşır. Aşılama, taşıyıcılara veya aktif hasta olanlara yapılamaz.
Aşılıma kararı, gerekli tetkikler sonrasında doktor tarafından verilir.
Uygulanacak aşı, toplam üç dozun belirli zamanlara bölünerek uygulanması
ile olur.
Genel olarak kullanılan aşı şeması: İlk doz 0.ay (sıfırıncı ay)
kabul edilmek kaydıyla, bir ay sonra 2. doz ve 5 ay sonra 3. doz
olmak üzere 0-1 ve 6. ayda yapılan 3 doz aşı uygulamasıdır.
Bir diğer uygulama da hızlı cevap beklenen olgulardaki kullanılan
şemadır: 0. ayda 1. doz, bir ay sonra 2. doz, bir ay sonra 3. doz
ve de 12. ayda (yani son 3. dozdan 11 ay sonra) 4. dozun yapılmasıdır.

Aşılama sonrası enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik, ateş
yüksekliği ve birtakım allerjik reaksiyonlar görülebilmektedir.Çoğu
önemsiz reaksiyonlardır.Hastalığın risklerinin yanında daha da önemsizleşirler.

Sonuç olarak Hepatit B' nin, önemli sonuçlar doğuran, yaygın
ve bulaşıcı bir hastalık olduğunu, tedavisinin her zaman başarılı
sonuç vermediğini ama korunmak için etkili aşısının bulunduğunu
unutmayalım!






|