Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






ROMEO & ROMEO                            


İp üzerinde ideoloji


Sirklerde trapezciler vardır. Boşlukta sanki sadece ışığı ve mutluluğu görüyorlarmış gibi bir ifade ile salınır, parendeler atar ve yerçekimine karşı hareket ederler. Gösterinin bir yerinde erkek trapezci kendinden emin bir ifade ile trapezi bacakları ile kavrayacak şekilde baş aşağı salınmaya başlar. Müzik gerginleşir. Herkes soluğunu tutar.
Çünkü baş aşağı salınmakta olan erkek trapezci, biraz sonra kendini saltolar atarak boşluğa bırakacak olan bayan partnerini havada yakalayacaktır. Sinirler gerilir. Soluklar düzensizleşir. Kalp atışları duyulur olur. Ve o kritik anda her iki trapezci de üzerlerine düşeni yapar. Kadın kendini boşluğa bırakır, erkek ise bütün marifetiyle onu yakalar. Erkek bir an için bile kontrolü yitirirse geri dönüş yoktur.

Bir de aynı ip üzerinde gösteri yapan ip cambazları vardır. Uzayı ikiye bölen gergin bir ipin iki ayrı ucundan harekete başlar ve gösterilerini o ip üzerinde sürdürürler. Yaşam alanı gergin bir iptir. Denge, güven, otokontrol ve eşduyum gösterinin olmazsa olmazlarıdır. Kişiler birbirlerinin soluk alışlarını bile hissetmek zorundadır ve denge bozulursa ikisi için birden bozulur.
Denge, kişilere, her an karşıdakinin ağırlık merkezindeki kaymaları ve bunun kendi ağırlık merkeziyle ilişkisini kontrol etmek gibi bir zorunluluk dayatır.

Bir kadınla olmak daha çok birinci gösteriyi, bir erkekle olmak ikinci gösteriyi anımsatır bana... Kıyas ya da karsılaştırma yapmak mümkün değil.


Evet, kıyas ya da karşılaştırma yapmak mümkün değil. Çünkü, bir erkek olarak hangi gösteride yer aldığınız, ne renk don giydiğiniz kadar kişiseldir. Herhangi bir misyondan ya da ideolojiden bağımsızdır.

Bir erkeğin bir başka erkeği sevmesi temel olarak ideolojik bir durum olmasa da, bir erkek başka bir erkeği sevmeye başladığında, durum mutlaka ideolojikleşir. Tıpkı, bir kadının bir erkeği ya da bir kadının bir başka kadını sevmeye başladığında olduğu gibi.

Birini sevmek ideolojik bir durumdur ve her zaman iki şey arasına bir çizgi çeker. Aşık olunan sevgiliyi dünyanın geri kalanından ayırır bu çizgi. Geceyi uykudan ayırır. Aşk duyabilen arkadaşlarla aşk duyamayan arkadaşları birbirinden ayırır. Bir benzerinize aşık olduğunuz için sizi kabul edilenlerden ve kolayca onaylananlardan ayırır... Verili değerlerle yetinerek yaşayanlardan ayırır. Bir erkeğin erkeği olmakla aynı anda "errrkek"lerin ve "kadınnn-ınn-ınnnn"ların dünyasından ayırır. Klişeleşmiş asılsız yargılardan ve boş inançtan ayırır. Kapital ilişkilerinin aile düzeninden ayırır. Güdük toplumsal erkeklikten, gerçek bireyleri ayırır.

Bu nedenle eşcinsel ya da karşıcinsel her kim olursa olsun formların maskeli balosundan çıkmayı göze alan bireyleri ciddi bir politik mücadele beklemektedir. Bu politik mücadelenin olumsuz süreçleri muhtemeldir ki zaman zaman umutsuzluk, kara kara düşünme, araştırma, depresyon, yalnız kalma, dışlanma olacaktır. Ancak olup biten her şeye rağmen asla sarsılmayacak bir duygu içinizde hep kol gezecektir. Bu duygu huzurdur.

Bu mücadeleyi vermekten kaçanlarınsa her zaman güvenli evleri, bir örnek evlilikleri ve cartoon dostlukları olabilir. Ancak o evin sınırları özgürlüğün de sınırıdır. O evin sınırları onları dünyanın geri kalanından koruyacak birer hücre duvarıdır. Şansları varsa duvarları onları dışarıdan gelecek tehlikelere karşı koruyabilir. Ancak özgürleşmemiş, kendisiyle meselesini çözmemiş bu kişileri, kendi içlerinden gelecek tehlikelere karşı kim ya da ne koruyacak? Asıl soru budur.

Ufuk Kuzey

Diğer yazılar için tıklayın




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla