Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






ROMEO & ROMEO                            


KUŞADASI OLAYLARI


Amerika'daki eşcinsel hareketin tam anlamıyla başladığı tarih olarak 1969 Haziranı kabul edilir. New York'un Greenwich Village semtindeki gey mekanlarıyla tanınan Christopher sokağında, polisin eşcinseller üzerinde arttırdığı baskısı nedeniyle oluşan gergin hava, Stonewall Inn adlı barın baskına uğramasıyla bir yanardağa dönüşür ve patlar. Polise karşı üç gün süren ve Sheridan Square'a kadar yayılan, heteroseksüel New York sakinleri ve turistlerin de destek verdiği büyük bir direniş yaşanır. O tarihten sonra hiçbir şey aynı olmaz. Amerikalı eşcinseller "hak arama" sürecinde eşi görülmemiş bir örgütlenmeyle, dünyanın en güçlü lobilerinden biri haline gelir. İşte bu kıvılcım, öteki ülkelerde yaşayan eşcinsellere de örnek olmuş ve Stonewall olayları bir simge haline gelmiştir. Öyle ki dünyanın her yerinde bu olayın yıldönümü eşcinseller tarafından kutlanır.

Etki-tepki prensibine göre çekilmez hale gelen polis baskısına, Christopher sokağındakilerin böyle güçlü bir savunmayla karşılık vermesi kaçınılmazdı. Türkiye'ye dönüp neden bizde de bu kadar güçlü bir "politik eşcinsel hareket" yok dediğimizde, bizdeki "etki"nin küçük ve düzensizliğini ve kaçınılmaz olarak da "tepki"nin cılızlığını görüyoruz. Homofobi, sistemli bir eşcinsel nefretidir. Eşcinseller yaşamın her alanında sıkıntı çektiklerinde, iş yaşamında cinsel yönelimleri problem olduğunda, bu yüzden tacize uğradıklarında ve bu tür olaylar arttığında toplumdaki homofobiden bahsedilebilir. Ancak Şark toplumlarında gizli saklı yaşandığı ve pek konuşulmadığı halde, eşcinsellik hep sessiz bir kabul görmüştür. Bu yüzden de bizim eşcinsellerimiz, cümle alem bildiği halde "değilim" demeyi tercih eder. Biz de onu "öyle" kabul eder, "öyle" severiz. Hatta "eşcinsel" lafını bile kullanamayıp "o biçim" der geçiştiririz. Hal böyle olunca da ortada ne taciz görülür ne de sıkıntı. Aksini açıklamadığı sürece herkesin "varsayılan" hanelerinde heteroseksüellik işaretlidir ve çok az eşcinsel bu varsayılanı değiştirme cesareti gösterir.

2000'li yıllarda 60'lı 70'li yılların politik hareketleri de değişmek zorunda. Hele hele Türkiye gibi bu konuda kafası karışık insanlarla dolu bir yerde "alternatif bir eşcinsel hareket"in yolları aranmalı. Türkiye sakinleri öyle bir orta noktada ki birilerinin hafifçe herhangi bir tarafa itmesiyle eşcinsel nefreti geliştirebilir ya da bu konuda sonsuz bir hoşgörü sahibi olabilir. Stonewall olaylarından esinlenerek "Kuşadası Olayları" diyebileceğimiz bu olanlar medyanın isterse aslında insanları eşcinsellik konusunda nasıl hoşgörülü "yapabileceğini" kanıtladı. Ama itici güç ne olursa olsun, bu olaylar insanlarımızın eşcinselliğe bakışının "homofobik" olmadığını gösterdi. Yeter ki birileri onları kışkırtmasın.

Batı'daki eşcinsel hareketin miladı nasıl Stonewall Olayları ies, bizdeki eşcinsel hareketin dönüm noktası olarak da "Kuşadası Olayları" tarihe geçecektir. Çünkü eşcinsellik ilk kez bu kadar çok konuşuldu ve bu konuşulanların büyük çoğunluğu olumluydu. Dahası ilk kez televizyonlarda, Serdar Turgut'un dediği gibi ülkemizde sadece on-on beş tane olan ve şarkıcı yaptığımız eşcinseller dışında, birçoğumuzu şaşırtan gey tipleriyle karşılaştık. Bunlar hiç de öyle makyajlı, kadın kıyafetleriyle dolaşan "tuhaf" tipler değildi. Aksine, sokak röportajlarının birinde Türkiye ortalamasını yansıttığı belli olan bir gencin söylediği gibi "Pırıl pırıl, sevimli ve düzgün çocuklar"dı. Peki bizde "pırıl pırıl, düzgün" eşcinseller yok mu? Tabii ki var ama onlar "gizliliğin" nimetlerinden yararlanıp, İngilizce'deki yerleşik deyimle "dolabın içinde" kalmayı tercih ediyorlar. Ne kadar ironik ki kendi hak arama süreçlerinde upuzun bir yol kat etmiş Amerikalı eşcinseller gelip bizim gibi bir üçüncü dünya ülkesinin eşcinsellerine de böyle bir katkıda bulunuyorlar ve bize "hoşgörü" sağlıyorlar.

Bundan sonra eşcinsellikle ilgili herhangi bir olay olduğunda, bu gündemde daha fazla yer bulacak ve Kuşadası Olayları hep bir referans olarak kalacak. İşin içine kaybedilen milyon dolarların olması, Amerika'yı kızdırması, uluslararası ilişkilerimizi etkilemesi gibi "insan hakları"ndan çok daha dikkat çekici şeylerin girmesi konunun önemini arttırdı ancak "insani" tarafının da gölgelenmesine yol açmadı. Kuşadası Olayları gemideki eşcinsellere belki sıkıntılı zamanlar yaşattı ama bu konuda bizi birden on yıl ileriye sıçrattı ve gelecek konusunda da umut verdi. Hatta olayların hemen arkasından bir grup travesti ve transseksüel Emniyet Müdürlüğünden en üst düzey yöneticilerle E-5 olaylarıyla ilgili bir toplantı yaptı. Eşcinseller ya da travestiler... Sonuçta yaşadıkları tüm sorunlar aynı noktaya dayanıyor: Ayrımcılık.

Yankıları hala süren bu olayda en güzel sözlerden birini Kanal 6 haberlerinde Hakan Aygün söyledi. Ekranda gemiden inen eşcinseller ve E-5'te dayak yiyen travestiler vardı. "Bu insanların da saygı görmesi ve onlardan özür dilenmesi için milyon dolarları olması ve Amerikalı mı olmaları gerekiyor?"

 

17 Eylül 2000 tarihli Radikal İki'de yayınlanmıştır.

 

Uğur Alper

Diğer yazılar için tıklayın




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla