Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






ROMEO & ROMEO                         

Ufuk Kuzey'den sahne sahne kent yaşamı,

Sapmalar, saptamalar, sapıtmalar / 2

Topshop'ta histeri

Cem Uğur'la yattı
Uğur Murat'a aşıktı
Murat ara sıra Ahmet'le sevişti
Kerem'in kalbi Tarkan'daydı
Tarkan her gece bir başka erkeğin erkeğiydi
Çekiciydi, mümkünse orji tercih ederdi
Hayatta ne istediğini hiç bilemedi

Liste uzadı gitti. Böyle bir şeydi. Kimse kaybetmeyi aklına pek getirmedi.

Bir gün elinde radyoaktif ışıltılar saçan güllerle 22 yaşlarında dünya güzeli bir oğlan çıkageldi. Bir başka dünyadan geliyordu. Oğlanın güzel bir boynu, güzel bacakları, geniş omuzları, müthiş bir gülüşü ve hipnotize edici bakışları vardı. 180'e 140 tansiyonla yaşıyordu. Boynunda atan damarın belirsiz hareketi çevredeki diğer tüm hareketleri fark edilmez kılıyordu. Oğlan elindeki gülleri verecek birini arıyordu. Oğlanın elindeki güllerden başka verecek bir şeyi yoktu. Henüz 22 yaşında aynaya bakarken "kaybedecek hiçbir şeyim yok" demişti. Sonra yüzünde şeytani bir gülümsemeyle ellerine bakmıştı. Sıkı sıkı tuttuğu güllerin dikenlerinden hafif hafif kan sızıyordu.

Kan görmek kadınları ve gayleri tutar. Sinema perdesinde olmadığı sürece tabii. Sinema perdesindeyse birbiriyle dövüşen, kan revan içinde kalan erkekler her iki grubu da etkiler. Kadınlar, kendileri için dövüşen erkekler fikrinden etkilenirken erkekler birbirleriyle mücadele eden erkeklerin erk savaşını kendi hayatlarına benzetir. Her ikisi de pamuk ve tentürdiyot yakınlığında olmadığı sürece kana karşı toleranslıdır. Söz konusu yakınlıkta kadınlar bağırabilir, bayılabilir, oradan kaçmak isteyebilir. Gayler ise bu yakınlıkta bir kanama karşısında durumu idealize ederek formatlar ve kanama bölgesinde bir boşluk görmeyi becerebilir.

Tıpkı Cem gibi, Tarkan, Ahmet, Kerem ya da Uğur gibi... Onlar da bu çocuğun ellerindeki yaralarla bir kez karşılaştıktan sonra bunu öyle bir biçimde soyutladılar ki oğlanın ellerinin olması gereken yerlerde boşluklar oluştu ve oğlana baktıklarında ellerinin olması gereken yerler karanlık kanatlarla tamamlanıyordu. Onlar oğlanın elindeki güllerden hep habersiz kalacaktı.

Murat'ı kan tutmazdı. Bu yüzden oğlanı, ellerinin durumunu, elindeki tuhaf gülleri ilk anda gördü ve gördüklerini bir daha hiç unutmadı.

Oğlan kentin dışında bir başka dünyada doğup büyümüş ve büyüdükçe iki dünya arasında mekik dokumaya başlamıştı. Onun geçerek geldiği yollarda yağmur yağıyordu. Kentin ışıkları uzak, gizemli ve nefes kesici bir sis örtüsünün gerisinde ağır ağır hareket ediyordu. Onun geçerek geldiği yollarda heyecandan soluğu kesiliyordu. Onun geçtiği yollarda otoyol tabelaları hep "şehir merkezi"ni gösteriyordu.

Bundan sadece 3 gece sonra Tarkan, Uğur'la birlikte cumartesi gecesi giyecek yeni bir şeyler almak için Topshop'taydı. 2 gün önce daha tanıştıkları gece bir kokain partisinde grup seks yaptığı oğlanın olmayan ellerinden ve geniş karanlık kanatlarından fazlasıyla etkilenmişti. Ancak ona her sarıldığında canını acıtan şey nedeniyle mutsuzdu. Sonunda üzerine denediği oranj body'nin bir eşi de onun üzerindeyken 14'de bir gece bile geçiremeyecek olmaları fikri o denli ağır geldi ki kendini daha fazla tutamadı ve kabinde hıçkırarak ağlamaya başladı. Uğur, panik içinde kabine girdiğinde arkadaşını ağlamaktan kızarmış bir suratla buldu. Onu yatıştırmak için aklına ilk gelen şeyleri büyük bir içtenlikle söyledi, "Tarkan çok touchy bi günündesin, kendini böyle üzmeni istemiyorum annıyomussun? Biraz daha ağlarsan göz altların erkenden kırışacak. Pardon, arkadaşım fenalaştı bir Akmina getirsenize lütfen o iyi değil!"

Tarkan kısa bir süre sonra sakinleşti. Çünkü olayı farkeden servis elemanları kabine doluşmuştu ve Tarkan kendisine kağıt mendil ve Akmina uzatan yakışıklı servis elemanıyla arasında tuhaf bir gerilim oluştuğunu düşünmeye başlamıştı.

Tarkan farketmese de onu ağlatan şey oğlanın elindeki güllerdi ve bu güllerden yayılan radyoaktif ışıma. Kucağında güllerle bir kaç gün önce kendi yolundan anlattığım dünyaya gelen oğlanın karşı şeridinde o gece Murat amaçsızca yol alıyordu. Yağmur, altında kalan herkesi ve her şeyi birbirine eşitliyordu. Yağmurun sınıfsız toplumundan sadece hayaller kaçabiliyordu. Hayallerimizde sınıflar vardı. Olmak istediğimiz ve hiç olmayı düşünmediğimiz yerler, birlikte olmak istediğimiz ve sonsuza dek karşılaşmak istemediğimiz kişiler... Yaşamak istediğimiz anlar ve yaşarsak ne yapacağımızı kestiremediğimiz anlar. Hayallerimizde toplum kastlara bölünmüştü ve hayalimizdeki sınırlar en az gerçekte olduğu kadar zorlayıcıydı. En azından o gece kucağında güllerle yol alan yolcu için bunlar fazlasıyla gerçekti.

Karşı şeritte Murat otomobiliyle hız yapıyordu. Yağmur ve sisle perdelenen kent ışıkları giderek geride kalıyordu. Murat'ın gittiği yolda otoyol tabelaları Kent Merkezi'nin aksi yönünü gösteriyordu. Murat'ın geçtiği yollarda tabelalarda tek yön vardı ve hepsi "aşk" ı gösteriyordu. Murat, bu yağmurlu gecede kentin kılcal damarlarına doğru hız yapıyordu. Radyo fg kelimenin gerçek anlamıyla kopmuştu.

Sanırım lafı yine fazla uzattım. Burada kessem hiç fena olmayacak. Bundan sonrasını yazmak gelecek haftaya kalacak. Çünkü şimdi çıkıp bir film görmek istiyorum. Yakışıklı ve hassas oğlanların oynadığı keyifli bir film izlesem... Acaba ne görsem?

Ufuk Kuzey

Diğer yazılar için tıklayın




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla