|

ROMEO
& ROMEO

Ufuk
Kuzey'den sahne sahne kent yaşamı,
Sapmalar, saptamalar, sapıtmalar / 1
Akmina
içen gayler
Kentte
yaşıyorsanız ve eğer burası bir de İstanbul gibi bir kozmopolse
genelleme yapmaktan ne kadar kaçınırsanız kaçın ikide bir kendinizi
bir şeyleri genellerken ya da genellenirken bulabilirsiniz. Televizyonların,
reklamların, magazinin, radyoların ve diğer haber alma kanallarının
bu işte büyük payı olmalı.

Meselâ geçenlerde fark ettim ki hayatımda "Akmina içen gayler"
diye yeni ve geniş bir grup var. Şimdi tutup bu şekilde söyleyince
kendinize kızıyorsunuz. Ben şahsen kızıyorum kendime böyle bir genelleme
yaparken. "Saçmalama" diyorum, "kapa çeneni şimdi bu da nesi?"

Ama
yakınlarımda olup biten anlayamadığım şeyler susmamı imkansız
kılıyor. Mesela bu Akmina içen gayler evinize geldiğinde direkt
Akmina istiyorlar. Diyelim evinizde Akmina yok... Ben hiç bulundurmam
öyle şeyler, olabilir, olamaz mı? Evinizde madensuyu olmaması birden
bire "aman tanrım evde Akmina yok!!" oluyor. Nasıl bir şaşırma hali,
nasıl grotesk belli değil. Kahve öneriyorsunuz kafeinsizi soruluyor,
meyve suyuna burun kıvrılıyor, çay çok out... Bir tek kolanın light'ına
fit olabiliyorsunuz.

N'oluyo
abi? Bu küçük hanfendi hali de nereden çıktı şimdi?

Akmina hastalığına tutulan tanıdıklarımın sayısı gün geçtikçe
büyük bir hızla artıyor. Aralarında kadınlar da var. Bir bakıyorsun
sana sormadan bir bardak su getirir gibi Akmina getiriyor ya da
telefonda "bir şey lazım mı?" sorusunu "evde Akmina kalmadı birkaç
tane getirir misin lütfen?" şeklinde yanıtlıyor ve anlıyorsun ki
o da... Evet o da artık onlardan. Bakın onlardan dedim, işte genelledim
ve ötekileştirdim. Kahretsin!

Şimdi şu Akmina ne kadar zamandır var ve bu kadar popüler
bir içecek bunu bilmiyorum. Yararları ve zararları konusunda da
çok fikrim yok. Ancak tattım baktım bildiğimiz maden suyundan bir
farkı yok. Üstelik sözünü ettiğim kişileri yıllardır tanırım ve
bu insanların bir kere bile ne bileyim Sarıkız, Kızılay, Çamlıca
gibi bir madensuyunu bu denli hararetle tercih ettiklerini, telefonda
sipariş verdiklerini, evde bulunmadığında alttan alta ayıpladıklarını
hatırlamam. O zaman şu Akmina'da bir numara olmalı.

Numara sanırım şöyle bir şey... Akmina içmek ile sağlıklı
ve mineral dengeli beslenmek, kalbi korumak, çağdaş bir birey olmak
arasında sanal bir ilişki var sanki. Söz konusu insanların yaşam
tarzlarındaki ortak noktalar bize bunu işaret ediyor. Bir diğer
yandaysa yapılmayan spor, içilen sigaralar, uykusuz uzun geceler,
gece hayatı, stres, kötü beslenme gibi şeyler var. O halde Akmina
bizi suçluluk duygularımızdan arındıran bir çeşit zemzem suyu. "Lifestyle"ımızı
oluşturan özgün detaylardan birisi. Özenilesi bir unsur. Bizi sosyalleştiriyor.
Stresimizi boşaltıyor. Amerikan tarzı yaşama daha yakın olduğumuzu
hissettiriyor. "Hem bizim gastritimiz mi, ülserimiz mi var ki Sarıkız
içelim?"

Düpedüz züppelik.

Neyse
bu konuyu fazla uzatmaya gerek yok aslında size söz etmek istediğim
bambaşka bir hikaye vardı. Ancak lafı o kadar uzattım ki bu da bir
sonraki yazıya kaldı. Bir sonraki yazının bir yerinde Akmina maden
suyu yine çıkabilir karşınıza. Ama sanki otoyolların, otoyol tabelalarının,
kentin keskin kenarlarının ve iki adama ilişkin ihtimallerin yeri
daha fazla olacak. Görüşürüz.
Diğer
yazılar için tıklayın
|