



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|

|

ROMEO
& ROMEO


Biz gay'iz, siz ibnesiniz (!)
The
Wall filminin bir sahnesinde sınıfta ders anlatmakta olan aşırı
derecede zayıf, çirkin ve kambur öğretmen, yüzüstü yatırdığı öğrencisinin
poposuna cetvelle defalarca kez vurarak cezalandırır. Ardından paralel
kurguyla öğretmeni evde, şişman ve canavar ruhlu karısının yanında
korkuyla titrerken görürüz. Kadın adamı, onun öğrencisini cezalandırdığı
şekilde cezalandırır. Kucağına yatırır ve poposuna bir çubukla darbeler
indirir. Yeniden sınıfa döndüğümüzde öğretmeni bir kuklaya dönüşmüş
halde görürüz. İpleri karısının elindedir. Kadın adama vurdukça
kukla öğretmen de çocuğa vurur.

Ne zaman ayrımcılık ve ondan kaynaklanan şiddetle karşılaşsam aklıma
alâkasız gibi görünse de filmin bu planı gelir. Çünkü ayrımcılık
bir aynalar düzeneğidir ve gördüğünüz daha önce maruz kalınmış ya
da tehdidi altında yaşanmış bir durumun hayalidir. Çoktan ölmüş
birilerinin, çoktan çürümüş yargılarından doğmuş bir gulyabanidir.

Örnek
vermek gerekirse eşcinsel olmak yaşadığımız dünyada ve özelde Türkiye'de
ayrımcılığa maruz kalmak için çoğu kez yeterli bir nedendir. Cinsel
ayrımcılık uygulayan heteroseksüellerde pek çok neden geçerli olabilir.
Bu kişiler eşcinselleri kendilerine karşı bir tehdit olarak görüyor
olabilirler, gizli eşcinsel olabilirler, dinsel nedenlerle tepki
duyuyor olabilirler. Neresinden bakarsanız bakın durumun eğitim
ve kişisel özgürleşmeyle yakından ilgisi var bana göre. Ama değinmek
istediğim konu tam olarak bu değil.

Değinmek
istediğim eşcinsellerin birbirlerine uyguladıkları ayrımcılık. Geçenlerde
eşcinsel mailing list'lerde apartman topuklar ve kadınsı bluzler
giyip grotesk tavırlarla İstiklâl Caddesi'nde yürümekte olan iki
eşcinsel üzerine yazılıp çizildi. Belki garip karşılayacaksınız
ama genel görüş bu insanların kişisel tercihleri nedeniyle, silinip
gizlenerek yaşamadıkları için başlarına gelecek tacizi ve saldırıları
hak ettikleri yolundaydı. Hem zaten "avam" ve "varoş" görünüyorlardı.
Topluma açık alanlarda ahlâkı bozucu davranmamaları gerekliydi.
Üstelik gay aktivizmi adına da toplumu yanlış bilgilendiriyorlardı.
"Gayler böyle insanlar değil"di ki. İmajımız, itibarımız her bir
şeyimiz zedeleniyordu. Kimisi çıkıp eski zamanlarda Beyoğlu'nun
ne kadar nezih olduğundan söz edebilecek kadar ileriye götürüyordu
işi. Şu anda bütün rezilliklerin mekânıydı.

Üstelik bütün bunlar Türkiye'nin önde gelen gay oluşumlarından biri
olan Lambda'nın resmi olmayan mailing list'inde konuşulmakta ve
sözü geçen gruptan bazı aktivistlerin örtük desteğini arkasına almaktaydı.

İfadeler faşizan, seçkinci ve ötekileştiriciydi. Düşüncelerini ifade
ederken arkalarına toplumsal ahlâk ve din gibi argümanları aldılar.
Tam olarak toplumun heteroseksüel kanadında homofobiyi desteklemek
üzere kullanılan argümanlar, burada eşcinsellerin eşcinselleri dışlamasına
yönelik olarak kullanıldı. Hatta kendini bilmezin biri daha da ileriye
giderek "nasılsa elli yaşında bir harabeye dönmüş olarak mutsuzluk
içinde ölecekler" minvalinde bir şeyler söylerken bile çekinmedi.

Bu
nasıl derin bir nefretin ifadesi olabilir? Hiç tanımadığı bir benzerine
böylesi derin bir yerden şiddet taşıyan bir adam tehlikelidir. Böylesi
bir tehlikeyi kendi seçkinci hezeyanlarıyla destekleyen aktivistlerin
aktiviteleri tehlikelidir. Gay olsun ya da olmasın ayrımcılık konusunda
yukarıdaki bir master'ın iplerine bağlanıp kalmış olabileceği ihtimalini
düşünmeksizin yaşamak tehlike saçmaktır. Birileri kızılcık sopasıyla
kıçınızı kızarttığında başka birinin kıçına elinizdeki kızılcık
sopasıyla vurmak acınızı hafifletmez.
Diğer
yazılar için tıklayın
|
|



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN
PEMBE
SAYFALARI

ROMEO
& ROMEO

JULIET
& JULIET

KADIN
KADINA

ERKEK
ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL
BİLGİLER

MEKANLAR
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|