Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






ROMEO & ROMEO                         

Kent ışıkları- İzlenimler/10

Pagan Poetry
Bir zamanlar, mavi Stabilo bir kalemi siyah yazıyormuş gibi göreceğiniz kadar loş ışıklar altında gecelerini geçiren insanlar yaşardı ve Asya'da şaman büyücüler vardı.

Onlar, topluluklarının hem dinsel ve hem de politik liderleriydi. Aynı zamanda doktoru ve şifa dağıtıcısı…

Topluluğu kötü ruhlardan ve onların kötü oyunları olduğuna inandıkları doğal afetlerden korurlardı.

Saatleri güneşe göre ayarlıydı. Bulutların, rüzgarın, bitkilerin, toprağın, suyun, ateşin ve tabii ki güneşin dilinden anlarlardı.

Günbatımındaki huzursuzlukla kabilenin, kumun işaret ettiği yönle gittikleri yönün ilişkisini gören gözleri vardı. Güneşle aralarında her sabah ve akşam, kolay açıklanamayan bir alışveriş yaşanırdı.

Şamanın ateşe, toprağa, suya, yıldızlara, rüzgara ve güneşe öylesine yakından, öylesine yürekten, öylesine direkt bir bakışı vardı ki, bir süre sonra rüzgarın esintisi içindeki bütün yabancı sesleri uzaklara üfürür, suyun akıntısı bütün şüphe tohumlarını önüne katıp götürür, ateş bütün öfkelerini yakıp savurur ve güneş bütün korkularını kurutup buharlaştırırdı.

O zaman üzerindeki bütün bulutlar artık şamanın içinden geçer, rüzgar kulak delikleri arasında girdaplar oluşturur, ateş onunla yürür, su küçük çatlaklardan onunla sızardı.

Baharda yaylalarda açan bütün çiçekler onun teninden patlar, topluluğun açılıp kapanan bütün gözleri onun gördüklerini bir gizler bir gösterirdi.

Şaman da tıpkı kabilenin diğer üyeleri gibi biriydi. Ancak o, tıpkı şu anda masanızdaki bilgisayarın Internet bağlantısıyla sisteme girişi gibi bütün varoluşa entegreydi.

Asya'dan çok uzakta, Amerika kıtasının çöllerinde aynı sisteme entegre olabilen kızılderili kabile liderleri yaşardı. Ritüellerindeki farklılıklara rağmen onlar da şamandı. Kaktüs köklerinden kendilerine kanatlar yapabilecek kadar toprağa yakınlardı.

Bozkırın ortasında onlar da güneşi selamlardı ve alçaktan, hızla hareket eden bulutların ivmesi ile onların evrendeki bütün nüvelere sızabilecek derin kavrayışı arasında gizli bir ilişki vardı.

Bir zamanlar Asya'da güneşin beş vaktine göre Allah'ı selamlayan müslümanlar yaşardı. Güneşin doğumundan karanlığın hakimiyetine kadar geçen zamanda yüzlerini güneşe çevirerek semaya şükürlerini sunarlardı. Bulutlar kimi kez yeryüzüne neredeyse teğet, zaman zamansa sınırsız gibi görünen bir genişlikten geçerdi.

BABİL
Bir zamanlar, Babil Kulesi yıkıldıktan binlerce yıl sonra, dünyada medeni toplumlar yaşadı. Bütün küre neredeyse yeni bir Babil Kulesi olmaya doğru hızlı adımlarla ilerliyordu. Dünya nüfusunun yarıya yakını aynı dili konuşabiliyordu. Kalan yarısı ise bu yeteneği geliştirmeye zorlanıyordu. Aynı dili konuşabilen insanların sayısı arttıkça birbirini kavrayabilen insanların sayısı azalıyordu. Kimse birbirini anlamıyordu. Medeni insanlar büyük kentlerde yaşıyordu.

Onlar için güneşi selamlayan şamanlar yoktu. Güneşi ve semayı günde beş kez selamlayacak zaman yoktu. Kendilerine kaktüs kökleri ve mantarlardan kanatlar yapan kızılderili büyücüler çoktan yaptıkları kanatlarla uçmuşlardı.

Kentler, kötü birer reprodüksiyon gibiydi. Milyonlarca yapıtaşından oluşan modern dünya kötü bir natürmortu andırıyordu. Gece ışıkları, yeryüzünün sadece elli metre üzerine kadar sadece kirli ve puslu bir aydınlığı taşıyabiliyordu. Binlerce insan sanki genetik kodlarındaki bir kromozom tarafından sisteme entegre olmak için sürekli zorlanıyordu. Bunun için makineler, kablolar, uydular ve elektrikten oluşan sistemler inşa edilmişti.

İnsanlar sisteme entegre olduklarında bu sadece onların susuzluğunu artırıyordu. Daha fazla bilgi zehirliyor, daha fazla animasyon gerçekliği terörize ediyor, haz duygusu bütün diğer duyguların önüne geçiyordu.

Oysa güneş her sabah kentin üzerinde milyarlarca yıldan sonra ilk kez doğuyormuşçasına büyüleyici bir biçimde görünüyor ve her akşam bu son vedasıymışçasına görkemli bir biçimde kayboluyordu.

Kentin ara sokaklarında, toz ve pislik kaldıran iğrenç bir esintiyi andıran rüzgar, sadece 20 metre yukarıda, çatıların üzerinde bütün görkemiyle esiyordu.

Kentin damları yeni bir yeryüzünü andırıyordu. Hayat, çatıların altında deyim yerindeyse "yeraltında" sürüyordu.

Dikkatlice dinlense hemen her akşam duyulan çan sesleri de, okunan ezanlar da ve sabahları öten horozlar da aynı şeyi hatırlatmaya çalışıyordu.


Birilerinin güneşi görmesi gerekiyordu. Birilerinin rüzgarı duyması, birilerinin akşamın eflatunlarını ciğerlerine soluması, birilerinin çatılara çıkması, birilerinin toprakta yürümesi gerekiyordu. Değilse varoloşun bütününden büyük bir hızla kopan yerküre, uzak ve belirsiz bir yörüngeye doğru sürüklenecek ve karanlık ekseninde sonsuza dek dönüp duracaktı.

ŞİMDİ
Birilerinin amuda kalkarak dünyayı elleri üzerinde taşıyabilecek adamların yaşadığına inanması gerekiyor.
Birilerinin güneşle, birilerinin bitkilerle ve denizle hoşbeş etmesi gerekiyor.
Birilerinin içindeki meleklerin sesini duymak için bütün gürültüyü rüzgarla süpürmesi gerekiyor. Birilerinin bunları yazması gerekiyor.

Ufuk Kuzey


Diğer yazılar için tıklayın




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla