|
Kadın
Kadına

LEZBİYEN
AŞK, İMKANSIZ AŞK Güncelleme:
29.08.2000
Bir
kadının bir kadına aşkı, o ulaşılmaz aşk...

Evet yıllarca kendime bile itiraf etmekten korktuğum derin hislerim,
evet itiraf ediyorum ben bir lezbiyenim!

Sadece kabullenememekti adı yıllarca benim için. Bir kıza
aşık olmak...Aşık oldum; geceler gündüzler birbirine karışmış,yüreğim
ağır gelmeye başlamıştı. Taşıyamamak yüreği... Taşıyamıyordum
çünkü yüreğimde kocaman bir Tanrı sevgisi vardı. Taşıyamıyordum
çünkü en az o sevgi kadar kutsal başka bir sevgi daha vardı. Taşıyamıyordum
çünkü bu kutsal sevgimi Tanrı kabul etmiyordu. Ben Tanrı'yı
seviyordum; nasıl olur da onun karşı çıktığı bir şey benim
yüreğime yerleşmiş olabilirdi ki???

Nefret
ettim kendimden; nefret ettim yüreğimden sırf böyle
sevdi diye! Nefret ettim her şeyden ve gecelere sığındım.
Sığındığım gecelerse beni ölüme yaklaştırdı her saniye. Ölümü
özledim çılgınlar gibi... Ölüm bir türlü gelmedi oysa. Kız arkadaşım,
aklımdan, yüreğimden çıkmayan daha da delice bir sevgiye
dönüşmüştü.

Susmak!
Susmak delice severken ölümün diğer adı! Yıllarca sustum.Ama
yüreğim susmadı. Beni adım adım ölüme götürürken, artık susmayacaktım,
anladım. Yıllar yılı sustuktan sonra artık konuşacaktı yüreğim.
Sevgisini haykıracaktı işte şu aptal dünyaya! Şu aptal dünyadaki
şu tüm sevgisizliklere inat, şu tüm yalan sevgilere inat
sevdim ben! Ben o beyaz güvercinin beyazlığında, ben o minik
çocuğun yüreğinde, ben o hırçın yağmurlarda sevdim...

Tanrım; eğer bu yüreği bana verdiysen ve ben seviyorsam
böyle içimden taşarcasına; suçlu olamam değil mi?

Senin yarattığın
yürekteki bir aşk ne kadar suçlu olabilir ki
Deniz
Berraksu
Diğer yazılar için tıklayın
|