Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






Kadın Kadına                        Güncelleme: 15.05.2001

Bir Lezbiyenin Güncesi 19

Depresif kuyulardan yeni gezegenlere uçuş

Evet, evet üç haftadır yazmıyorum işte. Ayrıca demin bitirdiğim yazıyı birdenbire kaybettim ve şu anda sinir krizi geçiriyorum. Ne de güzel olmuştu! Hayatta hiçbir şeyi "save" etmeme gibi bir huyun varsa olacağı budur işte. Yazamıyordum, çünkü depresyon denen o dipsiz ve lacivert kuyunun derinliklerinde debelenmekteydim. Şimdi, yukarıya doğru ilerlerken, kuyunun ağzına yakın bir yerlerde bulduğum bu internetli bilgisayarı görünce, dayanamadım. Yazdım, bitti, kuyuya düştü. Neyse, bunu düşürmeden bitirmeye kararlıyım.

Depresyon illetimin sebebi tabii ki o manasız zorunlu hetero kadına duyduğum manasız aşk. Yeryüzünde az bulunan bir insan tipi vardır ki bunlar genellikle koç burcu olurlar, istedikleri her şeyi dişleri ve tırnaklarıyla kazıya kazıya elde etmeye o kadar alışmışlardır ki "imkansız" sözcüğünü sözlüklerinden çıkarmışlardır ve de "imkansız" gibi görünen her şeyin peşinden sonsuza kadar at koştururlar. Daha doğrusu kuyuya düşene kadar. Ha, o kuyudan çıkarlar, koşturmaya devam ederler ve yeni bir kuyuya düşerler, o ayrı..

Hani Meltem yazmayacaktım ben? Yazmıycam işte. Bir dostumun bana söylediğini alıntılayarak bu konudan zıplıyorum. Dedi ki: "Hayatta ölmeden en çok görmek istediğim şey senin bir gay kadına aşık olman" Peki ben ne cevap verdim? "Benim de hayatta en çok istediğim şey yeryüzünde kendini hetero zanneden bütün kadınların azılı lezbiyenlere dönüşüp beni paralayarak öldürmeleri." Hadi buyrun, iflah olur muyum ben! Yediğim dayak bir kadının gerçekten hak ederek yediği tek dayaktı dünya tarihinde. (Şaka şaka, sadece ısırdı ve morarttı.)

Eveet, hazır mıyız? Zıplıyoruz.
Bir fark ettim ki Baharankara'dan beri yazmıyormuşum. Baharankara tek kelimeyle muhteşemdi. Ben Ankara'ya hayatında ilk kez ayak basan bir salaktım gerçi ama orada tanıştığım bütün dostlar ve gösterdikleri yakınlık, samimiyet, sıcaklık, öküz gibi içilen o kadınlar partisinin güzelliği, hiçbiri unutulmaz. Haahaha, 17 (rakam tam bu muydu?) tane gay kadın bir araya gelince böyle olur işte. Yani, harika bir şey olur.

Depresyonumun bulanık sularında boğulmamaya çalışırken ne istediğimi düşündüm. Aşktan, sevgiliden, sevgili arayışından ne istiyoruz? Kadın bedenlerinden, göğüslerden ve vajinalardan ne istiyoruz? Bu sorunun cevabı tabii ki tam olarak verilemez, (eğer verebilseydim erer, Nirvana'ya ulaşır, Hindistan'da gurulaşırdım ve o bayıldığım Hintli kadınlardan bir haremim olurdu elbette!), ama yüzde onluk bir cevap, sevilmeyi istediğimiz. Sevgi arsızıyız çünkü ve lezbiyen kadınlar olarak önce kendimizi yok saymayı, sonra yok sayılmayı, görülmemeyi ve kaale alınmamayı o kadar çok yaşıyoruz ki rüzgarda uçup gitmemek için bulduğumuz ve adına aşk dediğimiz bütün dallara, her ne kadar ince, kırılgan, zayıf ya da ulaşılamaz olsalar da, sımsıkı sarılmaya çalışıyoruz. İşte şu anda uydurduğum gelmiş geçmiş en başarılı "lezbiyenlikte obsesiflik" açıklaması. Buyurun buradan yakın!

Doğduğum günden beri, (abartmıyorum gerçekten de) çektiğim bütün acıların duyarsız, ikiyüzlü, angut, kültürsüz, beyinsiz, zevzek, ileri derecede aptal ve miyop ve de uyuşmuş insanlık denen o koskoca et yığınıyla bir türlü güzellik uykusundan uyanamayan evren denen şu mekanda beraber yaşamak zorunda kalmaktan kaynaklandığını artık biliyorum. Suçlular ben ve benim gezegenimden gelen o bir avuç güzel insan değil. (Tabii ki o gezegen de Venüs değil.) Ama bir şekilde fırlatılmışız bu sevgisizlik ve idiotluk çölüne, belki gelirken gemimiz filan bozulmuştur ya da gezegenimizde çok yaramazlık yapmışızdır, bilemiycem, ve burada daha Neandartal dönemini yaşayan bir sürü "yarı-atıkla" beraber varolmaya çalışıyoruz.

Deli miyiz neyiz! Ben, gemimi kaybettiğim için o gelip beni bulup ait olduğum yere geri götürünceye kadar kendi gezegenimin o güzel insanlarıyla evren üzerinde benzer bir cennet mekan inşa etmeye karar verdim.

Geleniniz var mı?


Zeynep Aksoy


Diğer yazılar için tıklayın

 



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla