Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






Kadın Kadına                        Güncelleme: 03.04.2001

Bir Lezbiyenin Güncesi 17

Sürünüyorum

O mektubu yazdım, rahatladım. Yine birkaç sabah ağlayarak uyandım, yine sinir krizleri geçirdim ve sabahlara kadar sapık sapık mesajlar yolladım 'Meltem'e, ama sonunda işin şimdilik nerede kalması gerektiğini anladım; Türkiye'de iki kadın arasında en sık yaşanan yerde durması gerekiyor bu ilişkinin,"romantic friendship / romantik dostluk" boyutunda. Bu Viktoryen kadınlar arasında sık sık yaşanırdı. Dönemin baskılarından dolayı birbirlerine ilân-ı aşk etmekte zorlanan kadınlar, kendilerinin bile kabul edemedikleri aşklarını yıllar süren yoğun, arzulu dostluklara dönüştürüp kocalarına çaktırmadan kendi kendilerine, mektuplaşarak yaşarlardı lezbiyenliklerini. Ne yapalım Türkiye de daha ancak oralarda.

Biz de bu gidişle Meltem ile yüzyıllar boyu yatamadan böyle sürüne sürüne devam edeceğiz. Benim"saplantım" ve onun bu saplantıdan ve benden asla vazgeçmeden beni sürekli bir kol boyu uzaklıkta ve cambaz ipinin üzerinde tutarak idare etmesi. Al sana"romantic friendship". Ben yeni bir krize kadar yine kendimim yani.

Bir arkadaşım ilk kez nasıl lezbiyen olduğunu anladığını anlattı geçenlerde. Bir adam üstündeymiş, açık havada sabaha karşı mutlu mutlu seks yapıyorlarmış ki o onun o güne kadar hep yaptığı bir şeymiş. Birden gökten bir vahiy inmiş adeta, "ben seni istemiyorum ya, ben bir kadın istiyorum" diye bağırıp adamı üstünden atmış arkadaşım. Bu kadar ani de olabiliyor demek ki bu işler.

Tabii ki kimse bir sabah uyanıp
'aaa ben lezzoyum ayol' demiyor ama bu kendinin farkına varma ve kendini kabul etme uzun süren birikimlerin sonucunda son derece ani bir şekilde dışa vurulabiliyor. Yıllar süren öğretmen, annenizin arkadaşı vs. türü platonik aşkları hatırlıyorsunuz, sonra erkeklerle yaşadığınız anlamsızlıkları. (Çünkü lezbiyenler erkeklerle hiçbir zaman anlamlı bir şeyler yaşayamazlar. Yaşadım diyenler ya lezbiyen değildir ya da kendilerini kandırıyorlardır.)

Bir özeleştiri: Ben artık bütün kadınlarda "olduğuna"o kadar çok inanıyorum ki önüme gelene gerekli gereksiz asılmaya başladım. Tabii ki bütün kadınlarda"var", olmadığını iddia edenlerde daha da çok "var" ama bunun bu kadar üstüne gitmek şart mı kardeşim, sonra üzülen ben oluyorum. Serdar Ortaç misali 'eşcinselleri severim ama ben bir heteroyum' deyip çıkıveriyorlar işin içinden. Geçenlerde Meltem yine bir gay arkadaşıma "ben bir heteroseksüelim"le başlayan beyanatını aktarıyordu ki dayanamayıp "bok heteroseksüelsin" dedim. En huzurlu gülümseyişiyle arkadaşıma dönüp "o öyle inanmak istiyor" diye bir de beni deli yerine koydu.

Oysa sarhoş olup olup kadın maceralarını bana anlatan kendisi. Nedir bu illâ bir heteroluk yedeklemek zorunda olmak anlamıyorum. Ben ona saf kan lezbiyensin demedim ki hiç, (ama aslında öyle işte öyle bana ne!) en fazla biseksüelsin dedim; hatta yumuşatıp "hetero eğilimli biseksüelsin" bile dedim, yine de yaranamıyoruz. Neyse, zaten biz onla artık romantik dostlarız, dediğim gibi, yeni bir krize kadar.

Haftanın Filmi: Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar (Bulan seyretsin.)
Haftanın lanetlenmesi gereken sözü: 'Ben bir heteroseksüelim'
Haftanın şarkısı: 'Sürünüyorum' formerly by Gülden Karaböcek, now by güzel sisterımız Harika Avcı (Bu şarkı yıl boyunca benim top 1 listemden inmeyecek gibi görünüyor.)
Haftanın yemeği: Koç Yumurtası (hem Hannibal filmi geliyor hem de böyle yumurtaları yemek intikam arzularınızı sadece koyunlara zarar vererek tatmin ediyor.)
Haftanın doğal olayı: Rüzgâr var, uçuşan kadın etekleri açısından faydalı.

Bol maceralı haftalar.

Zeynep Aksoy


Diğer yazılar için tıklayın

 



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla