



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|

Kadın Kadına

Ben Lezbiyenim

"Türkiye'de lezbiyenlik nasıl yaşanıyor ?" sorusuna verilecek en doğru
ve kestirme cevap " çok zor yaşanıyor" olsa gerek. Burada kasıt çeşitli
cinsel tercihlere sahip kadınların birbirleriyle yaşadıkları bir iki
kereye mahsus deneyimler değil gerçek anlamda bir lezbiyen lifestyle'ı
seçen kadınların başlarındaki dertlerdir. Bir kere, "ben lezbiyenim"
diye ortada dolaşan çok az kadına rastlarsınız. Çoğu, bu yaşama bir
ucundan kıyısından bulaşmış da olsa, ilerde belki birgün yeniden bir
erkekle olabileceği ihtimalini çevresine karşı hiç bir zaman yoketmek
istemez. Lezbiyenlik Türkiye'de hâlâ bir kimlik sorunu olarak değil,
bir dönem denenebilir alternatif bir süreç olarak görülüyor. Bu bakımdan
gayler olayı fersah fersah aşmış vaziyetteler. Erkek eşcinsellerin
"out"luğu da, eşcinselliği bir kimlik olarak kabul etmeleri de daha
kolay oluyor nedense. Ama lezbiyenlik ülkede zaten başlıbaşına bir
sorun olan "kadın olma"yı da kapsadığı için çok az kadın üzerinde
"ben lezbiyenim" yazılı bir pankartla içi rahat olarak dolaşabiliyor.

Yeryüzündeki Tek Lezbiyen Benim
Ülkemizde genellikle şöyle çiftlerle karşılaşmak mümkün: Biri geçmişi
ve geleceği itibarıyla tamamen lezbiyen, diğeri geçmişi ve geleceği
anlamında hetero ama bir aralık lezbiyenliği denemeyi seçmiş. Bu tür
çiftlerin sonu, ilişki ne kadar sürerse sürsün, sonunda lezbiyenliği
hayatının bir dönemini öylesine yaşamış olan tarafın çiftin gerçek
lezbiyenini bir erkek için bırakmasıyla sonuçlanıyor. Nedense Türkiye'deki
lezbiyenler heteroseksüel kadınlardan hoşlanıyor ve başka bir lezbiyenle
olmayı pek düşünmüyorlar. Bunun sonu elbette sürekli hayalkırıklığı,
sürekli mutsuzluk. Benim anlayamadığım bunun bir cinsel rol meselesi
mi (aktif/pasif vaziyeti), yoksa kimlik bilincinin yeterince oturtulmamışlığından
kaynaklanan bir "dünyadaki tek lezbiyen benim, diğer bütün kadınlar
hetero" düşüncesi mi olduğu.

Mutsuzluğun
Ve Yalnızlığın Çaresi
Lezbiyenlerin Türkiye'de yaşadıkları için herhangi bir kadınla olan
ilişkilerinde erkek olmayı üstlenmeyi ve hetero kadınlarla uzun ilişkiler
düşünü bırakıp bir an önce kendi aralarında kendi başlarının çaresine
bakmalarını mutsuzluklarının ve yalnızlıklarının çaresi olarak görüyorum,
ama bunun için de insanları dünyadaki tek lezbiyen oldukları düşüncesinden
uzaklaştıracak oluşumlar gerekiyor. Örneğin Lambda sırf lezbiyenler
için partiler, toplantılar filan düzenleyebilir. Nasıl olsa ömür boyu
bir lezbiyen barı açılmayacağı için bazı gay barlar haftanın belli
gecelerini "lezbiyen gecesi" olarak düzenleyip duyurabilirler. Bu
tip organizasyonlarla zaten bir avuç olan kendini kabul etmiş lezbiyen
cemaati birbirine ulaştırılmadığı sürece lezbiyenler bir gecelik değişik
bir deneyim yaşamak isteyen hetero kadınların deneme tahtası olmaya
devam edeceklerdir.

Uzun Soluklu
Düş
Çoğu lezbiyenin ortak düşü olan uzun soluklu beraberliklere ulaşmanın
ve hetero âlemde kabul ve itibar görmenin bence tek yolu, öncelikle
rahatlıkla "ben lezbiyenim" diyebilmek, sonra da bunu aynı rahatlıkla
söyleyebilen diğerlerine ulaşmanın yollarını aramaktır. Lezbiyenlik
sadece bir cinsel tercih değil, yaşam tarzı, bakış açısı ve sosyal
tavrıyla bir kimliktir. Lezbiyenliği cinsiyet politikasından ayrı
yaşamaya çalışanlar hata ederler. Çünkü bunu seçmiş ve yaşayan insanlar
gururla başkalarına anlatmadıkça aynı tercihte ama aynı rahatlıkta
olmayan diğerleri yanlız kalma korkusuyla ortaya çıkmaya asla cesaret
edemeyeceklerdir. O yüzden artık lütfen "ben lezbiyenim" kadar basit
bir cümle aynı basitlik ve rahatlıkla mümkün olan her ortamda telâffuz
edilebilir hale gelsin.

500.000
Lezbiyen

Bir araştırmaya göre dünya nüfusunun yüzde
on'u gay. İstanbul'da 15 milyon insan yaşıyor. Hemen bir
hesap yapıyoruz, İstanbul'da 1,5
milyon gay yaşıyor olmalı bu araştırmanın oranını doğru
kabul edersek... Erkek gayler her yerde daha çokturlar, bunu kabul
etmek lazım. Daha doğrusu kadınlara göre daha kolay come out edebiliyorlar.
Bu durumda 1,5 milyonun hadi 1 milyonu erkektir diyelim. Geriye kalıyor
500.000 gay
kadın. Peki nerede bunlar?

Hemen bir fantazi kuruyoruz. İstanbul'da kocaman bir hangarda 500.000
adet lezbiyen memnun mesut yaşıyorlarmış. Tabii internetleri
de var. Birgün birisi benim bu yazıyı okuyor, "kızlar herkes bizim
nerede olduğumuzu merak ediyormuş, hadi kalkın kendimizi gösterelim"
diyor. Birdenbire 500.000 lezbiyen memeleri açık (Seattle usulü) Taksim
meydanını basıyor, ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Nasıl ama!

Maalesef gerçek şu ki o 500.000 bir hangarda hep beraber memnun mesut
filan yaşamıyor. Onlar ayrı ayrı evlerde, kimi kocası ve çocuklarıyla,
kimi anne babalarıyla, kimi yalnız ve mutsuz, dolaplarda yaşıyorlar.
Evlerinin dolaplarında.
Unutmayalım, Türkiye'deyiz, burada insanlar hala görücü usulü ile
evlendiriliyorlar. Burada hala gazetelerde "lezbiyen
katiller" gibisinden haberler çıkıyor.Bu konuya gelecek
hafta değineceğimiz için, şimdi derinleştirmiyoruz.... Burada söylem
anti-kadın ve anti-gay. Bu durumda hangi babayiğit göğsünü gere gere
dolaptan çıkabilir?
Zaten bu dolaptakilerin kaçının kendilerinin farkında olduğu da ayrı
bir konu. Ben anlıyorum insanların lezbiyen olduğunu, onlarsa kendileri
kendilerini yadsıyorlar.

Ne olacak bunun sonu? Bilemiyorum. Bildiğim birşey varsa o da Taksim
meydanında çıplak meme eylem yapan lezbiyenlerle kısa vadede karşılaşma
olasılığının sıfırın altında, eksi
500.000 olduğudur.
|
|



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN
PEMBE
SAYFALARI

ROMEO
& ROMEO

JULIET
& JULIET

KADIN
KADINA

ERKEK
ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL
BİLGİLER

MEKANLAR
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|