Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






JULIET & JULIET                         

heteroseksüellik bir cinsel tercihtir (Devamı)

Sıradan bir reklamın hangi duygularınızı sömürdüğünü düşünün. Örneğin sigorta şirketlerinin reklamları gelecek korkusu ve güven isteğini, güvensizlik hissini, kredi ve taksit kart çeşitlemeleri reklamları insanların kendilerine anlam yaratma çabaları içerisinde tüketim maddelerinin birikimine saplanmış olma duygularını ve harcayabilme kapasiteleri arttıkça hissettikleri "ben varım" duygusunu, hijyen reklamları kadınların anne/karı olarak duydukları sorumluluk duygularını, kozmetik reklamları kadınların kendilerine açılmış gibi görünen kamusal alanın kuralları gereği paketlenme zorunluluklarını sömürür, vs. Kadın ve erkek eşcinseller, toplumun içindeki konumları ve yaşam şekilleri çerçevesinde bu sömürü tuzaklarına zaten düşüyorlar, kaçmak için özel bir çabaları olmadığı sürece.

Pazar araştırmacılarının eşcinsellerde aradıkları o "farklılık" neden akıllı, vizyon sahibi, geleceği gören, cesur, atik ve erken davranacak işadamlarının ilgisini çeksin? Çünkü eşcinsellerin tüketici olarak heteroseksüellerden farkını başkalarından önce kullanan işadamı, pazardaki payında belirleyici bir artış yaşayacak ve eşcinselleri kendi markasına bağlayacak. Toplumun hemen hiçbir ortak yaşam alanında eşcinsellik yoktur. Bu da eşcinsellerin kendilerini bir de bu nedenle yalnız, güven(ce)siz, kabul edilmemiş hissetmelerine yol açar. Ne aile, ne okul, işyeri, ne mahalle, toplumla buluştukları hiçbir yer kolay kolay eşcinsel bireylerin varlıklarını kendi üstlerinde yansıtmasına izin vermez.

Bu izin vermeme kabaca iki şekilde olur. Birincisi eşcinsel bireye kendini dahil hissedeceği ve kabul edebileceği doğru düzgün bir eşcinsellik tanımı sunulmaz. İkincisi bir eşcinsel birey inatçılığı ve kendine inancı sayesinde kendisi için bir tanım oluşturmuşsa eğer, ona bu tanımı toplumla paylaşma cesareti, olanağı verilmez. Dolayısıyla eşcinsel bireyler toplumda birbirlerinden yalıtılmış bir şekilde yaşarlar, şanslıları kendilerine bir iki küçük arkadaş çevresi kurar, daha da şanslıları toplumun içinde eşcinsellere açılmış bir iki minik yolu bulur, gerekiyorsa göç ederler. Eşcinsel tüketicilerin, heteroseksüel tüketiciyle kıyasladığımızda sömürülecek ek duygusu budur. Yani heteroseksizmin toplumunun onu bir eşcinsel olarak kabul etmemesinin yarattığı bireysel bütünlük eksikliği. Ama ne var ki heteroseksizm kabul etmese de eşcinsel eşcinseldir! Ve akıllı şirketler "Aileniz kabul etmese de Akıllı Şirket sizi kabul ediyor" gibi reklam spotlarıyla, yaşamını seve seve bu marka çevresinde düzenleyecek, kendisine gönülden bağlı eşcinsel tüketiciler tavlayarak, pazarın eşcinsel kısmını kendine kaydırabilir.
Bu noktada bir de özellikle gey erkeklerin parası olduğuna dair mitten bahsetmeden geçmek de olmayacak sanırım. Rakamlar geylerin çok paralı olup, bu paraları günlük ihtiyaç dışındaki harcama alanlarına yöneltebildiklerini gösterse de, bu aynı miktarda parası olup da bu şekilde para harcayabilen heteroseksüeller içindeki geylerin oranıdır aslında. Toplumdaki gey erkeklerin oranı değil. Halihazırda bu miktar ödeme gücüne sahip insanlar arasındaki gey oranı yani. Bu mit, toplumun daha kalabalık kesimini oluşturan ödeme gücü düşük insanların arasında eşcinsellerin olmadığı yanılsamasını yaratıyor ki, bu kafadan atma bir şey. Pazar araştırmaları hangi kesimi kendine tüketici olarak muhatap alıyorsa bu onun içindeki gey oranı. Bu istatistiklerde lezbiyenlerden pek bahsedilmemesinin nedeni de, doğrudan dünyada zenginliğin çoğunlukla erkeklerce paylaşılıyor olmasıyla ilintili.

Peki, insanların eşcinsel olmaları neden örneğin yine doğrudan bireysel tüketiciye yönelik olan gıda sektörünün değil de, turizm sektörünün özel kategorik tüketicileri olmalarını sağlıyor? Seyahatler insanları toplumsal bağlarından, zorunluluklarından bir süreliğine koparırlar. Turizm sektörü insanlara belli bir "süre"liğine bir "yeri" pazarlar. Bu "süre" zarfında gidilen "yerde"ki turizm üreticilerine ve tüketiciyi onlara ulaştıran aracılara para kazandıran şey, doğrudan turizm tüketicisinin varlığı, bedeni, hisleri, konfor ihtiyacı, bakılma ihtiyacı, kendini her şeyden bağımsız algılama hazzını yaşama ihtiyacıdır. Örneğin şampuan fabrikasında çalışan bir işçi hiçbir zaman bir şampuan tüketicisine özenle ve kibar davranıp ona yaşamda bir varlık olarak yer kapladığını, bu varlığın anlamlı ve önemli olduğunu hissettirmek zorunda değil. Şampuanlar, reklamlarda yarattıkları güzellik, gençlik, hijyen ve koku konforu tanımlarıyla kendilerini sunarlar, bu da yeterli olur. Ama turizmde satın alınan şey bireyin doğrudan yaşamda varolduğunu hissetme ihtiyacı ile ilintili. Reklamında da, kullanımında da sürekli bir biçimde tüketiciye anlam taşınması zorunluluğu var ve turizm sektörü bunu doğrudan çalışanları aracılığıyla yapar. Yani toplumun içinden kanlı canlı insanların, tüketici ile fiziksel temasa geçerek onlara sunduğu süreğen ve total bir hizmet söz konusu turizm sektöründe.

Bu da eşcinsel bireylerin, toplumsal hayatta heteroseksüellerden daha az karşılaştıkları bir "hoşluk". Ya da eşcinsellikleri yokmuş gibi yaptıkları sürece eksik, bozuk, çürük, yabancı bir taklit etme halinde edinmiş gibi hissedebilecekleri bir "hoşluk". Hizmet satın aldıkları kişiler eşcinselleri dışlamıyorlar, aksine çok özenli davranıyorlar. Yani eşcinsellerin, eşcinselliklerini de bavullarına koyup yanlarında götürebildikleri tatiller, heteroseksist toplumdan bir süre kaçmış olmalarını sağlıyor. Bir eşcinsel seyahat paketinin reklam spotu: "Tayvan'a Gay Kaçış" Yani seyahat sektörü farkında: geyleri gey olarak kaçırmanın yollarını bulursanız, her zaman sizle kaçarlar. Eşcinsel seyahatlerin başka bir yanı da, tanımadığınız pek çok eşcinselle beraber tatile çıkma şansı. Sadece eşcinsellere yönelik tatil köyleri ve gidilecek yerlerde eşcinsel tatil köylerinde yoksa o zaman gemilerin tatil köyü olarak kullanıldığı bir dolu eşcinselle birlikte geçirilen "rüya" tatiller. "Rüya" çünkü toplumdan aynı nedenlerle dışlanan insanların bir arada geçirdikleri, kendi güçlerini ve özelliklerini hissederek yaşadıkları "deneyüstü" bir atmosfer. Pek çok yeni eşcinselle tanışma olanağı, yeni bir romantik ilişkiye ya da heyecanlı seks dolu gecelere doğru bir yol alış. Eşcinsellere pazarlanan bir ürün paketi. Yani sorununuzu toplumun içinde çözemiyorsunuz, o zaman seyahat şirketleri size paranızla bu sorunlardan kaçma olanağı tanıyorlar.

ABD'de yaşayan eşcinsellere dair sizin düşündüğünüzden daha karanlık bir tablo çizdiğimin farkındayım. ABD'deki eşcinsel gettoları, eşcinselleri kabul eden şirketler, kamusal alandaki eşcinsel görünürlüğü dolayısıyla oradaki eşcinsellerin bir cennette yaşadıklarını, ve bu hurilerle nurilerin Türkiye'ye tatile geldiklerinde de kötü muameleye uğramalarının devletin büyük bir ayıbı olduğunu ve bundan bizim de utanmamız gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Ancak örneğin FBI'ın geçenlerde sunduğu bir rapora göre, ABD'de 2000 yılında nefret cinayetleri arasında kurbanın cinsel yönelimi dolayısıyla işlenenler, ırk ve din temelli nefret cinayetlerinden sonra üçüncü büyük kategoriyi oluşturuyormuş. (7) ABD'de eşcinsel hareketin yanı sıra eşcinsel karşıtı bir hareket de var. Toplumda ne kadar açığa çıkarsan, üzerinde aslında halihazırda gizlice uygulanan şiddetin daha açığına maruz kalırsın. Ve dünyanın hiçbir yerinin eşcinseller için şu an cennet olması mümkün değil. Cennete ancak mücadeleyle gidebiliriz. Ya da mücadelenin kendisinin cennet olduğunu düşünmek daha doğru bir yaklaşım olur belki de, çünkü cennet diye bir yer yok.

Cenneti istiyorsak şimdi burada istemeliyiz ve bunun için de cennetin ve cehennemin ne olduğunu çok iyi tanımlamalıyız. ABD eşcinseller için cennet olsaydı, özellikle eşcinsellere pazarlanan seyahat paketleri olmazdı. Çünkü "eşcinsel"i heteroseksizm tanımlar ve eşcinsel olduğunun farkında olduğun bir hayat yaşıyorsan ve bu farkında lığın üstünden sömürülüyor ve baskı görüyorsan, orası cennet değildir. ABD'deki eşcinseller gemilere doluşup buralara gelerek, elele dolaşarak alışveriş yapıp esnafı güldürdükleri turistik alanların dışına çıkma ihtiyacı duymadıkları sürece, merak edip internetten veya başka bir kanaldan bulup, örneğin bu toplumda eşcinseller olarak varolma mücadelesi veren Kaos Kültür Merkezini ziyaret etmek gibi kaygılar duymadıkları sürece, buralara kadar gelmiş olmaları mücadeleye değil, onlara "gey gey kaçma fırsatı veren" firmaların işine yarar. Yani cennete götürüldüklerini zannederek kaçırılırlarken, aslında daha da girift bir cehennemin içine sürüklenmekteler. Paraları sayesinde kendilerini özgür zannettikleri bir cehennemin içine.

Başa dönmek için tıklayınız



Yeşim Başaran

Önceki  




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla