Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






JULIET & JULIET                         
heteroseksüellik bir cinsel tercihtir (Devamı)

hayaller… hayaller…. ne komikmişim. bir kadınla nasıl sevgili olunabileceğini düşünemiyordum ki ben. hayal kurmak mı??!! sadece hayal kuruyordum. hayali bile nasıl kurulur bilmiyordum. evet, kesinlikle kadınlara olan hislerimi arkadaşlarımla paylaşmaktan korkuyordum, çünkü bir kadın sevgilim olmayacağı çok aşikardı. nereden kendime bir kadın sevgili bulabilirdim ki. offf. nereden çıktı bu eşcinsellik.

sonra… uzun cesaret toplama dönemlerinden sonra arkadaşlarıma açılmaya başladım, kaos'la tanıştım. taşra-büyükşehir karmaşasının dışında yeni bir psikolojik-sosyolojik gözlem alanı, başka insanların heteroseksüelliği tercih etmeme ve eşcinselliği keşfetme anılarını dinledim. o kadar çok insanınkini dinledim ki, kendiminkine sahip çıkamaz oldum. kendiminki eşcinsellere kendilerinin garip, anormal olmadıklarını, heteroseksüllere de bizim garip, anormal olmadığımızı anlatmak için kullandığım kamuya ait bir hikaye oluverdi. tabular mı? ohooo.. onlar yıkılalı o kadar çok olmuştu ki, bahse bile değmez! kişisel tarihim kalmadı, sadece ezberlediğim bir anlatıya dönüştü, bundan boğulmaya başlamıştım, ama beni boğan şeyin ne olduğunu farkedemiyordum bile. artık farkettim sanırım. ama farkeder mi bilmiyorum, başka insanların eşcinselliklerinde kendilerini rahat hissetmeleri adına etrafa fütursuzca sarfettiğim kişisel tarihimin bunca benden uzaklaşmış olması, kendimi inandırmaya çalıştığım gerçeklik hissimi törpülemişti. amanın… benim en çok ona ihtiyacım vardı, ne yapıyordum ben. ne olduğu belirsiz bir gerçeklik hissi. oluşturup oluşturup, yitirdiğim gerçeklik hissi.

aşk ne, eşcinsellik ne, arkadaşlık ne, feminizm ne, ne için bu kadar çok çene yoruyoruz ki, herşey birbirine girdi. bilebildiğim tek şey kaldı. bu yazıyı bu bilebildiğim tek şeyi sizinle paylaşabilmek için yazdım. o tek şey: heteroseksüellik bir cinsel tercihtir. insanların birbirlerine açık olmaları gerektiği sanımla, kişisel tarihini kamusallaştırmış biri olarak, geriye tek bir gerçeklik hissi bırakabildim: heteroseksüellik bir cinsel tercihtir. eşcinsellik ise keşif. "benim eşcinsellikle ne ilgim olabilir" yıllarımın üzerinden uzun zaman geçti, kendim dışımda tanıdığım tek bir eşcinsel bile olmamasının üzerinden yıllar geçti, yaşadığımız üçüncü dünya ülkesinde, adına eşcinsel hareket denen birşeyler başladı (bu yazıyı okuyor olmanız bile onun eseri), "amanın hareketimiz de hareketimiz" derken ne olaylar yaşandı insanlarla. eşcinsellik o kadar olağan birşey oldu ki yaşamımda, insanların eşcinsel olduğumu öğrendiklerinde şaşırmalarına şaşırmaya başladım.

kişisel tarihimi kamusallaştırmaktan şikayet ettiğim bir yazıda, yine onu kamusallaştırmış olma kısır döngüsü içinde, aslında eşcinselliğimle artık rahat olduğumu, ama bunu başarmış olmama rağmen hayatla rahat olmayı başaramamış olmama olan hayretimi göstermek istiyorum. "hareketimiz de hareketimiz". bunda yanlış birşeyler var. bunu bulacağıma inanmak istiyorum.

aranızda eşcinselliği hayatında olağanlaştırmış olanlarınız "ne saçmalamış bu yazısında" diyeceksiniz, olağanlaştıramamış olanlar ise belki kendilerinden birşeyler bulacaklar (yine onlar için kamusallaş yeşim, kamusallaş, hareketimiz de hareketimiz). bilmiyorum. önemli de değil galiba. bunu da bilmiyorum. kişinin hayatında eşcinselliği olağanlaştırmış olması, heteroseksüelliği tercih etmemiş olması da yetmiyor tabuları yıkmaya. bunu biliyorum. herkes birilerine yardım etmeli, diye düşünürken, şimdi bana kim yardım edecek?

büyükşehirlerimizde, lezbiyen ve gey cemaat genişledi son yıllarda, insanlar gruplarda, mekanlarda birbirleriyle tanışmaya başladılar. başta üniversiteler olmak üzere silme heteroseksüel olan bazı yaşam alanlarında, insanlar herkesin heteroseksüel olamayacağını gördü, şu tarihi kısa lezbiyen ve gey hareketi sayesinde. sürekli yeni birileriyle tanışıldı, onlara gruplar tanıtıldı, insanın kimliğiyle barışık olabileceği, olması gerektiği, yalnız olmadıkları anlatıldı defalarca. kimleri anladı, çoğunluk ise hâlâ aynı. hareketin değiştirebildiği insan sayısı bu kadar çabadan sonra beklediğimden az. hâlâ çok fazla korkak insan var aramızda. korkaklıkları gizlenmek istemelerinden değil, gizlenme isteğini doğal karşılıyorum. kimliklerini oturtmaya korkuyor insanlar. heteroseksüelliği tercih etmemiş olma cesareti bile, herşey için yeterli olmuyor. insanlar "sistem içi, sistem dışı" tartışıyorlar, şaşırıyorum. sistem senin kimliğini kabul etmezken, sen istemesen de dışındasın zaten, daha hangi iç çatışma. heralde kişiler kendi iç çatışmalarından dolayı, sistemle de iç çatışmak istiyorlar. lezbiyenler ve geyler olarak, belirsiz bir dönemindeyiz ülke tarihimizin. herşey çok çabuk değişiyor. herkes kimliğinin, ilişkilerinin, cinselliğinin ergenliğinde. kafalarımızdakini oturtmaya zorlanıyoruz, herşey ergenlikte, hareketimiz de öyle. o da ergenliğinde. fazla sayıda insan öğütülüyor, hareket de hareket derken. nasıl bir tarz oluşturacağız ki, ne lazım ki, diye düşünürken insanlar kendilerini konumlandırmakta, beklentilerini oluşturmakta güçlük çekiyor. ne çok şey deneniyor, çoğu da sökmüyor. kaos'un yemeğinde bir avuç insan vardı, daha gelebilecek insan varken.. şaşırıyorum. birbirimizi yiyoruz, heteroseksüellerin beyinlerini yememiz gerekirken. kendimize yazık ediyoruz. bireylerin kendine güveni olsa bile, kendine güvenli bireyler birarada durarak kendisine güvenli bir grup haline gelemiyoruz. grup sorunları yaşanıyor ve herkes benimkine benzer zorlu kişisel tarihinin dikenli yollarında bırakmış olduğu için şimdi ihtiyaç duyduğu enerjiyi, etrafı değiştirme hırsını, kimse olayların dışına çıkıp bakamıyor, sorunları şöyle alt alta yazıp, tahlil edip, çözüm yöntemleri geliştirmiyor. bunu yapmamız gerektiğini düşünüyorum. zihnim berrak değil, ben de yapamıyorum. ama grup sorunlarını çözebilmek için akl-ı selim olmamız gerekiyor. ne çok karıştırdım değil mi? hayat öyle de ondan, hoşgörürsünüz heralde. iç çatışmalarımızı çözmeliyiz ki, dış çatışmalarda birbirimizin sırtına dayanabilelim, kolkola girebilelim, sorunları konuşalım ki, çözebilelim.

bu yazıyı da, çözmem gereken sorunlarımı anlama çabası olarak değerlendirin artık, bilmiyorum. dedim ya tek bildiğim: heteroseksüellik bir cinsel tercihtir. bundan sonrasına devam etmek bizim sorumluluğumuz. heteroseksüelliği tercih etmedik, evet. heteroseksüelliğimizi tercih etmememizin arkasında duruyoruz, evet. sonrası.. başkalarına da bunu anlatabilmeliyiz, bu bizim sorumluluğumuz.. herkes heteroseksüelliği tercih etmek zorunda değildir. kendimizi, birbirimizi değil, heteroseksistlerin beyinlerini yemeliyiz. hadi daha berrak zihinlere…

Başa dönmek için tıklayınız

(Bu yazı daha önce KAOS GL dergisinde yayınlanmıştır.)


Yeşim Başaran

Önceki  




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla