Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






JULIET & JULIET                         Güncelleme:15.05.2001

Eyvah, "ben lezbiyenim" şimdi ne olacak?


Hadi çok güzel. Gündüz ve gece düşlerinden anladım ki, ben kadınları seven bir kadınım. Ama şimdi n'olacak? N'apacağım?

Bir sapık olduğumu düşünüp, "n'apalım ben de böyleymişim" mi diyeceğim? İnsan sapıklığı üstünde nasıl taşır? Sokağa çıksam yüzümden ne denli sapık olduğumu anlarlar mı? Artık gemileri yaktığıma göre, sapıkça da olsa bir kadınla birlikte olabilirim. Âşık olduğum kadına gidip, ona sapıkça hayran olduğumu, sapıkça âşık olduğumu söyleyebilirim. Amanınnnn!!! Ya o da âşıksa bana?… Bu durumda o da bir kadın âşık olduğuna göre, sapık bir sevgilim olacak.

Olmadı böyle. Tamam ben sapık olabilirim ama, sapık bir sevgili istemiyorum. Ne kadar sapık olursam olayım, benim de hoş insanlar tarafından beğenilme hakkım olmalı. Bu durumda beni sevebilecek kadınlar ancak sapık kadınların arasından çıkacak.

Yok, böyle olmadı. Ben sapık değilim. Sapık olamam. Beni sevecek kadın da sapık olamaz. Yani en fazla herkes kadar sapığımdır. Ne var yani, erkekler de kadınlarla ilgili fanteziler kuruyorlar, üstelik utanmadan bir de birbirlerine anlatıyorlar. Onlar yapınca toplumda övünülecek bir şey oluyor da, ben niye utanayım ki fantezilerimden. Hiç yoktan yere bir de kendime sapık diyeyim. Olmaz, olamaz. Ben sapık değilim.

Tamam, sapık değilim, anlaşıldı. Ne diyoruz? Benim içimden geliyorsa heyecanlandıran hoş hisler, hiçbir kötü niyet içermeyen, gayet sevecen, sıcak… O zaman demek ki bu normal, ben sapık değilim. Sadece, evet, bir kahveye gidip "abii dün bir rüya görmüşüm, belinize şenlik" diye anlatamam herhalde. Zaten kurduğum hayalleri hiç toplumsal saygınlık kazanmak için anlatmayı düşünemiyorum. Onların değerleri farklı benim için. Aksine çok çok özeller ve ancak çok çok özel insanlara çok çok özel anlarda -belki- anlatabilirim. Tabii eğer önce hayalimin baş kahramanın bir kadın olduğunu söylemeye cesaret edebilirsem.


Üfff.. Bir de bu sorun vardı değil mi? Sapık değilim ama başkalarında pek görülmeyen, küçük bir sırrım var. Hani buna sır desek de olduğu yerde bıraksak. Sırlar herkese söylenmez nasılsa. Bu bir sır ve de öyle kalabilir. Ama kimseye söylemeden olmaz tabii. Tabii bu sır ilan-ı aşk etmek istediğimde söylenecek demek ki. Sapık fantezimin bu boyutunu hiç sevmedim ben ya. Kızlar erkeklere bile âşık olduklarında bin bir dereden su getirirler, onların kur yapmasını beklerler, naz yaparlar, vs. Şimdi bu yaşıma kadar sadece iki erkeğin kur yaptığı ve kimseye kur yapmamış biri olarak ben, bir kadına âşık olduğumda ne yapacağım? Bir erkek arkadaşıma bu küçük sırrı söylesem ve ondan fikir alsam? Yok yok. Kimseye söylemeden izlerim erkekleri. Hatta şimdi bile birkaç şey hatırlayabilirim. Evet, bir iki espri yapacaksın, sinemaya davet edeceksin, kahve içmeye davet edeceksin. Böyle şeylerdi galiba. Ufff...

Yahu bu küçük bilgiyi bir sır olarak kendime saklayınca, anlaşılan yine hayal kurarak devam etmekten başka çıkar yol kalmayacak. Ya hayal kuracaksın ve sırrını kendine saklayacaksın. Ya da, âşık olduğunda elini tutarak deniz kıyısında martıları seyrederken ona hoş aşk lafları söyleye... AMANIN!!!! Ben ne diyorum, nasıl olur da onun elini tutup deniz kenarında oturacakmışım ki. Tamam bu şey sır olmasın söyleyelim arkadaşlarımıza, ama yani şimdi ben sevgilimle sarılarak bir bankta denizi izleyerek oturamayacak mıyım? Dehşet. Bu dünyadaki en basit şey yahu. Deniz de olmasın önemli değil, bank da. Ama şöyle tepemizde gökyüzü varken, hoş hoş oturmak, sarılmak, sohbet etmek.. Yahu kızlar ta ortaokulda lisedeyken, okulun yanındaki ormanlık alana kaçıp erkeklerle ağaç gölgelerinde otururlardı, ben eşşek kadar oldum hâlâ yaşayamadım ve bir gün bir kadın sevgilim olsa, yine de yaşayamayacak mıyım?

Ben niye her şeyi bu kadar geç anlıyorum? Salak kafam benim. Tabii ya, sen yıllarca sapıklık san düşünme, neden sapıklık bile olduğunu düşünme. Dizini kır, otur evinde, hayal kur. Sonra bir gün gökten vahiy gelsin, sapık olmadığını düşün. Sonra sevin. Sonra da fark et. Kesinlikle çok salağım. Bu olayın boyutları benim fark ettiğimden de daha derin ve karışık.

Sakin sakin... Yeniden düşüneyim. Sapık olmadığıma karar verdim. Çünkü bunda kötü olabilecek hiçbir şey yok. Sapık olmadığıma karar verince, hayal kurmaktan ötesine geçip, âşık olduğum bir kadınla birlikte sevgili sevgili yaşamanın yollarını düşünüyordum. Sonra bunu küçük bir sır olarak kendime saklarken sevgili bulup onunla mutlu mutlu yaşamanın hiç de kolay olmadığını fark ettim. En azından sevgilim olacak kadına söylemek zorundayım, diye karar kıldım. Sonra hayal dünyasında değil, gerçekler dünyasında sevgilimi ve beni düşününce, gördüm ki... Evet evet. Şimdi daha iyi anlıyorum yıllardır kendimi neden sapık olarak gördüğümü.

Bu hislerin bir tek bende olduğuna hiç kimse beni inandıramaz. Öncelikle eşcinsellik diye bir kelime var. Gerçi vampir diye de bir kelime var. Dünyada eşcinseller var diye düşününce, vampirler de var, diye de düşünmeli miyim? Aman canım, saçmalıyorum. Elbette bir vampir olsaydım, dünyada başka vampirlerin de olduğunu düşünürdüm. Şimdi ben olduğuma göre, başkaları da olmalı. Hem şu doğa düzeni, tanrı, ay da her neyse beni tek başıma yaratmamıştır herhalde. Ben olduğuma göre beni tamamlayacak başka birileri de olmalı. Hani herkes ikiye kesilmiş elmalarmış da, elmanın yarıları birbirlerini arıyormuş ya. Geçenlerde izlediğim Unbreakable filmi gibi. Adam cam gibi kırıldığı için, kaya gibi sert olan başka bir adam daha olabileceğini düşünüyordu ya. Gerçi bu da pek uymadı galiba. O kendisinin zıddını arıyordu, normların öteki tarafına düşen. Bense normların aynı öteki tarafına düşen birilerini arıyorum. Yok canım ya, vardır ya.Gerçi erkek olanlarını televizyonda gördüm. Benle pek ilgileri var denemez. Kırıtkan ve çok parlak renkli giyiniyorlar. Her an erkek peşinde gibi. Bir de hep ünlülerin makyözü, modacı falan oluyorlar. "Erkek götürme" esprileri yapıp duruyorlar. Eşcinsellerin erkekleri böyle oluyorsa, kadınları nasıl olur acaba? Koyu renkli giyinen, ağırbaşlı ve hiç espri yapmayan, suratsız tipler mi? Bu iki tipe de ben hiç uymadım doğrusu. Aa olur mu, eşcinsel olduğu söylenen yazarlar var. Gerçi tiplerini görmedim ama, kitaplarından sürekli erkek arayan tiplermiş gibi gözükmüyorlar. Demek ki, böyle iki tip eşcinsel erkek olabiliyor. Ama ben yazarlar gibi de değilim ki. Onlar kimbilir kaç kitap okumuşlardır, ne kadar çok şey biliyorlardır. Hem eşcinsel arkadaşlarım olsun istediğimde, sadece bu iki grup mu olacak? O zaman kimse benimle arkadaş da olmaz. Ne modacılarla cıvıklık yapabilirim, ne de yazarların bilgileriyle aşık atabilirim. Ay yine komikleştim yahu. Zaten ben onlarla nerede tanışabilirim ki, böyle saçma saçma konuşuyorum. Hay Allah!

Düşündükçe iyice karmaşıklaştırıyorum. Benim gibi sıradan kadınlar da vardır şu dünyada herhalde. Bak bak, eşcinsel diyemiyor kendine. Hâlâ kendini sapık olarak görüyor bak şuna. Hadi kızım çekinme, eşcinsel de, hadi içinden üç kere tekrarla. Ben eşcinselim. Ben eşcinselim. Ben eşcinselim. Çok güzel. Şimdi sıra lezbiyen kelimesinde... Ya bunu yarın söylesem olmaz mı? Yarın biraz daha büyümüş, olgun bir kadın olacağım. Ben bu kelimeyi yarın kullansam... Tamam tamam, abarttım, biliyorum. Söylüyorum: Bir dakika önce derin bir nefes alayım. Hah tamam: Ben lezbiyenim. Ben lezbiyenim. Ben lezbiyenim. Vaaaayyyy. Accaip de iyi söyledim ha! :) Kelimenin tınısı da hiç fena değilmiş.

Gerçekten de benim bu konu, bu sapıklık, bu sır, yani şu şey işte canım (yahu daha bir paragraf önce başarmıştın söylemeyi) benim eşcinselliğim, zannettiğimden daha karışık bir konu. Yavaş yavaş anlıyorum ki, kendimi sapık zannetmemin nedeni, etrafta kendim gibi insanları göremememin nedeni daha derinlerde yatıyor. Ve o derinler de benim derinlerim değil. Sapık olmadığımı düşünmekle çözülmeyecek bütün sorunlar. Artık iyice sapık olmadığımdan emin olmaya başlıyorum. Benim gibi kadınlar çıkıp deniz kenarında sevgili olduklarını gizlemeden yürüyüş yapamıyorlar ki! Onlar yapamadıkça, benim gibi eşcinsel kadınlar benim yıllardır saçmaladığım bu tarz ve benzeri kafa karışıklıklarıyla sapık ve yalnız olup olmadıklarında kararsız, ip üzerinde yaşayıp gidecekler. Ama birileri vardır di mi, birbirlerini bulmuşlardır di mi? Birbirlerini nasıl buluyorlar acaba? Neredeler acaba? Ben de bulmak istiyorum onları, kadın sevgilim olsun istiyorum, lezbiyen arkadaşlarım olsun istiyorum. Of Offf...

Yeşim Başaran

Önceki




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla