|

JULIET
& JULIET
Güncelleme:15.05.2001

Eyvah, "ben lezbiyenim" şimdi
ne olacak?

Hadi
çok güzel. Gündüz ve gece düşlerinden anladım ki, ben kadınları
seven bir kadınım. Ama şimdi n'olacak? N'apacağım?

Bir sapık olduğumu düşünüp, "n'apalım ben de böyleymişim"
mi diyeceğim? İnsan sapıklığı üstünde nasıl taşır? Sokağa çıksam
yüzümden ne denli sapık olduğumu anlarlar mı? Artık gemileri yaktığıma
göre, sapıkça da olsa bir kadınla birlikte olabilirim. Âşık olduğum
kadına gidip, ona sapıkça hayran olduğumu, sapıkça âşık olduğumu
söyleyebilirim. Amanınnnn!!! Ya o da âşıksa bana?… Bu durumda o
da bir kadın âşık olduğuna göre, sapık bir sevgilim olacak.

Olmadı böyle. Tamam ben sapık olabilirim ama, sapık bir sevgili
istemiyorum. Ne kadar sapık olursam olayım, benim de hoş insanlar
tarafından beğenilme hakkım olmalı. Bu durumda beni sevebilecek
kadınlar ancak sapık kadınların arasından çıkacak.

Yok, böyle olmadı. Ben sapık değilim. Sapık olamam. Beni
sevecek kadın da sapık olamaz. Yani en fazla herkes kadar sapığımdır.
Ne var yani, erkekler de kadınlarla ilgili fanteziler kuruyorlar,
üstelik utanmadan bir de birbirlerine anlatıyorlar. Onlar yapınca
toplumda övünülecek bir şey oluyor da, ben niye utanayım ki fantezilerimden.
Hiç yoktan yere bir de kendime sapık diyeyim. Olmaz, olamaz. Ben
sapık değilim.

Tamam, sapık değilim, anlaşıldı. Ne diyoruz? Benim içimden
geliyorsa heyecanlandıran hoş hisler, hiçbir kötü niyet içermeyen,
gayet sevecen, sıcak… O zaman demek ki bu normal, ben sapık değilim.
Sadece, evet, bir kahveye gidip "abii dün bir rüya görmüşüm, belinize
şenlik" diye anlatamam herhalde. Zaten kurduğum hayalleri hiç toplumsal
saygınlık kazanmak için anlatmayı düşünemiyorum. Onların değerleri
farklı benim için. Aksine çok çok özeller ve ancak çok çok özel
insanlara çok çok özel anlarda -belki- anlatabilirim. Tabii eğer
önce hayalimin baş kahramanın bir kadın olduğunu söylemeye cesaret
edebilirsem.

Üfff..
Bir de bu sorun vardı değil mi? Sapık değilim ama başkalarında
pek görülmeyen, küçük bir sırrım var. Hani buna sır desek de olduğu
yerde bıraksak. Sırlar herkese söylenmez nasılsa. Bu bir sır ve
de öyle kalabilir. Ama kimseye söylemeden olmaz tabii. Tabii bu
sır ilan-ı aşk etmek istediğimde söylenecek demek ki. Sapık fantezimin
bu boyutunu hiç sevmedim ben ya. Kızlar erkeklere bile âşık olduklarında
bin bir dereden su getirirler, onların kur yapmasını beklerler,
naz yaparlar, vs. Şimdi bu yaşıma kadar sadece iki erkeğin kur yaptığı
ve kimseye kur yapmamış biri olarak ben, bir kadına âşık olduğumda
ne yapacağım? Bir erkek arkadaşıma bu küçük sırrı söylesem ve ondan
fikir alsam? Yok yok. Kimseye söylemeden izlerim erkekleri. Hatta
şimdi bile birkaç şey hatırlayabilirim. Evet, bir iki espri yapacaksın,
sinemaya davet edeceksin, kahve içmeye davet edeceksin. Böyle şeylerdi
galiba. Ufff...

Yahu
bu küçük bilgiyi bir sır olarak kendime saklayınca, anlaşılan
yine hayal kurarak devam etmekten başka çıkar yol kalmayacak. Ya
hayal kuracaksın ve sırrını kendine saklayacaksın. Ya da, âşık olduğunda
elini tutarak deniz kıyısında martıları seyrederken ona hoş aşk
lafları söyleye... AMANIN!!!! Ben ne diyorum, nasıl olur da onun
elini tutup deniz kenarında oturacakmışım ki. Tamam bu şey sır olmasın
söyleyelim arkadaşlarımıza, ama yani şimdi ben sevgilimle sarılarak
bir bankta denizi izleyerek oturamayacak mıyım? Dehşet. Bu dünyadaki
en basit şey yahu. Deniz de olmasın önemli değil, bank da. Ama şöyle
tepemizde gökyüzü varken, hoş hoş oturmak, sarılmak, sohbet etmek..
Yahu kızlar ta ortaokulda lisedeyken, okulun yanındaki ormanlık
alana kaçıp erkeklerle ağaç gölgelerinde otururlardı, ben eşşek
kadar oldum hâlâ yaşayamadım ve bir gün bir kadın sevgilim olsa,
yine de yaşayamayacak mıyım?

Ben
niye her şeyi bu kadar geç anlıyorum? Salak kafam benim. Tabii
ya, sen yıllarca sapıklık san düşünme, neden sapıklık bile olduğunu
düşünme. Dizini kır, otur evinde, hayal kur. Sonra bir gün gökten
vahiy gelsin, sapık olmadığını düşün. Sonra sevin. Sonra da fark
et. Kesinlikle çok salağım. Bu olayın boyutları benim fark ettiğimden
de daha derin ve karışık.

Sakin
sakin... Yeniden düşüneyim. Sapık olmadığıma karar verdim. Çünkü
bunda kötü olabilecek hiçbir şey yok. Sapık olmadığıma karar verince,
hayal kurmaktan ötesine geçip, âşık olduğum bir kadınla birlikte
sevgili sevgili yaşamanın yollarını düşünüyordum. Sonra bunu küçük
bir sır olarak kendime saklarken sevgili bulup onunla mutlu mutlu
yaşamanın hiç de kolay olmadığını fark ettim. En azından sevgilim
olacak kadına söylemek zorundayım, diye karar kıldım. Sonra hayal
dünyasında değil, gerçekler dünyasında sevgilimi ve beni düşününce,
gördüm ki... Evet evet. Şimdi daha iyi anlıyorum yıllardır kendimi
neden sapık olarak gördüğümü.

Bu
hislerin bir tek bende olduğuna hiç kimse beni inandıramaz.
Öncelikle eşcinsellik diye bir kelime var. Gerçi vampir diye de
bir kelime var. Dünyada eşcinseller var diye düşününce, vampirler
de var, diye de düşünmeli miyim? Aman canım, saçmalıyorum. Elbette
bir vampir olsaydım, dünyada başka vampirlerin de olduğunu düşünürdüm.
Şimdi ben olduğuma göre, başkaları da olmalı. Hem şu doğa düzeni,
tanrı, ay da her neyse beni tek başıma yaratmamıştır herhalde. Ben
olduğuma göre beni tamamlayacak başka birileri de olmalı. Hani herkes
ikiye kesilmiş elmalarmış da, elmanın yarıları birbirlerini arıyormuş
ya. Geçenlerde izlediğim Unbreakable filmi gibi. Adam cam gibi kırıldığı
için, kaya gibi sert olan başka bir adam daha olabileceğini düşünüyordu
ya. Gerçi bu da pek uymadı galiba. O kendisinin zıddını arıyordu,
normların öteki tarafına düşen. Bense normların aynı öteki tarafına
düşen birilerini arıyorum. Yok canım ya, vardır ya.Gerçi erkek olanlarını
televizyonda gördüm. Benle pek ilgileri var denemez. Kırıtkan ve
çok parlak renkli giyiniyorlar. Her an erkek peşinde gibi. Bir de
hep ünlülerin makyözü, modacı falan oluyorlar. "Erkek götürme" esprileri
yapıp duruyorlar. Eşcinsellerin erkekleri böyle oluyorsa, kadınları
nasıl olur acaba? Koyu renkli giyinen, ağırbaşlı ve hiç espri yapmayan,
suratsız tipler mi? Bu iki tipe de ben hiç uymadım doğrusu. Aa olur
mu, eşcinsel olduğu söylenen yazarlar var. Gerçi tiplerini görmedim
ama, kitaplarından sürekli erkek arayan tiplermiş gibi gözükmüyorlar.
Demek ki, böyle iki tip eşcinsel erkek olabiliyor. Ama ben yazarlar
gibi de değilim ki. Onlar kimbilir kaç kitap okumuşlardır, ne kadar
çok şey biliyorlardır. Hem eşcinsel arkadaşlarım olsun istediğimde,
sadece bu iki grup mu olacak? O zaman kimse benimle arkadaş da olmaz.
Ne modacılarla cıvıklık yapabilirim, ne de yazarların bilgileriyle
aşık atabilirim. Ay yine komikleştim yahu. Zaten ben onlarla nerede
tanışabilirim ki, böyle saçma saçma konuşuyorum. Hay Allah!

Düşündükçe
iyice karmaşıklaştırıyorum. Benim gibi sıradan kadınlar da vardır
şu dünyada herhalde. Bak bak, eşcinsel diyemiyor kendine. Hâlâ kendini
sapık olarak görüyor bak şuna. Hadi kızım çekinme, eşcinsel de,
hadi içinden üç kere tekrarla. Ben eşcinselim. Ben eşcinselim. Ben
eşcinselim. Çok güzel. Şimdi sıra lezbiyen kelimesinde... Ya bunu
yarın söylesem olmaz mı? Yarın biraz daha büyümüş, olgun bir kadın
olacağım. Ben bu kelimeyi yarın kullansam... Tamam tamam, abarttım,
biliyorum. Söylüyorum: Bir dakika önce derin bir nefes alayım. Hah
tamam: Ben lezbiyenim. Ben lezbiyenim. Ben lezbiyenim. Vaaaayyyy.
Accaip de iyi söyledim ha! :) Kelimenin tınısı da hiç fena değilmiş.

Gerçekten
de benim bu konu, bu sapıklık, bu sır, yani şu şey işte canım
(yahu daha bir paragraf önce başarmıştın söylemeyi) benim eşcinselliğim,
zannettiğimden daha karışık bir konu. Yavaş yavaş anlıyorum ki,
kendimi sapık zannetmemin nedeni, etrafta kendim gibi insanları
göremememin nedeni daha derinlerde yatıyor. Ve o derinler de benim
derinlerim değil. Sapık olmadığımı düşünmekle çözülmeyecek bütün
sorunlar. Artık iyice sapık olmadığımdan emin olmaya başlıyorum.
Benim gibi kadınlar çıkıp deniz kenarında sevgili olduklarını gizlemeden
yürüyüş yapamıyorlar ki! Onlar yapamadıkça, benim gibi eşcinsel
kadınlar benim yıllardır saçmaladığım bu tarz ve benzeri kafa karışıklıklarıyla
sapık ve yalnız olup olmadıklarında kararsız, ip üzerinde yaşayıp
gidecekler. Ama birileri vardır di mi, birbirlerini bulmuşlardır
di mi? Birbirlerini nasıl buluyorlar acaba? Neredeler acaba? Ben
de bulmak istiyorum onları, kadın sevgilim olsun istiyorum, lezbiyen
arkadaşlarım olsun istiyorum. Of Offf...
Yeşim
Başaran
|