
Cinsel
Bilgiler
Güncelleme:
17.07.2001
Gey
Hamileri - III
Bette Middler
Bette
Middler, Judy Garland ve Barbara Streisand gibi kadınlarla
beraber eşcinsel erkeklerin bayıldığı kadınlardandır. Tabii eşcinsel
olmanın şartlarından biri bu kadınlardan hoşlanmak değil elbet
ama özellikle Amerika'da yerleşmiş ve dünyanın geri kalanına da
yansıyan gey kültür çerçevesinde Bette Middler'in gey
hamilerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bette
Middler ilk olarak sahneye San Francisco'da bir gey hamamında
çıkmış. Şaşırtıcı değil mi! Bette Middler'ın orada çıkmasından
öte, bir hamamda sahne olması tuhaf. 1960'ların sonları, 70'lerin
başları, California'da daha da yoğunlaşan bir özgürlük hareketinin,
yani hippilerin zamanlarıydı. Cinsellik de dahil olmak üzere özgürlüğün
her türlüsü savunuluyordu. Gey hamamlar da bugünkü gey barlar
gibi çalışıyordu. Yani içki ve müzik vardı. İşte Bette Middler
ilk kez öyle bir mekanda sahneye çıktı ve geylerin sahnesinden
bir daha hiç inmedi.

Eşcinsel
harekete verdiği destek, her fırsatta dile getirdiği geylere duyduğu
yakınlık onu farklı bir yere koydu. Hatta Barbara Streisand
ya da Madonna sevmek gibi Bette Middler hayranı
olmak da üzerinize şüpheli bakışlar yönelmesine yol açtı hep.
Hatta Bette adlı dizisinde kızı, erkek arkadaşını getirip tanıştırdığında,
çocuk dakikalarca Bette Middler'a nasıl hayran olduğunu
anlatıyor ve Bette de kızına eğilerek şöyle diyor: "Tatlım, bu
çocuk gey!" Filmleri, şarkıları ve şovlarıyla o harika bir
kadın.
Seni seviyoruz Bette!



Hamam
Kültürü
Batı ülkelerindeki gay barlarında dark room'lar (Bkz. Sözlük
Bölümü) ne kadar özgür cinsel ortam yaratıyorsa, bizdeki
hamam kültürü de aynı özgürlüğü veriyor. Hamam filmi
vizyona girdiğinde kıyametler kopmuştu ama gerçekten de Osmanlı
zamanında hemen hemen tüm hamamlar erkeklerin "oğlanlar"la beraber
olma mekânlarıydı. Hatta "Dellakname-i Dilküşa" (Gönüller
Açan Tellaklar Rehberi) adlı kitapta İstanbul'da hangi oğlanın
hangi hamamda çalıştığı, ne kadar para istediği, gecede kaç kere
boşalma kapasitesine sahip olduğu yazar.

Zamanımızda
hemen hemen her şehirde en az bir hamamda bu gelenek devam eder.
Eşcinsellerin buluşma ve seks yapma mekanı olduğu bilinen hamamların
sahipleri de olaydan haberdardır ve bunun için uygun ortamı hazırlarlar.
İstanbul'da birkaç hamam hâlâ gey barlar gibi çalışmaktadır. Yurt
dışında da eşcinsel saunaları vardır ama bu geleneğin oluşumunda
Osmanlılar'ın ve belki de Roma ile Bizans gibi geçmiş kültürlerin
de payı olduğu kesindir.


Terapi
'Cinsel Yönelimi' değiştirebilir mi?
Hayır.
Eşcinsel yönelimin bir ruhsal bozukluk olmamasına ve eşcinsel
yönelimi heteroseksüel yönelime dönüştürmeye kalkışmanın hiçbir
bilimsel anlamı olmamasına rağmen, bazı insanlar kendisinin
ve bir başkasının yönelimini (ebeveynlerin çocukları için yaptıkları
gibi) değiştirmek isteyebilirler. Bu tür bir işi üstüne almış
terapistler, kişinin eşcinsel yönelimini heteroseksüelliğie çevirmeyi
başardıklarını iddia etmişlerdir.

Raporlarında
yapılan dikkatli incelemeler, birçok şüpheli nokta olduğunu
ortaya koymuştur. Taleplerin büyük bir kısmı akıl sağlığı araştırmacılarından
değil, cinsel yönelimle ilgili ideolojik fikirleri olanlardan
gelmiştir. Tedaviler ve sonuçları belgelere çok az dökülmüştür.
Başvuranların terapi sonrası izlenme süreleri son derece
kısadır.

1990
yılında Amerikan Psikoloji Derneği bilimsel bulguların işe yaramadığını
ve yarardan çok zarar verdiğini ortaya koymuştur. Birinin
cinsel yönelimini değiştirmek o kişinin cinsel davranışlarını
değiştirmek değildir. Bu değişim aynı zamanda, duygusal, cinsel
ve romantik duyguların değişimi, kişinin öz kimlik kavramının
ve sosyal kimliğinin tekrar yapılanmasını gerektirir. Her ne kadar
bir kısım akıl sağlığı uzmanları cinsel yönelim dönüşümü konusunda
girişimde bulunsa da, diğerleri bu dönüşüm terapisini ve kişi
için çok önemli bir bozukluk olmayan bir özelliğin değiştirilmeye
çalışılmasının etiğini sorgulamıştır.

Bir
terapiste başvuran eşcinsellerin çoğu, yönelim dönüşümü için başvurmaz.
Diğer herkesin başvurduğu nedenlerle de bir eşcinsel terapiste
başvurabilir. Ayrıca açılma (coming out) süreçlerinde ve
önyargı, şiddet ve ayrımcılıkla daha fazla karşı karşıya
geldikleri için de psikolojik yardıma ihtiyaç duyabilirler.

Ayı
Güncelleme:
08.05.2001

Medyanın
direttiği erkek güzellik anlayışının aksine, kendi doğal erkeksiliği
içinde kendisi ile rahat olan erkek eşcinsel / biseksüeldir. Ayılar
genellikle yüzünde / vücudunda kıl, sakal/bıyık olan, çoğunlukla
iri yapılı ya da kilolu tiplerdir. Bir "ayı"da, fiziksel görünüm
açısından, iri bir vücut yapısı, kilo, vücuttaki ve yüzdeki kıllar
ön plandadır, ancak erkeksi bir tavır, kendi ile rahat olması
da gerekir. Bu özellikler 'ayı' güzellik anlayışının temelini
oluşturur. Zaman içinde farklı fiziksel özelliklerdeki kişilerin
de hareket içine katılması ile "ayılık" bir fiziksel özellik olmanın
yanı sıra bir hayat anlayışı haline dönüşmüştür.

Ayı
Hareketi
Ayı Hareketi, yaklaşık 20 yıl önce, ayıların sosyalize olmak,
birbirlerine ulaşabilmek, iletişimi sağlamak amacı ile bir araya
gelmeleri, kulüpler/gruplar oluşturmaları, etkinlikler ve eğlenceler
düzenlemeleri, eşcinsel kültür içinde kendilerine bir yer edinme
çabaları ile Amerika'da başlamış.

Farklı şehirlerde, farklı kişiler BBS (Bulletin Board Systems)
kurarak, ilk "ayı"lara hizmetler vermeye başlamışlar. Dört şehirde
ayı kulüpleri açılmış (şu an sadece biri hâlâ ayakta). Organize
olurken birbirlerine sağlam destek vermeleri ve iletişim ağını
düzenli bir biçimde kurabilmeleri sayesinde, başta İngilizce konuşan
ülkeler olmak üzere, tüm dünyadan taraftar/takipçi bulmuş, gruplar
oluşturulmuş, kulüpler açılmış, bu kulüplerin düzenlediği kulüpler
arası büyük toplantılar yapmışlar. Bu kadarla da kalmamış ve uluslararası
boyuta taşımışlar bu toplantıları.



Şu
an gay hareketi içindeki EN organize hareketin "ayılar" tarafından
yürütüldüğü söyleniyor. Farklı fiziksel özellikteki "ayılar" için
farklı terimler konulmuş. Daddy, Cub, Chubby, Otter, Wolf... Ayı
hareketi içinde farklı biçimdeki ayılar için farklı terimler konulmuş,
bu terimleri Türkçe'ye çevirmek mümkün değil, o nedenle aynen
alıp kullanıyoruz.

Grizzly, Otter, Cub, DaddyBear, BearCub, ChubBear, PolarBear ve
Behr bu terimlerin en çok rastlananları.

Grizzly:
Boz ayı. Gerçekten "kocaman" olan ayılar için kullanılıyor; ne
kadar kocaman diye sormayın bir grizzly'yi görünce (emin olun)
anlarsınız... Kocaman birşeydir işte.
Daddy: Orta yaşı biraz (ya da epeyce) geçmiş ayılar. Daddy
tanımı kimi zaman "kendinden genç olanlara bir çeşit baba ilgisi
de gösteren" anlamında da kullanılmaktadır.
ChubBear: Şişman (!! o ne demekse) olan ayılar...
PolarBear: Saç, kıl ve tüyleri (yaştan dolayı) beyaza dönmüş
ayılar.
Otter: Ayıların zayıfça olanları.
Cub (CubBear): Ayının genç hali (yani büyüyünce ayı olacak
:)), ya da ayı çiftten genç olanı. Cub tanımı kimi zaman "kendinden
yaşça büyüklere bir çeşit oğul ilgisi ile yaklaşanlar" anlamında
da kullanılmaktadır.
MuscleBear:
Kaslı ayı
Behr ise ayının sakalsız ama bıyıklı olanına deniyor...
Kaynak: www.ayilar.net