Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





GEY SÖZÜ
SERDAR SOYDAN

Güncelleme: 08. 09. 2007



Kapının Dışında Kalmak



Acelem vardı. Bir an önce çıkıp gitme telaşındaydım. Sevgilimse Amerikan filmlerinden esinli bir romantizmle dudaklarıma veda öpücüğü kondurma derdindeydi daha çok. Sokak kapımız mutfak camına baktığından ve tam da o sıra, mutfak camı ardına kadar açık olduğundan, beni omuz başlarımdan kavrayıp merdiven boşluğunda sota bir duvara yapıştırdı. Öpüştük uzun uzun.
Sonra çat! dedi kapı; kapandı.


Küçük bir romantizm uğruna, düşünmeden kendi de eşiği aşmış olan sevgilimle kapalı kapının önündeydik şimdi. Anahtarsa içeride, kapalı kapının ardında boş evin huzur verici sessizliğine kulak veriyor olmalıydı.

Kapının dışında, uyku mahmuru bir pazar sabahı çilingir bulmaya giden sevgilimin dönmesini beklerken, kapının dışında kalmamızla eşcinselliğin bilinçdışına ve eşcinsellerin toplum dışına itilmesi arasında bir bağ olduğunu keşfettim. Evet, kapıda kalmamızın sebebi eşcinsel olmamız, dahası eşcinselleri dışlayan, kötü gören bir toplumda yaşıyor olmamızdı. Sonra suçlunun ortaya çıkışıyla tüm olan biteni yeniden anlamlandıran, yap-bozun parçalarını teker teker yerleştiren bir Agahta Christie kahramanı gibi bakmaya çalıştım olaya:

1. Sevgilim niçin hemen eşikte değil de, merdiven boşluğunun kuytu, sota bir yerinde, karanlıklar içinde öpmek istemişti beni?
2. Sokak kapısına bakan ve tam da o sıra ardına kadar açık olan pencerenin bunun böyle olmasında etkisi neydi?
3. Eşcinsel değil de heteroseksüel bir çift olsaydık,
aman biri görür, ama laf çıkar korkusu ile öpüşmemizi, minik-romantik yakınlaşmalarımızı gizlemek zorunda olduğumuzu düşünür müydük?


Eldekiler: Kapalı bir kapı, çilingir çağırmaya giden bir erkek, kapının önünde oturan bir erkek, öpüşmek isteyen iki erkek, birbirini seven iki erkek, sokağı ve kapıyı aynı anda görme heveslisi bir cam ve birer tutam dışlama, ötekileştirme, korkma… Homofobi!

Biri görür, bir şey der; hep her şey bir anda bozulabilir korkusu ile yaşıyor olmak sıkıcı. Öylesine doldurulmuşuz ki korku ile, o kadar içimize sinmiş ki sakına saklana, utana sıkıla yaşama gerekliliği…

Evet, uyku mahmuru bir pazar sabahı, sevgilim amerikan filmlerinden esinli bir öpücük kondurmak istedi dudaklarıma. Düşünmeden, içgüdüsel olarak, toplumsal baskı ve kısıtlamaların öğrettiği şekilde, beni karanlık, kuytu, sota bir yere çekip öyle öpme gereği duydu. Biri görürse, bir şey derse, her şey bir anda bozulursa diye korktu.
Tüm bunlar sadece eşcinsel olduğumuz için böyleydi.
(Öyle miydi?)

Hayat düşündükçe, korktukça, kapının dışında kaldıkça tüyler ürperticiydi.


Önceki yazıları için tıklayınız




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla