|
Gey
Sözü

Çocukken,
birimiz bir söz verdik mi, diğerimiz hemen ardına yapıştırırdı:
Erkek sözü mü? Demek ki bir şekilde, daha o yaşta bize erkeğin sözünün
önemi kavratılmış, öğretilmiş, hiç yoktan ezberletilmişti.

Egemen…
Aslında
erkek derken, egemenden bahsediyorum. Erkek sadece egemenin kadın-erkek
ikiliğindeki çehresi. Ama bu tek çehresi değil tabii ki egemenin.
Beyaz da egemen, heteroseksüelde, Türk de… Tabii tüm bu kimliklerin
egemenlikleri belli bir yer ve zamanla sınırlı. Ne mutlu ki… Yani
mutlak bir egemen yok. Her egemen her an bir ezilen olarak da çıkabiliyor
karşımıza. Ama hep bir egemen var sonuçta. Dediğim gibi mutlak egemen
olmasa da… "
Egemenlik…

Egemenin sözü ile biliyor, egemenin gözü ile görüyoruz. Ezilen ya
da en iyi ihtimalle egemen-olmayanın sözü susturulmuş, gözü oyulmuş.
Dediğim gibi mutlak egemenlik diye bir şey, mutlak-egemenler yok…
Yani bir yanı, bir kimliği ile egemense kişi, bir başka kimliği
ile ezilen ya da egemen-olmayan… Türkiyeli Türk bir kadının, Türkiye'de
Türk oluşu ile egemenken, kadınlığı ile erkek egemenliğinin eteklerinde
küçük bir köy olması gibi…
Egemenlik kayıtsız şartsız…
Baştan yazmak, başka başka açılardan, başka sözlerle, başka gözlerle
yazmak… Ezberletileni sorgulamak, oyunu bozmak, egemenin sözüne
söz, gözüne göz eklemek… "Kıyıda köşede unutulmuş her insan, hayatı
kendi tarafından anlatırsa, işte ancak o zaman tarih bir işe yarar,
tarihten ders alınır," diyor Rahvan Giden Atlılar oyununda Özen
Yula. İşe yaramak değil, ders vermek de; sadece bir başka göz ve
sözle anlatmak. Anlatmak kendimi, olanca farklılığımla ve aynılığımla
aynı zamanda…
Bir eşcinsel erkek olarak, aklıma takılanları, düşünüp düşünüp de
içinden çıkamadıklarımı en çok, bana komik gelenleri, içimi acıtanları,
hayatın bana, size anlatmam için belki de, öğrettiklerini, bellettiklerini;
evet her şeyden önce bir gey gözü, bir gey sözü ile, anlatmaya çalışacağım.
Niyetim
budur.
Yani;
Egemenlik kayıtsız şartsız bir geyin olacak bu alanda.


Önceki
yazıları için tıklayınız
|