Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





 
 

Erkek ErkeğeGüncelleme: 23.01.2002

Aşka ara veriyoruz, şimdi haberler...*


Sokak lambalarının tümü sönmüş bir gecenin kabusu, ortalama kabuslara beş basar. Karanlığın en zifirisi, korkuların en yürek sökücüsü ve felaketlerin en yerle bir edicisi bu tür kabuslarda bol bol mevcuttur. Ter içinde uyandığınızda fark edersiniz ki kabus sandığınız şey gerçeğin ta kendisiymiş. Bugünlerde yaşadıklarımız bu tür kabusların en okkalısından. Bilmem kaç yüz katlı binalar bilgisayar efekti izlenimiyle çöküyor, dünyanın uzak refah köşesindeki bir halk daha dün adını bile bilmediği bir ülkenin insanlarının üzerine bombalar yağdırıyor. Kişisel kabuslarınız geçici bir süre için bile olsa tatile çıkabilirler. Bizde gerçekleri var.

Son birkaç ay içinde kim bilir kaç sevgili tek kaldı, kaç tanesi birlikte ölüme gitti?

Dünya üzerindeki aşkın ne kadarı eksildi, ne kadarı gözyaşlarına boğuldu?

Kişi başına düşen aşk sayısındaki oran ne kadar geriledi?

İkiz kulelerde eşini kaybedenlerin arasında eşcinseller de vardı. Onların da devleti aynıydı ve ilk kez, sahip oldukları devlet aşklarına eşit muamele yaptı heteroseksüellerin aşklarıyla. Eş tazminatından yararlanabileceklerdi onlar da. New York'un göbeğinde yasa dışı bir aşk yaşarlarken "yasa içi" oluvermişlerdi ölüm sayesinde. Devlet öyle babacan öyle sevecendi ki yaşanan zor günlerde "eşcinselleri bile" ayırmamıştı. Eşcinsel beraberliklerin meşruluğunu kabul etmişti. Tabii bu olağanüstü bir durumdu, sadece felaketlerde böyle bir şey söz konusu olabilirdi.

Siz bizim aşık eşcinsellerimizi nasıl ayırırsınız dercesine uzak ve egzotik ülkedekilerin kafasına düşen bombalar onların mutlu çiftlerini ayırmak için bire birdi. Ancak o ülkede zaten mutlu eşcinsel çiftler yoktu. Çünkü eşcinsel olduğu öğrenilenlerin üzerine bir duvar yıkılıyordu ve sağ kalırsa ruhunun temizlendiğine inanılıyor ve öyle yaşamasına izin veriliyordu. O yüzden bombalar heteroseksüel aşıkları ayırmakla yetinecekti. İlginçtir ki bombacıların aklına "eşcinsel haklarına karşı duyarsız oldukları için de bu bombaları sallıyoruz" demek gelmemişti. Oysa ki alacakları destek bu takdirde daha da fazla olabilirdi.

"Aşk bu, ölüme eştir..." derken sevgili şarkı sözü yazarı yoğun bir duygusallık mı yaşıyordu yoksa haberleri mi izliyordu? Şarkı sözü yazarının ülkesinde felaket anlarında bile ayrılıyordu eşcinsel aşk ve heteroseksüel aşk. Eşcinsellik en duyarlı dergi sayfalarında bile fahişelikle eş tutulduğu fıkraların içinde ancak yer alabiliyordu. "Böylesi ölümden beter" diye yeni şarkı sözleri merakla bekleniyordu.

Farklılık kültür yaratır, savaş kültürü yok eder. Eşcinsel aşkların sahibi eşcinsel kültür, farklı olduğu için bir kültür yaratmıştır ama bu kültür cinsel yönelim ayrımcılığı gözetmeksizin tüm duyarlı insanları içine alır. Ayrımcılık karşıtı herkes bu kültürün içindedir. Farklılıklara tahammülsüzlük kişinin önünü tıkar. Ama onlarla birlikte yaşamayı öğrenmek dünyayı çok daha renkli ve yaşanabilir kılar.

Aşkın eşcinseli heteroseksüeli yoktur. Aynı eşler arasında ya da farklı eşler arasındaki aşkın rengi hiçbir değişiklik göstermez. Aynı dokunuşlar, aynı öpüşler... İkiz kulelerde kaybolan şu kadar heteroseksüel aşk, şu kadar da eşcinsel aşk vardı diyemezsiniz.

Aşk yaşamak çok zor bugünlerde. Aşk rahatlık ister, kaygısızlık ister. Zorlukları aşmış olmak gerekir. Etrafta bu kadar duman bu kadar gürültü varken, gözlerimi nasıl kaparım da aşık olurum? Sevgilimin gözlerinin içine bakarken gözbebeğinde gördüğüm uçuşan füzeleri nasıl görmezden gelirim?

Her şey sakinleşene dek, toz duman sahneyi terk edene dek, sevme sakinliğime ulaşana dek, aşka ara veriyorum.


*Amerika'nın Afganistan'ı bombalamaya başlamasından sonra televizyonlara yansıyan ilk görüntüler üzerine yazılmıştır.

Uğur ALPER

 

 

Önceki

 




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla