Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





 
 

Erkek ErkeğeGüncelleme: 09.01.2002

Çağrışımlar- I


Eşcinsel erkeklerin, özelde heteroseksüel erkek sevme meseleşine feci takmış bulunuyorum. İnanılmaz bir aymazlık durumu gibi geliyor bu durum. Bir çeşit obsesyon hali gibi! "Bir heteroseksüelle yaşanan aşkın tadı hiçbir şeyde yoktur" cümlesini tüketen sanırım Michel Tournier idi, William S. Broughs değil. Yani bu eşi benzeri bulunmayan eşcinsel tevvekkül cümlesi, "Meteors"da geciyordu, "Queer" de değil.

Önemli olan doğallığı çoktan kabul edilmiş bu gerçeğin, literatürdeki yerini de çoktan almış olması. Bakınız Wilde'dan Ginsberg'e bütün bir külliyat içinde de bu durum cesur bir itirafa dönüşmüyor mu?

Ufuk Kuzey tatilden döndü, evinde minik bir tatilden dönüş yemeği verdi. Birden, durduk yerde "I Love Edi" dedi... "Yazsana Radikal İki'ye I Love Edi başlıklı bir yazı" dedim, "Yeterli malzemem yok, izlemedim ki o cehennem evde neler olup bitti" dedi... "İşte bu cehennemi yaz, bir de şu başlığı biraz aç yeter! " dedim... "Taraf olmaktan çekinirim" dedi.

BBG evindeki içi boşaltılmış gerçekliğin ve Edi&Hacer çekişmesinin, "Edi&Büdü" başlığıyla da ilginç bir okuma malzemesi oluşturabileceğini belirtmeye çalışırken, ısrarcılığım çoktan kabak tadı vermeye başladı. Tıpkı şimdiki gibi. (Evdeki Gökhan ve Cüneyt vakalarından hiç söz etmedik. Zaten onlar bir dahaki yazının konusu.)

"Can't get you out of my head" adlı şarkının solistini kucaklayamayan post-futurist klibinin yarattığı sanal şiddet, gündelik alan vizyonumuzu işgale devam ederken bir de "In your eyes" faciasıyla karşı karşıya kaldık. Ne kötü ki, bu Kylie şarkısı da -özellikle de club mix'iyle- diğeri gibi hiç fena değil! "In your eyes" yeni yılda her cinsel yönelimden herkesi dansettiriyor olacak; ben sevdim. Kylie olayı, elbette kendini "lesbian" ortamlarda daha vibratif duzeylerde hissettiriyor. Oysa Türkiye sınırlarında Seda Sayan olayı nasıl tezahür ediyorsa, Kylie Abla da Avrupa'da aynı biçimde tezahür ediyor. Heteroseksüel erkekler O sahnedeyken donlarını çıkarıp O'na doğru fırlatıyor, O ise erkeklerin yaşı geçkin lolitası olmak için soyunabildikçe soyunuyor, heteroksüel erkek bilincine üst üste ulaşılmazlık travması yaşatıyor. Sahneye atılan heteroseksüel erkek donları ve O'nun bu erkeklerin gözdesi olma obsesyonu, elbette bizim konumuzun tamamen (!) dışında kalıyor.

Tabii bir de... Suratındaki yandan yemiş ifadeye, şuh dudak büzmelere ve şehvet kırılmalarına rağmen ısrarla bakire olduğunu vurgulayan Britney olayı var... Yalancılık düzeyi yüksek, söylenen her şeye inanmakta ısrarlı, ikiyüzlü, post-modern birey bilinci işte burada da kanınızı donduruyor.

Şimdi bu Britney "Hollywood Production" bir film yapmış... Bu film Amerika'da vizyona girince ebeveynler, spekülatif medya ordusu, aile eğitim birlikleri ve Hollywood müptezelleri de birbirine girmiş. Filmdeki sahneler öylesine baştan çıkarıcı, öylesine erotikmiş ki Amerikalı ebeveynler "Çocuklarımızın bu filmi görmelerine asla izin vermeyeceğiz" diye açıklama yapmış.

Kendini şarkıcılık sanatına (!) adamış, onsekizlik masum bir bakire, şehvet ve pornografi yoluyla Amerika'yı bu kadar sallayabiliyor da neden bu 11 Eylül olayı Amerikalılar üzerinde "şok" etkisi yaratıyor anlamak çok güç. Yani bu Amerikalılar, tüm bu olup bitenlere, maruz kaldıkları yalancılık ve ikiyüzlülüğe rağmen hâlâ şaşırabilme özgürlüklerini kullanabiliyor.

Son günlerde MTV dahil tüm müzik kanallarında "Ben sana köleyim" diye şarkı söyleyip duran Britney ile heteroseksüel erkek sevmekte ısrarlı gey bilinci arasındaki şiddetli benzerliğe ise, şimdilik değinmeyeceğim. :)

Amerikalı J. D. Salinger'in "Gönülçelen" adlı kült gençlik romanı, benim üzerimde tüylerimi diken diken eden, sevimsiz bir etkiye sahiptir. Altmışların ikinci yarısıyla ya da yetmişlerin başıyla dünyaya gelen benim jenerasyonum, mürekkep yalamış, Türkiyeli heteroseksüel erkekler, bu romana bayılırlar. Onların başucu kitabıdır "Gönülçelen", benimse zıvanam!

Neyse işte, İncil katına yükseltilmiş bu kült roman, bizde de İpek Jöle Teoman'ın "Gönülçelen" adlı "kulakdelen" albümüne isim babalığı yapmış. Şarkı söyleme özürlü, Ajda artikülasyonlu Teoman, yıllardır bu kitabı okuyor, hayatını en iyi bu kitabın dillendirdiğine inanıyormuş. Uzun süredir "Ayıptır söylemesi ben de jölem gibiyim, bildik ve yeniyim" diye şarkı söyleyen Teoman'ın albümü "cover"larla adam olmaya çalışan, inanılmaz sakil parçalarla dolu, sakil bir albüm olmuş.

Elbette liseli ve üniversiteli genç kızlar bu albümü satın alabilmek için kendilerini paralayacaklardır. Bildik Teoman parantezi içinde söylüyorum, heteroseksüel ve trendy, modern metropol erkekleri, yapıp ettikleriyle en çekilmez, en tahammül dışı varlıklardır. Söylediklerinden çok giyip çıkardıklarıyla, yani tarzsızlıklarıyla anılmak isteyen bu tip erkekler, hiçbir yeteneği içlerinde tam olarak barındırmadıklarından sürekli çırpınıp dururlar. Sanat damarları fazlasıyla tıkalıdır ve bunu romantik çözümsüzlükleri ve hayvanseverlikleriyle aşmaya çalışırlar. Salinger okur, kendi mutsuzluklarına aşık olur ve mümkünse birtakım dergilere anlaşılmayan yazılar yazarlar.

.. Örnegin eşcinsel erkekler, bu tip heteroseksüel erkekleri asla tercih etmezler. Bunun bir sürü nedeni olsa da en güçlü nedeni, bu eşcinsellerin varoşta yasayan ve illegal olanın içinde yer alan diğer bir grup erkeği çok önceden, şehvet ve ihtirasla kesfetmiş olmasıdır. Bu eşcinseller, heteroseksüel ve trendy olan, modern metropol erkeğinden -eğer bu kişi onlara son sanat(!) yapıtını satmayı başaramayacak ise- ne fiziksel ne maddi, hiçbir zarar görmeyeceklerini bilirler.

Bilirler ki bu metropol erkeği onları aşağılamakta başarısız kalacak ve hiçbir tehdit unsuru yaratmayacaktır. Onları dövemeyecek, soyamayacak, öldüremeyecektir. Tüm bu imkansızlıklar da onları hepten itici kılacaktır. Bu yetememezlikleri erkeklik kılıflarını üzerlerinden hızla söküp alacaktır. Tehlikeli arzular ve rezil rüsva edici kölecil duygular, bu tip erkeklerin yumuşak koyunlarında asla tatmin bulmayacaktır.

Façasız ve kan kokmayan bir beden asla bir şey ifade etmeyecektir. Tüm bunların nedenini, bir sonraki yazıda tahlil etmeye çalışacağim.

Ufuk'a o yemek gecesi "Edi'nin sevgilisini gördün mü?" diye sordum... "Bataklık", "Kullanılıp atılmış prezervatif" dedi... Güldüm, yani fazlasıyla görmüş kızı falan filan. Sonra ertesi gün ekrandaki Edi'ye baktım... "Bu çocuk neden babasından nefret ediyor da babaannesine tapıyor?", "Neden kızları sürekli aşağılayıp onları ağlatıyor", "Neden buna rağmen ülkenin tüm kadınları ısrarla oylarını O'na veriyor?" bunları düşündüm. Yine şehirdeki eşcinsel cinayetlerini, Haneke'nin "Piyanist"ini düsündüm.

Yeri değil biliyorum ama kim Talking Heads'in "Psycho Killer"ini dinler de sevmez?! Kim gecenin örttüğü sokakları bir uçtan diğer uca yüreği ağzında ısrarla yürümez?

Bir sonraki yazıda size "Piyanist"ten, eşcinsel cinayetlerinden ve gasp olaylarından, Lale Müldür'ün olağanüstü aşk şiirlerinden, Kaos GL'nin partisinden, efsanevi Twenty cenazesinden, Björk'ten ve elbette BBG evinin geylerinden söz edeceğim. Belki gündem değişir. Kimse kendini ilgilendirmeyen tüm bu uzun saçmalıkları okumak zorunda değil.

Herkese kutlu mutlu, heteroseksüel umutlu 2002'ler... Tahammülsüzlüklerimle...

Evren Eren

Önceki

 




GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla