|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
30.
04. 2002

Baykuş
İmparatorluğu

Merhabalar,
Bu hafta da havadan sudan içerikte bir yazı yazmak durumundayım.
Ne yapayım hayatımda ve de çevremdeki insanların hayatlarında pek
kayda değer bir şey yok. Dahası, mevsim normalleri üzerine
bir şey de yazamam çünkü yaz sıcağından kış soğuğuna kadar her tür
iklim durumunu ve hayatı nasıl etkilediğini yazmışım. Şimdi başlasam
"Havalar da pek güzel oldu, ısınıverdi" diye, zaten bir avuç olan
okuyucu kitlem daha da azalacak. 
Neyse, okuduğum bir kitaptan bahsedeyim bari. Aykırı Yayınları'ndan
çıkan Baykuş İmparatorluğu adında bir kitap ulaştı
elimize. Minidev/mephisto netshop adında bir sanal kitapçı
açtık biliyorsunuz. www.garantialisveris.com/minidev
adresinden dükkanımıza ulaşmanız mümkün. Sayfanın tepesine bir banner
almadığım kaldı diyecektim ama belki de çoktan tepemde yerini almıştır
banner. Bir türlü bahsedemedim Baykuş İmparatorluğu'ndan.

Efendim,
kitabın adı, Mine G. Kırıkkanat'ın bir yazısının başlığından
alınmış. Kitapta geçen olayları anlatan, Radikal'de çıkan bir yazı.
Zaten Kırıkkanat kitaba da bir önsöz yazmış. Ben hâlâ konuyu
aktarmamış olmanın sıkıntısını yaşarken aklıma daha birçok şey geliyor
ama hafifçe frene bassam daha iyi. Konuya dönecek olursak, Cathy
O'Brien ve Mark Phillips'in gerçek yaşam öyküsü bu kitap.
Ancak öyle iddialar var ki yenir yutulur cinsten değil. Ben size,
tüm bu iddilar gerçekmiş gibi anlatayım ama siz ister inanın ister
inanmayın.

Amerika
Birleşik Devletleri'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan beri yürüttüğü
MK Ultra Hükümdar Projesi adında bir Zihin Kontrol Programı
vardır. Hitler'in yenilgisinden sonra, Hitler'in zihin
kontrolü çalışmalarını yürüten bilim insanları Amerika'ya getirtilir
ve CIA söz konusu projeyi başlatır. Olay, güçlü sınıfın, hiçbir
şekilde "ötmeyecek" her şekilde kullanılabilecek, beyni yıkanmış
ve tam olarak kontrol edilebilen köleler yaratması.
Kulağa "fiction" yani kurgu gibi gelse de kitapta verilen
ayrıntılar ve gösterilen deliller hiç de yabana atılacak cinsten
değiller ve insanın aklında en azından soru işaretleri bırakıyor.

Cathy O'Brien küçük yaştan itibaren babasının tacizine uğruyor
ve çocuk pornolarında kullanılıyor. Bu tür çocuklar da "zihin
kölesi" olarak yetiştirilmeye en uygun kişiler oldukları için
CIA tarafından bu programa dahil ediliyor. "Devlet büyüklerinin"
ve önemli insanların her tür tacizine maruz kalıyor. Seks
kölesi, haberci ve kurye olarak kullanılıyor. Bu insanların
Cathy ve Cathy gibileri kullanmalarının en büyük nedeni
tamamen "güvenli" olmaları. Çünkü öyle bir programa tabi
tutuluyorlar ki neyin gerçek neyin hayal olduğunu
ayırt edemiyorlar. Daha sonra Cathy'ye aşık olan Mark
Phillips onu bu cehennemden kurtarıp, tabi tutulduğu programlamayı
bozuyor ve hafızasını yerine getiriyor. Bu arada Cathy'nin
kızı Kelly de aynı şekilde kullanılıyor ve şu anda siyasi
suçlu olarak hapishanede tutuluyor.

Kitapta kimler kimler yok ki. O'Brien son dönem tüm
Amerikan başkanlarıyla sevişiyor. Ve çok ilginç iddialarla karşılaşıyoruz.
Örneğin Ronald Reagan'ın sübyancılığı, babalı oğullu Bush'ların
tacizleri ve dönen siyasi oyunlar. Cathy, Ortega'ya bile
haberci ve fahişe olarak gönderiliyor. Ayrıca çok önemli iddialar
arasında Bill Clinton'ın biseksüelliği ve Hillary Clinton'ın
lezbiyenliği var. İlginçtir ki Clinton çifti hakkındaki bu
iddialar Amerika'da daha önce de defalarca gündeme gelmişti. Ha,
tabii ki bir de Marilyn Monroe'nun da zihin kölelerinden
biri olduğu söyleniyor. Hiç de mantık dışı değil. Başkan'la yaşadığı
ilişki ve şüpheli ölümü. Zaten zihin köleleri belli bir yaşı aşınca
bedensel olarak işlevlerini yerine getiremeyecek hale geliyorlar
ve öldürülüyorlar.

Baykuş İmparatorluğu son dönemde okuduğum en sansasyonel,
kafa karıştırıcı ve bir yandan da sürükleyici kitap. Amerika'da
hiçbir yayınevinin basmadığı kitabı Mark Phillips kendisi
bağımsız olarak basıyor ve amaç süren mahkemelerde delil olarak
kullanılması. Belge ve resimler de içeren bu kitap Amerika'nın öteki
yüzünü gün ışığına çıkarıyor. Ben şahsen çok etkilendim. Şimdiden
iyi okumalar.

Neşeli kalın.

Uğur ALPER


Diğer yazıları için tıklayın
|