|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:05.09.2000

BİR
RESMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Yirmili yaşlarda iki delikanlı. Ayaktalar, arka arkaya. Biri diğerinin
arkasında durmuş, eli önündeki arkadaşının beline ilişmiş. Kamuflaj
elbisesi giymişler ve boyunlarını eğmiş, yerdeki silahlarına bakıyorlar.
Açık mavi, bulutlu bir fonun önündeler; stüdyonun ışıkları yüzlerinde
gölge bırakmasın diye şapkalarını enselerine doğru kaldırmışlar...
Son günlerde internette gezinen pek popüler resimlerden birini tarif
ediyorum, sanırım anladınız... Bana bir arkadaşımdan gelen bu resmin
iliştirildiği e-postanın konu satırında "Latent eşcinsellik ve
homo-erotizm" yazıyordu. Eşcinsel tartışma listelerinde ise
bu resim dumurla karşılanıyordu ve insanlar ne söyleyeceklerini
bilemiyorlardı. Resimdeki iki erkeğin birbirine sarılışı, yerdeki
silahlara bakışı ve yerdeki silahların duruşu gibi birçok anlam
yüklenebilecek imgelerle dolu bu resim.

Esas olarak şark kültüründe erkek-erkek yakınlaşmasının çok
doğal olması, sadece erkeklerin bulunduğu okul, hapishane, askerlik
gibi ortamlarda yakın dostlukların oluşması, erkek dayanışması,
Akdeniz insanlarının dokunmayı sevmesi gibi açıklamalarla da bu
resmin hiçbir eşcinsellik çağrışımı yapmadığı da iddia edilebilir

Bence bu resim iki askerin son derece "masum" düşüncelerle stüdyoya
girmesi ve içindeki sanatçı ruhu vesikalık resimlerde ve
düğün resimlerinde gösterme fırsatı bulamamış bir kenar mahalle
fotoğrafçısının eline düşmeleri sonucu ortaya çıkmış. Bu yüzden
bence kafalarımızı bu iki askere değil de bu resmi çeken fotoğrafçıya
yoralım biraz. Ya da ikisine yormayalım, hoş, ilginç ve
esprili bir resim deyip geçelim.

Şark
ve Eşcinsellik
Doğulu toplumlarda kadın-erkek ilişkileri, özelikle de İslam'ın
etkisiyle hep birbirinden ayrı olmuştur. Bu da erkek-erkek kadın-kadın
yakınlığının yoğunlaşmasına neden olmuş ve "cinsel tehlike"
olarak görülen kadın-erkek yakınlaşmasına alternatif olduğu
için teşvik edilmiş. Batı toplumlarında birbirine sarılıp yürüyen,
sık sık dokunan erkeklere tuhaf gözlerle bakılırken, bizde bu tür
hareketler sokakta bile yapılsa dikkat çekmez.

Bu yüzden bizimki gibi toplumlarda bu aynı cins arkadaşlığına
sıcak bakılması birçok eşcinsel ilişkiyi kamufle etmekte kullanılıyor.
Hiç evlenmeyen bir erkeğin hep bir "ev arkadaşı" olabilir,
aileler bir erkeğin en yakın erkek arkadaşını nedense "kendi
oğulları" gibi sever, kızlarının ise aralarından su sızmayan
bir kız arkadaşı olmasından ve hatta onunla aynı yatakta yatmasından
bile şüphelenmezler.

Eşcinsellik
hayatımızdan o kadar soyutladığımız bir şey ki, birçok gey
ve lezbiyenin anne babası, fark etmeyi bırakın, durumu açıkladıklarında
bile bir süre inanmıyorlar. Televizyondaki bir ünlü, gazetede
hakkında haber çıkan biri, hatta komşunun çocuğu bile eşcinsel olabilir
ama bu öyle "uzak" bir durumdur ki, kendi çocuklarının
eşcinsel olmasını anne babanın aklı almaz ve reddeder.

Aile - eşcinsel
evlat ilişkilerini de haftaya yazacağım.
Neşeli kalın.
Uğur
Alper

Diğer
yazıları için tıklayın
|