



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
21.08.2001

Yaz
aşkı olmadı, sonbaharı denemeli

Krizmiş sıcakmış derken yaz bitti bile nerdeyse. Yağmurlar
başlayınca ben otomatikman sonbahar moduna girdim. Oysa ki
birkaç gün sonra kızgın sıcaklar geri dönecekmiş. Ancak olsa
olsa bir iki hafta daha sürer o sıcaklar ve ben de sonbahar moduma
geri dönerim.

Nedense, iç karartıcı da olsa, yağmurlu ve hüzünlü de olsa sonbahar
aşk çağrışımları yapar hep. Tabii biraz acılı, ayrılık eğilimli
bir aşk çağrışımı. Aslında kış hariç her mevsimin bir aşk
bahanesi var. Bahar aşkı denilen şey doğanın uyanmasıyla insanların
da içinin kıpırdanması üzerine ortaya çıkıyor bilindiği üzere. Yaz
aşkı da, meşhur, aynı kıpırtının tutku halini almış,
genelde deniz kenarından gerçekleşen ve kısa olması tercih
edilen bir tipi. Eh, sonbahara da ben bir aşk uydurdum, bir tek
kış kaldı.

Kış aşkı nasıl olur bilemiyorum. Daha doğrusu kışın aşk
başlar mı bilemiyorum. İnsanlar kendilerini daha çok soğuktan
korumaya odakladıkları için akıllarına başka şeyler gelmiyor olabilir.
Zaten o korunma içgüdüsüyle kendilerini güzel şeylerden de
koruyor olabilirler. Sokakta bakışmalar bile daha zordur
kış günlerinde. Dişler birbirine takır takır vururken donmuş
dudaklarla gülümsemek haliyle zor oluyor. Ama sonbahardan bir
şeyler ayarlamışsanız kapalı mekanlarda o aşkın tadı bir başka olur.
Sıcak sıcak, yakın yakın. Dikkat edin kışın ayrılıklar azalır.
Filozofça bir tespit değil belki ama ben birkaç kıştır buna dikkat
ettim.

Sonbahar bahardan sonra bence uzun aşklar için en iyi
başlama zamanı. İnsanlar duygusallıklarının doruğunda, hassas
ve kırılganlar. Yani birilerine dayanmaya, birilerinin sıcaklığını
hissetmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyorlar. Ardından
gelen kış da aynı duyguyu devam ettirdiğinden mırıl mırıl
sürer ilişkiler. Baharda zaten aşk düğmesine basıldığından
ilişki sorunsuz geçer. Yazın biraz dikkat etmek lazım. Malum, insanın
kanı kaynar, bir sürü şey olabilir. Çiftler birbirine sahip çıkıp
yazı da atlattı mı sonbahar zaten kolay. Böylece bir yıl
tamamlanır.

O ilişki bir yıldır sürüyorsa zaten kısa bir süre içinde
bitmez. En az bir yılı daha vardır artık. Bir dahaki yıla
da ayrılmazsa çift otomatikman süre iki katına çıkar ve dört
yılı garantilemiş olursunuz. Ama artık dört yıldan sonrasını bilemiyorum.
Bilimsel araştırmalara göre aşkın vücutta yarattığı kimyasal
hareketler iki yıl sonunda tükeniyormuş ve o noktadan sonra
devam eden ilişkiler daha çok dostluk-arkadaşlık şeklinde
ilerleyip tutkuyu azaltıyormuş. Aslında en iyisi bu: İki
yılda bir sevgili değiştirmek. Ama eskileri de atmayıp dost
olarak saklamak.

Bunları bilgiç bilgiç yazdım ama valla sadece kendi kişisel his
ve görüşlerim. Tabii ki kendi gözlemlerime dayanıyor. Bugüne
bugün görmüş geçirmiş bir insanız. "Kaşar" statüsüne erişmek
kısmet oldu anlayacağınız. Ama hâlâ aşk cesaretsizliğimi
koruyorum. Zaten koruya koruya bir hâl olduğum öyle çok şey var
ki. Aslında salıp bırakmak lazım. Bunu bir kere başardıktan sonra
baharmış, yazmış hiç önemli değil. En güzel sonbahar aşkı benim
olacaktır.

Bu arada uzun zamandır yazmayan kaçak Zeynep Aksoy sonunda
yazdı! Ben de onun bir ara yaptığı haftanın şarkısı tadında bir
kaç satır yazdım.

Neşeli
kalın
Günün şarkısı: Gitti Gideli (Tarkan'ın albümdeki 4. şarkısı.
Sonbahar tadında)
Haftanın filmi: Sweet November-Kasım'da Aşk Başkadır (Vizyondan
kalktı ama olsun)
Haftanın sanatsal güzelliği: Ebru sanatı (Bizi mikro ve makro
alemlere götürür.)

Uğur ALPER

Diğer yazıları için tıklayın
|
| |
|



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN
PEMBE
SAYFALARI

ROMEO
& ROMEO

JULIET
& JULIET

KADIN
KADINA

ERKEK
ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL
BİLGİLER

MEKANLAR
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|