



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
07.08.2001

Yurtdışı
yaşam hayalleri

Merhabalar
Son dört beş aydır malum nedenlerden dolayı Batı ülkelerinin konsolosluklarına
vize başvuruları inanılmaz artmış. Tabii sadece vize değil,
göçmenlik başvuruları ve ilticalar ya da bunun planlarını yapanlar
da arttı. Aslında buralardan gitme hevesi sadece Kanada,
Amerika gibi ülkelere değil Hindistan'a da kanalize
oluyor. Avustralya ve Kanada'ya göçmen olarak gitmek
öteki ülkelere göre biraz daha kolay olduğu için bu ülkelere yapılan
başvurular daha çok olsa da, buralar düzelene kadar gidip bir
yıl Hindistan'da yaşamak da duyduğum parlak fikirler arasında.
Bunun nedeni de "Hindistan'da ayda 100 dolara krallar gibi yaşarsın
abiii" efsanesi.

Hindistan olayı aslında efsane değil. Gerçekten
de gidip yaşayanlar var 100 dolarla. Ama aynı paradan daha azına
Pakistan, Bangladeş gibi ülkelerde de yaşanabilir. Tabii
Hindistan'a insanları çeken tek şey para değil
aynı zamanda oranın dayanılmaz mistisizmi. Yine aynı şekilde
az paraya hayatta kalınabilecek başka bir ülke de Kolombiya'ymış.
Güney Amerika'da bir yılını geçiren ve şimdi keşke dönmeseydim diyen
bir arkadaşım cebinde iki bin dolarla gittiği Güney Amerika'da
bir yıl rahat rahat yaşayıp Güney Amerika ülkelerini dolaşmıştı.

Bunlar alternatif kaçış ülkeleri. Ama esas ilgi yukarıda
da belirttiğim gibi Amerika, Kanada ve Avustralya'ya. Benimse
sonuçlarını esas merak ettiğim, göçmenlik şartlarını yerine getiremeyecek
olup (eğitim, belli bir para) iltica yoluyla kapağı bir yerlere
atmak isteyenler. Eşcinseller ve travestiler arasında en çok rağbet
gören seçenek bu. Son birkaç ayda, Hollanda'ya, İngiltere'ye
ve Amerika'ya iltica eden, ya da etmeye çalışan ve prosedürleri
hâlâ devam eden travesti ya da transseksüeller var.
Benim kulağıma gelmeyen gey ya da lezbiyen ilticacılar olduğuna
da eminim.

İltica nedeni olarak genelde eşcinsellerin Türkiye'de
maruz kaldığı şiddet gösteriliyor ve mülteci
avukatları bu konuda delil toplamaya çalışıyorlar. Özellikle Avrupa
ülkeleri bu konuda hassaslar ve travestilerin iltica çabaları çoğunlukla
Hollanda'da karşılığını buluyor. Ama her iltica planlayan öncelikle
orada bir "koca" bulma şansını deniyor önce. Çünkü çok daha
zahmetsiz bir şekilde oturma izni alınabiliyor. Hollanda'daki
eşcinsel evlilik yasasıyla bu tür işler çok daha kolay hale
geldi.

Travestilerin ayrıcalıklı durumu dışında iltica ya da başka
yollarla yurtdışına yerleşmeye çalışmak bugünün şartlarında çok
mantıklı görünüyor ancak aynı zamanda alınan büyük bir risk.
Burada yapabileceği her şeyi deneyen biri için ancak son
çare olarak görüyorum yurt dışına gitmeyi. Çünkü gidilen yerde
çalışma izni, oturma izni gibi birçok yasal problem çıkacaktır
ve bunlar insanın yaşamını buradakinden çok daha zor bir hale getirebilir.
Bir yandan da kapak atılabilecek gelişmiş bir ülkede yaşam standartları
bizden çok daha yüksek olacağı için orada çalışılan -kaçak bile
olsa- en kötü iş bile buradan iyi olabilir diye de düşünebilirsiniz.

Yaşanan deneyimlere bakıldığında hem başarı hem de başarısızlık
öyküleri mevcut. Hollanda'ya "ne olursa olsun" yerleşmek
için giden ve bunun için ilticayı bile göze alan gey bir tanıdığım,
ilticaya gerek kalmadan kayıtlı beraberlik kanunu
sayesinde bir adamla yaşamaya başladı ve artık vatandaş oldu. 1998'de
iltica eden iki genç gey ise bir süre mülteci kampında tutulduktan
sonra Türkiye'ye geri gönderildi.

Umarım bir şekilde yurtdışına gitmek bizim için en iyi seçenek
olmaktan kısa zamanda çıkar. Yoksa zorunlu bile olsa benim
gibi bu fikre en uzak olanlar dahi bunu makûl bir seçenek
olarak görmeye başlayacaklar.

Neşeli
kalın

Uğur ALPER

Diğer yazıları için tıklayın
|
| |
|



GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN
PEMBE
SAYFALARI

ROMEO
& ROMEO

JULIET
& JULIET

KADIN
KADINA

ERKEK
ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL
BİLGİLER

MEKANLAR
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|