|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
26.06.2001

Mutluyum,
gururluyum, onurluyum

Küçük şehirlerde yaşayan birçok insan için oranın "kurtuluş
günü" yılın önemli zamanlarından biridir. Bunun gibi erik
festivali, karpuz şenliği, halk oyunları yarışmaları
gibi gelenekselleşmiş kutlama olayları da dört gözle beklenir. Biz
eşcinsellerin de karpuz festivali işte yılın bu zamanlarında
gerçekleşiyor. Hani televizyonda haberlerin sonunda "light"
haberler veriyorlar ya. Kedi-köpek arkadaşlığı, yaz modası esintileri
gibi haberlerin gösterildiği o kısımda "bilmem hangi ülkede eşcinseller
yürüdü" haberini spiker hafif gülümseyerek sunar. Haber bittiğinde
de aynı gülümsemeyle "bizi izlemeye devam edin" falan der.

En son yakaladığım eşcinsel yürüyüş haberi Brezilya'dandı.
İki yüz bin eşcinsel yürümüş. Bu yürüyüş izinliymiş ve belediye
başkanı da bir konuşma yapmış. Brezilya'da bu "gay parade"
beş yıldan beri yapılıyormuş. Maaşallah dedim, başka da bir
şey diyemedim. Tamam biliyoruz, Paris'te San Francisco'da milyonlar
yürüyor ama Brezilya gibi, en az Türkiye kadar zor bir gey yaşamın
sürdüğü bir ülkede bu rakam çok sevindirici. Geçen yıl hatırlarsanız
"Europride" İtalya'da yapılmıştı, Vatikan çok kızmıştı. Europride,
her yıl Avrupa'nın bir şehrinde yapılan Avrupa'nın en büyük "Pride"
yani "Onur Günü" etkinliği. Eh, sıra İstanbul'a da gelecek elbet.

Eşcinseller neden yılın bu zamanlarında delilenir, sokaklara
dökülür? Acaba yaz sıcağından bunalıp "ay çekemem"
deyip üzerlerinde ne varsa çıkartıp kendilerini caddelere mi atıyorlar?
Tarihin Pembe Sayfaları köşemizde
Stonewall olayları üzerine bilgilendirici
bir yazı var. Neden bir nevi kurtuluş günü olarak eşcinseller
bu zamanı seçmişler, geçen sene yazmıştım. Ancak olay artık basit
bir kutlamayı aşmış, görülebilirlik, toplumun geri kalanına
eşcinsellerin varlığını hatırlatmak için bir araç olmuş.
Ama gözlemlediğim kadarıyla söz konusu "toplumun geri kalanı"
sokaklarda inanılmaz kıyafetlerle yürüyen eşcinsellere hayvanat
bahçesinde numaralar yapan maymunlara baktıklarından farklı bakmıyorlar.
Eşcinseller de hazır sokaklara dökülmüşken biraz eğlenelim
dediklerinden, dans klüplerinde giydikleri kıyafetlerle eğlenceli
bir şov sunuyorlar.

Bizler tabii henüz sokaklarda topluca yürüyemiyoruz ancak her geçen
yıl Pride kutlamalarımızın içeriği genişliyor. Son birkaç
yıldır Lambda, İstanbul'da bir parti düzenliyordu. Bu yıl
etkinlikler çeşitlendi. Parti tabii ki var. Bunun yanında film gösterimleri,
açılış kokteyli, Küçük İskender, Yıldırım Türker, Fatih Özgüven,
Mete Özgencil söyleşileri mevcut. Parti, mekânlar köşesinde
tanıttığımız Orange adlı klüpte yapılacak. Öteki etkinlikler içinse
lambda@lambdaistanbul.org
adresine yazar ya da www.lambdaistanbul.org
sitesine bakabilirsiniz.

"Pride"ın Türkçesi "gurur". Ancak bu şekilde Türkçe'ye
çevrildiğinde fazla militanca bir tavrı çağrıştırıyor. Hiçbir
cinsel yönelim insanın gurur duymasına vesile olamaz. Bu herhangi
bir ırk ya da millete mensup olmaktan gurur duymak gibi bir şey.
Bir tür milliyetçilik. O yüzden Türkçe kullanmak zorunda kaldığımızda,
kulağa daha makul gelen "Onur" sözcüğünü kullanıyoruz. Önümüzdeki
hafta sonu oldukça hareketli geçecek. Şehir dışından arkadaşlarım
buradaki etkinlikler için geliyor ve yurt dışından olayları izlemeye
gelecek gazeteciler var. Ancak hiçbir etkinlik basına açık değil.
Onurlu olsalar da eşcinsellerin birçoğu hâlâ saklı yaşamak zorunda
olduklarından bu tür önlemler alınıyor.

Neşeli kalın

Uğur
ALPER

Diğer yazıları için tıklayın
|