|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
19.06.2001

Eşcinsel
miyim neyim

Ay havalar çok sıcak oldu. Apartmanın son katına konuşlanmış
evimin tepesinde çatı olmaması pek bir kötü etkiliyor benim havamı
da. İnsanın canı da sıcakta hiçbir şey yapmak istemiyor. Aslında
soğuklarda da bir şey yapmak istemediğim çok zaman oldu. Hava bahane
işte, insan tembel olunca... Ama yazımı isteksiz yazdığımı
sanmayın ha... deeeermişim. Of, ben iyice geyiğe sardım.
Bu arada eşcinsellerin üzerine iyice çöktü bu yaz rehaveti. Köşe
yazarlarım Zeynep'ten, Yeşim'den, Ufuk'tan,
Evren'den ses seda çıkmıyor.

Bugün Dawson's Creek'i izlerken sinir oldum. Meşhur gey karakter
Jack, sonunda Tobey ismindeki arkadaşından hoşlandığını itiraf
etti ve sanırım öpüştüler ama tam öpüşecekleri sırada cnbc-e'nin
koskoca e'si ekranda beliriverdi. "Eeee?" dedim, meğer reklam koyacakları
tutmuş. İlk özel televizyonlar çıktığında erotik film gösterirken
böyle yaparlardı. İzleyiciye bol bol reklam yapar sonra tam sevişme
sahnesinde reklam koyarlardı. Bu arada oyuncular reklam boyunca
da durmaz sevişirlerdi ve reklamlar bittiğinde bir bakardık ki ya
yatakta sigara içiyorlar ya da toplanmışlar giyiniyorlar. "Tüh
ya, yine kaçırdık" derdim hep. Biz bugüne bugün Tarkan'ın erkeklerle
çekilmiş en "edepsiz" fotoğraflarını görmüş insanlarız. Smokinli
iki genç erkeğin (Jack'le Tobey mezuniyet balosuna beraber gitmişlerdi
de) öpüşmesi bize vız gelir. Eğer bu çocuklar öpüştü de cnbc-e göstermediyse
şiddetle protesto edeceğim.

Tarkan'ın resimleri demişken, Pazar günü Radikal İki'de
çıkan yazısında Yıldırım Türker döktürmüş. Eğer okumadıysanız
gazetenin web sitesinde rahatlıkla bulabilirsiniz, bence eşcinsellik
konusunda Türkiye'de yazılmış en güzel yazılardan biri. (Bir de
Nil Gün'ün "Kendine Gel ve Düzel Güzin Abla" yazısı
vardır. O da Radikal İki arşivlerinde vardır mutlaka.)
Artık Tarkan olayını tartışmak çok lüzumlu bir uğraş gibi
gelmiyor. Tüm köşe yazarları yazdı çizdi, hâlâ da yazıyorlar. Tarkan
sayesinde eşcinsellik yine gündemde. Avrupa'daki gey siyasetçiler,
"bizde öyle şey olmaz" diyen milletvekilleri manşetlerde. Ben bu
yazıyı yazarken Tarkan dinliyorum, çok da keyif alıyorum. Son olaylardan
sonra Tarkan'cığımı daha bir bağrıma basasım
geliyor.

Yıldırım Türker'in yazısında beni mutlu eden şeylerden
biri de "gay"i "gey" diye yazmasıydı. Uzunca bir süredir,
eşcinsellikle ilgili yazıp çizenlerin arasında böyle bir eğilim
olduğunu duymuş, miniDEV'de de hep "gey" yazdığımı
görmüşünüzdür. Madem bu sözcük gazetelere kadar girdi, halkın ağzına
düştü, Türkçe de aşağı yukarı yazıldığı gibi okunan bir dil, zorlanmasın
kimse gey diye yazıp okunsun işte. Bunun "gay" diye yazılmasında
ısrar edenlerin çoğu da eşcinsel ve sözcük gey'e dönüşürse eşcinselliğin
insana birçok ortamda sağladığı "olumlu bir farklılık, egzotiklik
ve çekicilik" kaybolacak. Yani eşcinseller sıradanlaşmak
istemiyor. Oysa ki insanların kafasında gerçekle alâkası olmayan
bir eşcinsellik canlandırmalarına engel olmanın yolu eşcinselliği
bu şekilde uzaklaştırmaktan değil, insanlara yakınlaştırmaktan geçiyor.

Bu konular açılınca hakim olamıyorum kendime, ne varsa aklımda saçıp
döküyorum. Ne isteksizlik ne yorgunluk kalıyor. Ne demiş yüce Sezen
Aksu: "İşte kuzu kuzu yazdım". Şarkıyı da hafiften terennüm
eylemişken söyleyeyim, remiksleri pek bir oynak, pek bir başarılı.
Kampanya başlatacağım, mekânı ufaltan H2000 müzik festivalinde
Tarkan da çıksın, şarkı söylesin, oynasın. Bu arada arkada
dev ekranda Tarkan'ın plajda erkeklerle çekilmiş resimleri
gösterilsin. Resimler değiştikçe izleyiciler alkışlasın. Sonra Tarkan
Taksim meydanında Pride yürüyüşü için toplanmış eşcinsellerin
yanına gitsin, bir de Pride etkinliklerinde konser versin. Ardından
Tarkan ve beraberindeki heyet Gümüşsuyu'ndan Beşiktaş'a doğru
yürüsün.

Neyse, artık ben gidip chat yapayım. Nickim de KuzuKuzu
olsun.

Neşeli kalın

Uğur
ALPER

Diğer yazıları için tıklayın
|