|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
29.05.2001

Yaz
geldi böyle oldu

Bizim Genç bölümünde okumuşunuzdur, geçtiğimiz hafta
sonu kentin güzide kulüp-cafe-barlarından Godet'nin Kınalıada'da
düzenlediği 24 saatlik bir dev bir parti vardı. Kambersiz
düğün olur mu, biz de toparlandık giyindik süslendik bu hoş etkinliğe
katılmak üzere yola çıktık.

Kabataş'tan motorla Kınalıada'ya yapılan yolculuk havanın
hafif serin olmasına rağmen oldukça keyifliydi. Motoru dolduran
insanlar eli yüzü, üstü başı düzgün, senin benim gibi tiplerdi.
Bu pek rahatlatıcıydı. Çünkü genelde bu tür partilere bir de beyaz
gömlekli adamların yanında uzun topuklu, gece elbiseli, kollarının
altına minik çantalar sıkıştırmış kadınlar da gelir ve gece boyunca
dans pistinde ya çantaları bir yerinize çarpar ya da o savurdukları
saçları oranıza buranıza değer durur, kıl olursunuz. Motorun
püfür püfür esen üst güvertesinde söz konusu insanlardan hiç yoktu.
Ancak daha sonra bir arkadaşımdan onların üşümekten korktukları
için motorun alt katındaki kapalı kısmında toplandıklarını öğrendim.

Adaya yaklaşıp uzaktan da olsa şöyle bir gördüğümüzde gözlerimiz
ışıl ışıl oldu. Parti mekanının bulunduğu koy pırıltılar içindeydi
ve rengarenk spot ışıkları gökyüzünde dolanıyordu. Adaya indik ve
hemen çevreyi keşfe çıktık. Bar nerdeydi, ne gibi
atraksiyonlar vardı öğrenmemiz gerekiyordu. İskele kısmı
pek kalabalık değildi, esas kalabalık havuzun olduğu üst kısımdaydı.
Ama aşağıdaki müzik daha bir ilgimizi çekti ve orada kaldık. Biz
orda olduğumuzdan mıdır nedir, birden kalabalıklaşmaya başladı bulunduğumuz
mekân. Kalabalık olunca da haliyle daha çok eğleniliyor.

Havuz kenarındaki kalabalığın önemli bir kısmı yukarıda bahsi
geçen kadın tipinin yanındaki beyaz gömlekli erkeklerden
oluşuyordu. Anlayacağınız bir ara oldukça "piyasa" bir ortam vardı.
Bir yandan da parti ve kulüp ortamlarında her zaman
olduğu gibi oldukça yoğun bir gey kalabalık da vardı. Nereden
anladın demeyin, anlaşılıyor işte. Ortalığı kolaçan eden bir arkadaşımın
dikkatimi çekmesi üzerine hem beyaz gömlekliler hem de eşcinsel
kalabalık arasında anlamsız göz göze gelmeler, hatta kesişmeler
gerçekleştiğini fark ettim. Hah, tamam bu haftaki yazımın malzemesi
hazır!

Acaba neden hetero erkekler ki kesişenlerin çoğu öyleydi,
bu tür mekanlarda kesişir dururlar ki? Bir iktidar savaşı
mı, kıllanma mı yoksa "seni beğendim ama mâlum, toplum buna
hazır değil" mesajı mı? Valla bıraksan hepsi birbirini çıtır
çıtır yer bunların dedim içimden. Tabii bu kesişenlerin bazıları
da kız arkadaşına sarılarak kesişme işini yapıyor. Aklıma şu şampuan
reklamı geliverdi. Hani adam kız arkadaşının gözlerinin içine bakıp
arka masada oturan çocuğun saçlarını okşuyor ya...

Ben o gece aradığım buzağıları öküzlerin altında bulmuştum.
Ama kendime de o kadar haksızlık etmeyeyim, birazcık gözünü açıp
da bakan biri benim gördüklerimi kesin görürdü.Şimdi sırada h2001
var. Türkiye'in Woodstock'ı. Bu yıl yine Ömerli'de üç
gün sürecek (sanırım 22-23-24 Haziran) bir müzik festivali.
Çadırlarımızı, uyku tulumlarımızı alıp üç günümüzü Ömerli'de geçireceğiz.

Haydi hayırlısı...

Neşeli kalın

Uğur
ALPER

Diğer yazıları için tıklayın
|