|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
24.04.2001

Ankara'nın
taşına bak

Ben
bu yazıyı yazarken Baharankara toplantıları son hızıyla devam
ediyordu. Baharankara üç yıldır devam eden "eşcinsel buluşma"
dizisinin son halkası. Bu toplantılarda eşcinsel gruplar bir araya
gelip sorunlarını tartışıyor, çözüm yolları arıyor. Tabii
işin eğlenceli kısmı da var. Ankara'da piknik, İstanbul'da
boğaz gezisi, tiyatro gösterileri gibi etkinlikler de programın
parçaları oluyor. Uzun zamandır görüşmeyen dostlar görüşüyor, hararetle
fikirler tartışılıyor, yeni dostluklar kuruluyor.

KAOS GL ve Gayankara gruplarının organizasyonunu yaptığı
Bahankara'nın programı bu yıl çok sağlamdı. KAOS Kültür
Merkezi açıldığından beri Ankara'da işler daha bir yolunda gidiyor,
gelen haberler daha bir güzel oluyor. Böyle bir mekânın varlığı
programı da olumlu yönde etkilemiş. Hiçbir şey aksamadan tıkır tıkır
işledi, bu da bizi keyiflendirdi.

Cuma gecesi büyük bir grup İstanbul'dan trenle yola çıktık
ve sabah bizi organizasyondan arkadaşlarımız karşıladı ve KAOS
Kültür Merkezi'ne götürdü. Tam 23 Nisan çocukları gibiydik.
Ankaralı arkadaşlarımız bizi evlerinde misafir edecekti. Aslında
23 Nisan'ı başkentte kutlamak çok da uygun düşüyordu. Öğlen başlayacak
atölye çalışmaları ve sunumlara kadar biraz dinlenmek
üzere evlere çekildik. Saat 13:00'de üç ayrı odada gerçekleşen
sunumlara katıldık, tartıştık.

Öğleden sonra İnsan Hakları Derneği'nde Tuğrul Eryılmaz
ve Tayfun Gönül'ün katıldığı "Medya ve Azınlıklar"
söyleşisine gittik topluca. Keyifli geçen söyleşiden sonra tekrar
Kaos Kültür Merkezi'ne dönüp ikinci sunumlara geçtik. Zeynep
Aksoy'la beraber hazırladığımız lezbiyenlik ve gizlilik konulu
atölye çalışması çoğunluğunu kadınların oluşturduğu geniş bir grubun
katılımıyla gerçekleşti. Bu arada proje yönetimi, kurumsallaşma
ve örgütlenme gibi konularda da sunumlar yapıldı. Sunumlardan sonra
şehir dışından gelen arkadaşların çoğu yorgundu ama duyduğumuza
göre yine de Ankara'nın gey barlarında bir hareketlenme görülmüş.

Ertesi sabahın bir kör saatinde iki otobüs Işık Dağı'na piknik
yapmak üzere yola çıktık. Bir grup lezbiyen arkadaşımızın baş başa
kalmayı tercih edip pikniği ekmesine bozulduysak da bu, neşemizi
kaçıramadı. Soğuk havaya rağmen güçlü bir şekilde ilerleyip pikniğimizi
yaptık. Yağmur nedeniyle erken bitirmek gerekti ama doğrusu orada
ıslanmanın zevki bile bir başkaydı.

Bu yazıyı yazdığım gün, son gün pazartesi, şu saatlerde, benim de
biraz sonra katılacağım "Eşcinsel Hareket Nereye?" konulu
final toplantısı yapılıyor. Cumartesi günü yapılan çalışmaların
toparlanması, bir değerlendirme yapılmasıyla geçecek toplantı eşcinsel
grupların bundan sonraki çalışmalarına da ışık tutacak gibi gözüküyor.
En azından umudumuz bu yönde.

Başkent Ankara bana hep asık suratlı, gri bir şehir gibi
gelmiştir. Üzgünüm ama bu fikrim hâlâ aynı. Ancak buradaki insanlar,
arkadaşlarım, yapılan etkinlikler buraya gelmek için
de çok geçerli nedenler.

Neyse, ben yine de Ankara'nın en çok İstanbul'a dönüşünü seviyorum.
Ankara'dan sevgiler...

Neşeli
kalın.
Uğur
Alper

Diğer yazıları için tıklayın
|