|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
24.12.2000

Nerede
o eski bayramlar

Sevgili Sedat,

Telefon, faks, e mail derken mektup yazmayı unutmuşuz değil
mi? On sekiz yaşındaki bir arkadaşım yine kendi yaşında bir çocukla
tanışmış. Bugün bana telefonda saatlerce onu anlattı. Birden eski
günlere döndüm. Tam da bayram, yılbaşı derken yazmam gereken tebrik
kartlarının listesini çıkarıyordum. Listede sen de vardın. Kart
yerine mektup yazsam nasıl olur diye düşündüm. Arkadaşımla konuştuklarım,
karttı, bayramdı derken kendimi eski ahşap evimizin oturma odasında
buldum. Her şeyi öyle ayrıntılı hatırlıyorum ki bir kış devrilen
sobanın halının köşesinde bıraktığı yanık izi bile gözümün önünde.

Babaannemlerle oturduğumuz o büyük evde bayram telaşları
bile bir başkaydı. Arefe gün iyice kızışan koşuşturmalar, alışverişler
akşama doğru yerini yorgunluğa bırakırdı. Benim bayram heyecanımın
başlıca nedeni ise sen olurdun hep. Anneme en az on kez sorardım:
"Şefika teyzeler de gelecek değil mi Afyon'dan?" Annem üçüncü seferden
sonra duymazdan gelmeye başlardı. En uzak olsa bile en sevdiğim
akrabamdı Şefika teyze. Çünkü hep seni bana getirirdi.

Neden sadece bayramda gelirdiniz ki? Ve neden sadece birkaç
gün kalırdınız? On beş gün bizde kaldığın tek yaz tatilimiz nasıl
da güzel geçmişti. Her gün yaylaya çıkar, gölün kenarında koşuşturur,
alt alta, üst üste yuvarlanırdık. Yorulmazdık hiç. Hatırlıyor musun,
ilk kez o gölün kenarında öpüşmüştük on beş yaşında mıydık, yoksa
on dört mü? O gün seninle bir daha ayrılmayacağım gibi gelmişti
bana. Sanki hep o yeşil çimlerin üzerinde, gölün kıyısında kalacaktık.

O yaz tatilinden sonra bayramların anlamı iki kat arttı benim
için. Yine Şefika teyzeyi özlüyordum ama esas beklediğim sendin.
Tüm aile salonda sohbet ederken, evde yapılmış baklavalar yenirken
biz babaannemin odasına saklanırdık. Ah o odanın duvarlarının dili
olsa da konuşsa. Ne de cesaretliymişiz, hiç de düşünmezdik ya biri
şimdi şu kapıdan içeri girse ne olur diye. Nerede o eski bayramlar,
değil mi Sedat?

Sen şimdi Christmas'ı, Paskalya'yı, Şükran Günü'nü kutluyorsun.
Umarım keyfin yerindedir. Hiçbir bayram sen gittiğinden beri aynı
olmadı burada. Aslında annemler de memnun değil bu bayramlardan.
Her bayram onları ziyerete gittiğimde gelen misafirlerle konuşulan
konu aynı: "Nerede o eski bayramlar!" Ben de onlara katılıp bir
iç çekiyorum ama farklı şeylerin eksikliğini duyuyoruz Sedat.

Eski zamanlardan en çok aklımda kalan, ilkokulda yazdığımız
hatıra defterleri ve klasikleşmiş mektup sonları. Ben de mektubumu
aynen ilkokulda öğrendiğimiz gibi bitirmek istiyorum.

Sedatcığım, mektubuma burada son verirken küçüklerin gözlerinden,
büyüklerin ellerinden öperim. Jeff'e çok selam eder mutlu bayramlar
dilerim.

Sevgilerimle
Uğur
Alper

Diğer yazıları için tıklayın
|