|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:
12.12.2000

Hayallerim,
internetim ve ben

Kırklı yaşlarının başında olan Mülayim Bey ismi
hâlâ Osmanlıca telâffuz edilen bir devlet dairesinde memurdur. Saat
5 dedi mi ucu lastikli siyah kolluklarını çıkarır, dairenin önündeki
duraktan son on beş yıldır hemen hemen hep aynı saatte bindiği otobüsüne
biner. Eve varmadan önce manavdan patlıcandır, soğandır, karısının
siparişlerini alır. Evde yemek hazırdır. "İş nasıldı, sen ne yaptın"
gibi yanıtı dinlenmeyen sorulardan oluşan formalite sohbet eşliğinde
yenen yemekten sonra Mülayim Bey hacizden ucuza kapattığı
Pentium'uyla "oynaşmak" üzere çocuk odasına çekilir. Hiç çocukları
olmadığı için, evlerde "çocuk odası" olarak ayrılan bu oda eve bilgisayar
girdiğinden bu yana işlev kazanmıştır. "Hanım ben biraz şu aleti
kurcalayacağım" lafıyla sonsuz sanal fanteziye start verilmiştir.
Hanım ise televizyondaki dizileri rahatsız edilmeden izleme şansına
kavuştuğu için minnettardır.

Memur Mülayim Bey bilgisayarın yuvarlak butonuna basar. Çıkan
çıt sesinin ardından bir süre sonra ekranda beliren resimciklerden
telefon şeklinde olana tıklar ve saniyeler sonra bir "internetçi"nin
ya da saatlerce faks çekmeye çalışıp sonra da başaran bir sekreterin
tuhaf doyum anını yaşar. Parazit ve çarpışma seslerinin karışımı
bu sesle bilgisayar Mülayim Bey'e "Hey, bağlandım, hadi bakalım!"
mesajını veriyordur. Bu tahrik edici ve kışkırtıcı sesle birlikte
Mülayim Bey birden kırklı yaşlardan yirmi beş yaşına düşer, başı
dikleşir, omuzları genişler, simsiyah deri kıyafetlere bürünür.
Kara gözlüklerini de taktı mı tam "Matrix" tadını yakalamıştır.
Artık o Mülayim Bey değil "Sexy Whip" yani Seksi Kırbaç'tır.
Bazen de Master of Slaves (Kölelerin Efendisi) ya da Eternal Pain
(Sonsuz Acı)dir. Etiler'de lüks bir villada yaşar. Mesleği uyuşturucu
kaçakçılığıdır. Bu yüzden asla yasaların onu tanıdığı ismini söylemez.
Çok kadının canını yakmıştır. Hem duygusal hem de fiziksel anlamda.
"Nick" yani takma isimlerinden de anlaşılacağı üzere o Sado-Mazo
oyunlardan zevk alan bir "efendi"dir. En büyük eğlencesi
kadınları kırbaçlamaktır. Mülayim gece on ikiye kadar Seksi Kırbaç
olarak kalır ve sonra puf! Araba balkabağı, uşaklar da fare olur.
Yatma vakti gelince Kırbaç gider, Mülayim Bey gelir.
Memur Mülayim, Şefika Hanım'la yatağa girer, birbirlerine sırtlarını
döner uyurlar.

İnternete girdin mi çıkamazsın demişler. Dememişlerse de bu tür
İnternet bazlı özlü sözlerin çoğalması yakındır. Hemen hemen her
tür insanı yakalayabilecek güce sahip internet kısa sürede insanların
"eğlencesi" olmaktan çıkıp "yaşamı" haline gelmeye başladı. Öyle
ki Amerika'da "internet bağımlılarını" tedavi merkezleri açılıyor.
Bağımlıların alışverişlerini, işlerini internet üzerinden yapmalarını
anlamak mümkün. Ancak ilişkileri de internet üzerinden yürütmeye
başladıklarında "ilişki" sözcüğü öz anlamını kaybedip adı "bağlantı"
olan bir bilgisayar terimine dönüşüyor. Çevirmeli bağlantı, yerel
ağ bağlantısı, kablo bağlantısı, modem bağlantısı, şu bağlantısı
bu bağlantısı. Bu bağlantıların hepsi aslında insanın gerçek dünyayla
olan "bağlantısını" koparmasına yol açıyor.

Peki insanlar neden sanal kimliklere, sanal ilişkilere ihtiyaç
duyuyorlar? Biraz kafa yorduktan sonra bunu keşfetmek hiç zor değil.
Öyle bastırılmış yaşamlar sürüyoruz ki tıkıştırdığımız ne
varsa sonunda dayanamayıp buldukları ilk boşluktan dışarı fırlıyorlar.
Genelde bu bastırılmış duygular da cinsellikle ilgili oluyor.
Sado-mazo eğilimler, eşcinsellik, grup seks fantezileri... İnsanların
zaman zaman düşünmeye bile korktukları her tür fantezi, seks oyunu,
yaşanmamışlıklar akacak mecra bulan bir dere gibi çağlıyor. Alemin
en maço erkekleri kız isimlerini "nick" olarak kullanıp erkek peşine
düşüyor, "Şu anda üzerinde ne var" diye başlayan sanal fantezilerle
orgazm oluyor. Kocasıyla bir kez bile adam gibi sevişememiş kadınlar
sanal aşıklarıyla bilgisayar başında maceradan maceraya koşuyor.
Prezervatifle seks yapmaktan bile daha güvenli sanal seks. Risk
yok, sorumluluk yok, yakalanma korkusu yok. Aksine istediğin gibi
olma özgürlüğü var. Yaş, vücut ölçüleri, sosyal statü, hepsi bir
FRP (Fantasy Role Playing-Fantezi Rol
Oyunu) oyununun bir parçası.

Patronları, eşleri, anne babaları, öğretmenleri tarafından gerçek
hayatta ezilenler sanal ortamın en saldırganları, en acımasızlarıdır.
Sürekli eksiğinizi ararlar, sizi adam yerine koymazlar ve aşağılamak
için ellerinden geleni yaparlar. En ufak açıklarını yakaladığınızda
da yaralı bir hayvan gibi daha da kötü saldırarak hiç duymadığınız
küfürleri etmeye başlarlar. Size açtıkları pencereyi kapattıklarında
ise Mülayim Bey olur ve oyuncak ayılarına sarılarak uyurlar.
Gerçek yaşamın Dr. Jekyll'ı sanal ortamın Bay Hyde'ıdır.
Ezilen kişi kendini bir kez olsun açıkça ifade edememiş, hayatını
yönetenlere, onu ezenlere karşı bir kez olsun sesini yükseltememiştir.
Çoğul kişilik vak'aları da aynen böyle ortaya çıkar. Gecelerin
Kralı, Şövalye, Peri Kızı gibi takma isimleri olan sanal sandığımız
kişiler aslında gerçek kişiler. Sadece bu dünyada yaşamıyorlar,
onların dünyası kablolar ve elektronik çiplerden oluşuyor.

ASL
(Age, Sex, Location); "yaş, cinsiyet ve yer" ilk sorulan sorudur
"chat" ortamında. Ancak "chat" odalarının büyük çoğunluğu, varoşlarda
her sokakta bulunan internet kafelerden bağlanan, yaşları ve sosyal
ortamları dolayısıyla "beyinleri şeylerinde" olan gençler tarafından
doldurulduğundan A ve L önemini büyük ölçüde kaybetmiş ve sadece
S kalmıştır. ASL sorusuna beklenen yanıt "male" yani erkeğin "m"si
ya da "female" yani kadının "f"sidir. "m"nin yanıtı genelde "bye"dır.
Ancak adı "gay" ya da "sex" olan bir kanaldaysanız muhabbet farklı
yönlerde gelişir. Sonraki sorular da neredensin, yaş kaç ve kendini
tarif eder misin diye devam eder. Bu naçizane paragrafta "Chat"
ortamlarında hatırı sayılır uzunlukta vakit öldürmüş biri olarak
"Çetçinin El Kitabı" tadında "çömez" bilgileri vermeye çalıştım.
Olur da yolunuz bir sanal sohbet ortamına düşerse, bunları hatırlayın.
Ama esaslı bir karakter hazırlayın ki sanal alemlerde saygı görün,
önemli insan olun.

Neşeli
kalın!
Uğur
Alper

Diğer yazıları için tıklayın
|