|

GLK
Editörü'nden... Güncelleme:07.11.2000

NE
VARSA GENÇLERDE VAR

Merhaba,
Bu cumartesi TÜYAP'ta Kitap Fuarı başladı, KAOS GL
Ankara'da Türkiye'nin ilk eşcinsel kültürevini açtı ve Boğaziçi
Üniversiteli eşcinseller toplandı! İşte benim için cumartesinin
üç önemli olayı. Aslında sinemaya da gittim, Kafe Cute'da
oturdum, bunlar da var. MiniDEV GLK sayfalarında bu yazdıklarımın
tamamını bulacaksınız. Cumartesi X-Men'i izledim, onu sinema
köşesine yazdım, Kafe Cute adlı hoş mekanı tanıttım, haberlerde
KAOS'un Kültürevi açılışı var, kitap bölümünde ise
fuarda çok satan kitaplardan biri. Cumartesimi oldukça verimli kullanmışım.
Cin okuyuculardan bazıları "He he, Boğaziçili eşcinselleri unuttu
işte, balık hafızalı eşcinsel, ne olacak" diyor duyuyorum. Ancak
unutmadım, bu yazının konusu zaten Boğaziçili eşcinseller. Aslında
"Boğaziçili eşcinseller" deyince "Kadırgalı Aysel"
gibi bir şey anlaşılıyor, kulağa da pek hoş gelmiyor hani. Neyse
nasılsa bu çocukların bir adı var, yazının ilerleyen satırlarında
söyleyeceğiz.

Yaz
ortalarında Ankaralı grup GayAnkara üniversitelerdeki gey-lezbiyenleri
bir araya getirmek için LeGaTo (Lezbiyen ve Gey Topluluğu)
projesini başlattı. Bu proje dahilinde her üniversite için bir e-posta
listesi kuruldu ve bu üniversitelerde okuyan gey ve lezbiyenlere
katılmaları için çağrıda bulunuldu. Ne de olsa dayanışma, birlik
beraberlik her eşcinsel için hayati önem taşıyor. Neyse lafı uzatmayalım,
LeGaTo Boğaziçi grubu bir süredir e-mailleşmeye, dostluklar
kurmaya başlamıştı ve geçtiğimiz cumartesi ilk büyük toplantı gerçekleşti.

Hepsi
de okumuş yazmış, pırıl gençler. Dünyada iyi denebilecek ne olduysa
üniversitelerden çıkmış. Bu sefer de öyle olacak gibi görünüyor.
Bir şeyler yapmaya hevesli insanlar bir de Boğaziçi Üniversitesi
gibi bir ortam ve zeka açısından da ortalamanın (zorunlu olarak,
ÖSYM denilen bir gerçek var) üzerinde bir düzeye sahip olunca her
şeyin yolunda gitmemesi için hiçbir sebep yok!

Türkiye'deki
eşcinsel grupların belli işlevleri var. Ancak eşcinsel topluluk
büyüdükçe, geliştikçe, arkadan gelen neslin bilinci arttıkça eşcinsel
harekette de farklı eğilimler, farklı ihtiyaçlar doğuyor. Batıda
bisiklet binmeyi seven eşcinseller için bile gruplar varken bizde
zaten sayısı pek fazla olmayan bilinçli eşcinseller için alternatif
gruplar şu günlere kadar lükstü. Ancak yukarıda bahsettiğim
gibi son dönem gelişmeleri artık bu alternatifler için zemin
hazırlamaya başladı.

Üniversitelerde
öğrencilerin oluşturduğu sosyal gruplar vardır. Spor kulübü, mühendislik
kulubü, radyo kulubü, vs. Amerika'daki her üniversitede bir de gey-lezbiyen
kulübü bulunur. Üniversiteler özgürlük açısından rahat ortamlardır.
Ya da en azından öyle olmaları gerekir. Üniversite öğrencilerinin
ise zaten her tür bilgiye açık beyinlerdeki eşcinselliğe dair yanlış
kanıları değiştirmek için ellerinde büyük bir fırsat vardır. Örneğin
Boğaziçi Üniversitesi gibi bir çevrede eşcinsellere sıcak bakan
ve bunu yaşamın bir parçası olarak kabul eden o kadar çok insan
var ki. Yetişen yeni neslin birçok konuda olduğu gibi bu konuda
da Türkiye'nin genel ortalamasından daha ileri fikirleri var.
Bu
Boğaziçi grubundan çok iş çıkacak gibi geliyor bana. Hani kendim
de içinde olduğum için söylemiyorum, gerçekten de bugünlerde bu
kadar aklı başında insanı bir arada görmek zor. Boğaziçi Lezbiyen-Gey
Topluluğu'nun ilk amacı okul camiasındaki eşcinsellere seslerini
ulaştırabilmek. Eğer siz de Boğaziçi'ndeyseniz ya da orada okuyan
bir eşcinsel arkadaşınız varsa bu e-posta adresi çok şeyin başlangıcı
olabilir: gay_lezbiyen_bogazici@writeme.com


Neşeli
kalın.
Uğur
Alper

Diğer yazıları için tıklayın
|