Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






Derdini Söylemeyen...

Bazen kendimi çok ama çok yalnız hissederdim. Sanki dünyada tek ben vardım. İki kutuptaydık; ben bir tarafta, dünyanın geri kalanı öteki tarafta. Uzanacak, bana dokunacak bir el aradım. Bulamadım. Çünkü ben tektim. Sonra bir gün kafamı kaldırdım, gökyüzüne baktım. Gökyüzü pembe martılarla doluydu ve hepsi bir gökkuşağına doğru uçuyordu. Kanatlarım çıkıverdi birden ve ben de havalanıp pembe martılara katıldım.

Evet, yalnız değildim. Artık özgürdüm. Yalnızlığın zincirlerinden kurtulmuştum. Sen de yalnız değilsin. Neler yaşadığını biliyorum. Aynılarını ben de yaşadım çünkü. Ne sorunun varsa yaz bana. Sadece benden değil, başka birçok kişiden cevap alacağına eminim. Haydi korkma, sadece TIKLA.

Soru: Minidev'i bir süredir takip ediyor ve köşenizdeki yazıları merakla okuyorum. 23 yaşındayım ve eşcinselliğimi uzun süre önce kabul ettim ama herkesten saklıyorum. Hiç gay ya da lezbiyen arkadaşım yok. İstanbul'da yaşamama rağmen eşcinsel ortamlardan çok uzağım. Kendim gibi insanlarla tanışmak için ne yapabilirim? Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.

Merhaba
Bize sıkça arkadaş bulma ya da başka eşcinsellerle tanışma konusunda e mail geliyor. Çevresine açılmamış bir eşcinselin başka eşcinsellerle tanışması onun için çoğu zaman büyük bir sorundur. Kendi hallerimi hatırladıkça gülümsüyorum. Hayatımda tanıdığım ilk gey okuldan bir arkadaşımdı ve benim de gey olduğumu bilmiyordu. Bir keresinde kız arkadaşlarımla bir gey bara gittiğimizde ise kendimi çok kötü hissedip dışarı kaçmıştım.


Güvenli bir ortamda başka eşcinsellerle tanışmak keşke Amerika ya da Avrupa'daki kadar kolay olsaydı. Herkesin birbiriyle güzel güzel sohbet edebileceği ortamlar ne yazık ki çok az. İlk alternatif gibi gözüken barlar sadece eğlence için uygun. Yüksek volümlü bir müzik ve hareket etmeyi bile zorlaştıran bir kalabalık.

Mekanlar bölümümüzde tanıttığımız Cafe Cute ise sıcak bir ortamın olduğu, müsait bir ortam oluştuğunda yeni insanlarla tanışabileceğiniz bir yer. Yani barlara alternatif olabilir. Bunların dışında bir seçenek de internetteki sohbet odaları. Geylerin birbiriyle konuşup tanışması için interneti kullanması çok doğal çünkü "açılmayı" gerektirmiyor. Son olarak, İstanbul'da Lambda, Ankara'da Kaos ve Gayankara olmak üzere eşcinsel grupların düzenlediği toplantılara katılmak çok zor değil. Ancak en cesaret isteyeni sanırım. Tanımadığınız 30-40 eşcinselin arasında oturup konuşulanları dinlemek sıkıcı ya da korkutucu gelebilir. Ama düşününce, insanların birbirini dinlediği, anlamaya çalıştığı, fikir paylaştığı böylesi ortamlar, barlardan ya da chat odalarından daha sağlıklı. Bu toplantılar özel olarak geylerin birbiriyle tanışmaları için yapılmasa da ihtiyaçlar otomatik çözümleri doğuruyor. Bence bunun hiçbir sakıncası da yok, dahası kapalı eşcinsellere biraz cesaret kazandırmak, biraz da onları "açmak" için bire bir. Eğer bu toplantılara katılmak istersen lambda@lambdaistanbul.org adresine bir e mail yazarak bilgi isteyebilirsin.
Sevgiler
Uğur Alper



Korkuyla Yaşanmış Bir hayat Yarım Bir hayattır
Armistead Maupin-The Advocate,1985
Çeviren: Kerem Sanatel

Kabullenilmek için yırtınmayın: Eşcinsellik insanlar için, hatta pek çok eşcinsel için halen tiksinti kaynağı. Toplumun kapısı önünde kamp kurup "iklim"in değişmesini beklerseniz insanoğlu Jüpiter'e ayak basana kadar orada kalırsınız. Sizin işiniz kendinizi -gönül rahatlığıyla ve eziklik duymadan- kabullenmek ve hayata atılmak.

Heteroseksüellerden kaçmayın: Onların da en az sizin kadar değişikliğe ihtiyacı var. Sizin gibi insanların arkadaşlığıyla kendinizi sınırlarsanız farklı hissetmek gibi baş döndürücü bir deneyimi kaçırmış olursunuz. Üstelik karşıcinsel arkadaşlarınıza kendi cinsellikleriyle barışmalarını, alay etmelerini ve hoşgörülü olmalarını öğretmek için bolca fırsat var elinizde. Beri yandan heteroseksüelleri düşman gibi görmekten vazgeçmenizin zamanıdır. Çünkü asıl melodramatik olan şey başka. Heteroseksüel gibi görünen çoğu kişi kendi cinslerinden kişilerle yatar ve sabah olduğunda yattıkları kişiye görünmez adam muamelesi yapar. İçlerinde stüdyo şefleri, banka müdürleri, haber spikerleri vardır ve sizin (cinsel kimliğiniz nedeniyle) çektiğiniz sıkıntılara metelik atmazlar. Çünkü pastadan paylarını almayı bilirler ve bunu sahte bir hayat sürerek yaparlar.

Yalanın bir parçası olmayın: Doğal güdülerinden halen utanan insanlar yüzünden ağzı sıkı davranmak sizin sorumluluğunuz değil. Sakın bana "iş güvenliği"nden bahsetmeyin. Kamuoyu eşcinsel bireyleri tam anlamıyla tanıyana kadar hiçbir işyeri güvenli değil zaten. Bu öğretmenleri de kapsıyor mu? Aynen öyle. On dört yaşında bir gey olarak (geleceğinizden) ölümüne korktuğunuzu ne zaman unuttunuz? Kim bilir kaç "ağzı sıkı" lezbiyen öğretmeniniz size cinsel geleceğiniz hakkında en ufak bir umut vermeden akşam sevgilisinin kollarına döndü. Gencecik çocuklar hala efemine davrandıkları için öldürülüyorsa suskunluğun kime ne faydası var? Biliyorum, biliyorum, özel hayatınızı özel tutma hakkınız var. Peki öyle olsun dostum -ama dünyanın senin gerçek düşüncelerini fark etmesini bekleme. Bizleri anlamasını da.

İnsanları eşcinsel olduğunuzu bilmediklerini sanarak küçük görmeyin: Bir kitabımın tanıtımı için tura çıktığımda New York'lu bir yayıncı adını kitaptan çıkarmamı istedi. Gerekçesi de ailesinin onun "yaşam tarzını" bilmiyor oluşuydu. Belki bilmiyorlardı. Eğer öyleyse bu kıtanın en avanak insanlarından olsa gereklerdi. Adamın gey olduğunu telefonun öbür ucundan anlayabilirdim. Babam eşcinselliğimi öğrendiğinde (Newsweek'te okumuştu) ergenlik çağımdan bu yana zaten şüphelendiğini söyledi bana. Zamanında kafamdakileri ona söyleme cesaretini bulmuş olsaydım ikimiz için de hayat daha kolay olabilirdi. Ölümlü olduğunuzu bilin: Şayet AIDS günlerinizin -her zamanki gibi- sayılı olduğunu kafanıza dank ettirmediyse bir an durun ve düşünün. Günleriniz sayılı canlarım. Günlerinizi kendiniz ve sevdikleriniz için mi yoksa korktuklarınız için mi yaşıyorsunuz?

Tanrım, çok basit. İşinizden nefret ediyorsanız istifa edin. Arkadaşlarınız can sıkmaya başladıysa bırakın ve yenilerini bulun. Sen bir eşcinselsin, seni şanslı budala. Ve bu da seni hayat korsanı yapar. Çelişkilerle dolu iki bin yıllık toplumsal öğreti ve zorlamalardan muafsın. Kendin için üzülmeyi bırak ve yelkenlerini aç. Kaybedecek tek bir anın yok.

Korkuyla yaşanmış bir hayat, yarım bir hayattır.

*KAOS GL Ağustos-Eylül 2000 sayısından alınmıştır.

Uğur Alper

Geri





GL KÜLTÜRÜ

GLK EDİTÖRÜ'NDEN

DERDİNİ SÖYLEMEYEN

EŞCİNSEL DEHALAR

TARİHİN PEMBE
SAYFALARI


ROMEO & ROMEO

JULIET & JULIET

KADIN KADINA

ERKEK ERKEĞE

CİNSİYYET
(GL haber)

MİTLER

GLK MÜZİK

GLK KİTAP

GLK SİNEMA

SAĞLIK

SÖZLÜK

CİNSEL BİLGİLER

MEKANLAR

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla