|

Derdini
Söylemeyen...
Soru:
Merhaba
Ben ailemden ayrılıp İstanbul'a üniversite için geldiğimden beri,
yani aşağı yukarı üç yıldır kendi çevresine "out" olmuş bir eşcinselim.
Kabullenme ve barışma ile ilgili pek sorun yaşamadım ve bu sorunsuzluk
beraberinde rahatlık getirdi. Arkadaşlarımın hepsi gey olduğumu
biliyor, bilmeyen ise kısa sürede öğreniyor. Bundan rahatsızlık
duymuyorum. Ama özellikle bu okul yılının başından itibaren durum
öyle bir hale geldi ki, arkadaşlarım benimle eşcinsellikten başka
bir şey konuşmaz oldular. Ben de bu konuyu açıyorum, hep bundan
bahsediyorum sanıyorum. Ama bir yandan da kendimi saklamak bana
dürüst gelmiyor. Ancak hırsızlar ve suçlular saklanır. Ben ne hırsız
ne de suçluyum. Bu konudaki fikirleriniz nedir acaba?
Serkan

CEVAP:
Selam Serkan,
Bence sen esas zorlu kısmı ağrısız sancısız atlattığın için öncelikle
sevinmelisin. Kendine açılmak "coming out" sürecinin en zor
kısmıdır ve sen bunu başarmışın. Arkadaş çevresine açılmaksa ikinci
büyük adım. Birçok gey ve lezbiyene örnek gösterilebilirsin. Yaşadığın
sorun ise belli bir denge sağlanamadığında gerçekten can sıkıcı
olabilir. Bu bir ikilem gibi görünüyor değil mi? Saklansan bir türlü
açılsan bir türlü.

Peki
hem eşcinsel kimliğini onurla taşımak, hem de bu kimliğin en ön
planda olmamasını sağlamak nasıl mümkün olacak? Eşcinsellik konusunu
çoğu zaman sen açıyorsun anladığım kadarıyla. İlginçtir ki aynı
şeyleri ben de yaşadım ve öyle bir zaman geldi ki artık ben adımın
önüne "gey" sözcüğü konulmadan anılmaz oldum. Ama galiba biz "out"
geyler bunu kendimiz yaratıyoruz.

Konuşacak
konu bulamadığımızda eşcinsellik konusunu açıyoruz. Bu da işimize
geliyor çünkü ortadaki konu bu olduğunda konunun "uzmanı" olarak
tüm dikkatlerin bizim üzerimizde toplanması garantileniyor. Belki
başka öyle güzel özelliklerimiz var ki, eşcinselliğin verdiği "farklılık"
ve "ilginçlik"ten çok daha fazlasını bize sağlayacak. Fakat her
zaman ilgi sevgi isteyen ego biraz da tembeldir. En kolay olanı
zaten hazırdaki malzemeyi kullanmak.

Bazı
insanlar esprili, komiktir ve hep çevrelerinde insan dolar taşar.
Bu onların yazgısıdır ve bununla mutlu olurlar. Ya da çok akıllıdır,
çok sevecendir. Bir özellik onları popüler yapar. Eşcinsellik ise,
hele bir de "hoşgörülü" bir ortamdaysa ilgi odağı olmak için yeter
de artar. Sonunda zeki Serkan, esprili Serkan, yakışıklı Serkan,
çalışkan Serkan gider ve sadece gey Serkan kalır.

Bunu
değiştirmek elinde, elimizde. Eşcinsellik sevdiğin yemekleri
sayarken arada geçen bir yemek adı kadar sıradan olmalı. Bu
sıradanlaştırmayı yapmak için de, insanların seni bu kimliğin olmadan
da ilginç bulacaklarını anlaman gerekli. Böyle sıra dışı bir özelliğe
sahip olmasan da sen değerlisin! Cinsel yönelimin seni ikinci sınıf
biri yapmadığı gibi göklere çıkaracak bir araç da değil. Eşcinselliğin
sahip olduğun tek şey değil...

Sevgiler



SORU:
Merhaba, Bu sizin yayınladığınız açıklamalardan dolayı hayata, yaşama
bir kat daha bağlılık duymaya başladım. Daha önceleri bu gl duygularıyla
yaşamak bana utanç veriyor ve ölmeyi düşünüyordum. Ama baktım ki
her şey tam tersi, güzel oldu bu açıklamalar, beni biraz rahatlattı.
Ama tek sorunum kendim gibi yaşayabileceğim bir arkadaş bulabilmek.
En son birine aşıktım ve halen bu aşkı yaşıyorum. Ama ne yazık ki
aşağılanıyorum ve hor görülüyorum. Bu da ölüme koşuş oluyor. Duygusallığı
yaşayabilmek için kendim gibi bir arkadaş bulmak istiyorum. Bu konuda
bana nasıl yardım edebilirsiniz? Yardımlarınızı bekliyorum.

CEVAP:
Merhabalar,
İnsanın içinde bir farklılık hissetmesi ve bunun çevresindekiler
tarafından kabul edilmeyeceğinden emin olmak ne sıkıntı verici bir
duygu değil mi? Biriktirmek, içine atmak, yaşamı koca bir gedikle
sürdürmek. Oysa ki o boşluğa sığdırılabilecek yepyeni bir dünya
vardır ve o dünya sana o kadar uzak gelir ki. Hele bir de seni mutlu
edecek şeylerin de var olduğunun bilincindeysen, şu anki durumunun
tek çözüm olmadığını biliyorsan.

Birçok
genç eşcinsel hep "sadece kendisi" olduğunu düşünür. Ortaokul ve
lise hayatı boyunca da heteroseksüellere aşık olur çünkü çevresindeki
tek alternatifi onlardır. Ancak bir heteroseksüel ve eşcinselin
duygusal bir ilişki yaşaması doğaları gereği pek mümkün değil. Dahası,
cinsiyetçi bir heteroseksüele çatarsanız, kendi cinsel yöneliminin
size bir üstünlük sağladığını düşünür ve sizi hor "görür". Bilmemiz
gereken, eşcinsel olmanın bizi daha aşağı bir insan yapmadığı, kişiliğimizi,
insanlığımızı etkilemediği. Eğer ben zeki bir insansam, iyi bir
insansam, eşcinsel olmam bu pozitif özellikleri benden almaz.

İnsanın kendini
anlayabileceği, bir şeyler paylaşabileceği arkadaşları olması ise
çok önemlidir. Bu "tek ben varım" psikolojisinden kurtulup, o kocaman
boşluğu doldurmamıza yardımcı olur. Başka eşcinsellerle tanışmanın
ise birçok yolu vardır. Ancak benim size önereceğim, Lambdaİstanbul'un
destek toplantılarına katılmanız. Orada bulacağınız ortam, alternatifiniz
olan internet sohbet kanalları ya da barlardan daha sağlıklıdır.
Yeni bir dünyaya kapınızı bu şekilde açabilirsiniz. Lambda'nın
web sitesinden gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz: www.lambdaistanbul.org
Uğur
Alper
|