Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 11. 06. 2007
"İfade özgürlüğü çok tehlikelidir, her görüldüğü yerde ezilmelidir!"
İfade Özgürlüğü Neden Tehlikelidir?
Çünkü, eğer bir ülkede ifade özgürlüğü varsa, birileri çıkıp:
"1. Terörün Mayıs 2007 tarihinden itibaren tırmanacağını açıklamıştık. Son günlerde ortaya çıkan terör olayları, bu açıklamaların gerçekçi olduğunu göstermiştir" derse…

… bir başkaları da çıkıp:
"1. Durun bakalım. Nerden bildiniz, nasıl emin oldunuz bu kadar kesinlikle? Biz bu filmi 27 yıl önce de görmüştük. 13 Eylül 1980'de bıçakla kesilir gibi bitmişti olaylar. Yoksa….?" diye soruverir mazallah.

Birileri, devamla:
"3. Her fırsatta, yurt içinde ve yurt dışında barış, özgürlük ve demokrasi gibi insanlığın yüksek değerlerini, terör örgütüne paravan olarak kullanan kişi ve kuruluşların, bu olayların gerçek yüzlerini görme zamanı artık gelmiştir" derse,

… başka birileri de çıkıp:
"3. Yurt içinde ve dışında barış, özgürlük ve demokrasi gibi insanlığın yüksek değerlerini savunanlar, sivil toplum kuruluşları ve aydınlardır. Yani Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası PEN Yazarlar birliği, Uluslararası Yayıncılar Birliği, IFEX Uluslararası İfade Özgürlüğü Federasyonu ve yurdumuzda aynı konularda çalışan STK'lar ve meslek örgütleri. Evet, onlar olayların gerçek yüzünü gördükleri için bu değerleri tüm tehditlere karşı ısrarla savunuyorlar. Ne yapmak niyetindesiniz onları, beslemeyip de asmak mı?" diye soruverir bakarsınız.

Birileri daha da ileri gidip:
"7. Türk Silahlı Kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir" derse,

… daha başka birileri de:
"7. Bu sözlerinizle yaktığınız yeşil ışığa dörtnala koşan birileri, hani andıç bahanesiyle Akın Birdal'a yapıldığı gibi üstümüze kurşun yağdırırsa ne olacak? Ya da 2005'te Mersin'de 2 ufak çocuğun bayrağa saygısızlığı bahane edilerek sözde vatandaşlara haddini bildirme çağrılarıyla azdırılan linç olayları tekrar etmeye başlanırsa? Birileri bu sözlerden kendine vazife çıkarıp, jandarmalarla birlikte fotoğraf çektiren kahraman O. S.'a özenir ve Hrant Dink cinayetine yeni cinayetler, eski linçlere yeni linçler eklemeye kalkarsa… bunlardan sadece elini kana bulayanlar mı sorumlu olur, yoksa onları azmettirenler de mi? Bu sözler suçtur, aynen 27 Nisan E-Muhtırasının son cümlesinde olduğu gibi, toplumun bir kesimini diğer bir kesimine karşı kin ve düşmanlığa alenen tahrik suçudur. Eski 312. yeni 216. maddenin asıl kullanım yeri işte tam da bu durumdur. Kanunun suç saydığı fiili öven Kenan Evren hakkında dava açmaya cesaret eden savcı Sacit Özkaya'nın, Şemdinli savcısı Fetrhat Sarıkaya'nın başına gelenler ya herkesi yıldırmaya yetmemişse? Ya sizin hakkınızda yasal işlem başlatacak yürekli hukukçular tükenmemişse? Ya hukukun üstünlüğüne saygılı bir politik irade ortaya çıkarsa?" demeyeceklerinin ne güvencesi var demokratik bir ülkede, ifade özgürlüğü olan bir ülkede?

Diyemez mi diyorsunuz? Valla, der mi, der.

Üstelik devam da edebilir:
"Evet, dilin kemiği yoktur, bir atasözümüz öyle der. Ama bir diğer atasözümüz de susmayı altına benzetir. Demokratik toplumlarda herkes dilediği gibi konuşur. Tek konuşmaması gereken, elinde silah tutan, zor kullanma tekeline sahip olanlardır, devletin emniyet güçleridir. Onlar seçilmiş yöneticilerden emir alırlar. Bir tek onların ifade özgürlüğü yoktur, sırtlarında üniforma, ellerinde silah bulunduğu sürece. Politika yapmak istiyorsanız üniformanızı çıkarın bu hakkınızı kullanın. Ya da susun ve kışlanızdaki görevinize dönün" filan deyiverir sonra.

İşte böyle, tehlikeli şeydir bu ifade özgürlüğü.

... Ah ne güzel günlerdi 1980'in 12 Eylül sonrası. Dökümünü hatırlayalım mı?
"650.000 kişi karakollarla, kışlalarla, dayakla, işkenceyle, mahkemelerle, hapisanelerle tanıştı. 230.000 kişi yargılandı, 7.000 kişinin idamı istendi, 517 kişiye bu ceza verildi ve bunlardan 50'si -boşuna beslememek için yaşı büyütülenler de dahil- asıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. Ben de bunlardan biriydim, yaşadığıma şükrediyorum ama yaşam herkese zindan edildi. Başında bulunduğunuz kurum, bu karanlık dönemden ötürü milletten hala özür dilemedi. Siz o tarihte herhalde "yarbay" rütbesiyle, Evren paşanın her emrini "Başüstüne komutanım" diyerek uygulamaktaydınız. Peki, bu dönemden ötürü sizin de hissenize bir özür payı düştüğünü düşünüyor musunuz?" diye soruverirler…

İşte bunun için tehlikelidir ifade özgürlüğü, bunun için her görüldüğü yerde ezilmelidir. Ama bu işi dünyada hiç kimse başaramamış şimdiye kadar.

İyi şanslar…

Şanar Yurdatapan


ig

Genç Siviller:
"Vatanını En Çok Seven İşini En İyi Yapandır"

Genel Kurmay Başkanlığı yeni bir gece yarısı bildirisiyle, Türk halkının artan terör eylemleriyle ilgili kitlesel karşı koyma eylemi yapmasını istedi. Biz bu çağrıya kulak veriyor ve kitlesel olarak aşağıdaki sorularımızla ilgililere yöneltiyoruz.

Seçime kısa bir süre kala aniden tırmanışa geçen terör eylemlerinde her gün okuldan, mahalleden bir arkadaşımızı kaybediyoruz. Türkiye siyasi bir krizden geçerken, seçime çok az zaman kala terörün artması kötü bir rastlantı mıdır?

Askeri tesislerde bir tabela vardır, şöyle yazar: "Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır."

Maalesef Tunceli'deki karakol baskını ve her gün gelen mayın patlaması haberleri işini iyi yapmayanlar olduğunu bize gösteriyor. İşini iyi yapmayanlar kimlerdir?



Devamını okumak için tıklayınız



ig

 

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla