Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 09. 06. 2007
"Genelkurmay Başkanlığı Barış ve Demokrasi Savunucularını Hedef Gösteriyor"
İNSAN HAKLARI ORTAK PLATFORMU
Genelkurmay Başkanlığı'nın 8 Haziran 2007 günü internet sitesinden yayınladığı basın açıklaması demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından kabul edilemez bir açıklamadır.

Söz konusu basın açıklamasında:
a) Demokrasi, özgürlük ve barış savunucuları "bu kavramları TERÖR ÖRGÜTÜNE PARAVAN OLARAK KULLANAN kişi ve kuruluşlar olarak nitelendirilmek suretiyle, doğrudan HEDEF GÖSTERİLMEKTEDİR.
b) Mevcut "ulusal ve üniter yapı" konusunda eleştirel düşünen tüm yurttaşlar, Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan bir tehlike olarak yansıtılmakta, farklı düşünceler mahkum edilmektedir.
c) Yukarıda (a) ve (b) ayrımlarda belirtilen kişi ve kuruluşlar, son günlerdeki terör eylemlerinde ortaya çıkan artışın SORUMLULARI olarak ilan edilmekte ve bir kez daha fiili ve yasal anlamda HEDEF GÖSTERİLMEKTEDİR.
d) Açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk Milletinin KİTLESEL KARŞI KOYMA REFLEKSİ GÖSTERMESİDİR" denilmek suretiyle, son derece tehlikeli ve sonuçlarının nereye varacağı belli olmayacak şekilde, halk sokağa çıkmaya kışkırtılmaktadır. Bunun büyük linç ve saldırı olaylarına neden olması hiç de uzak bir ihtimal değildir.

Demokratik bir hukuk devletinde, silahlı kuvvetlerin en üst komuta kademesinin böyle bir açıklama yapma hak ve yetkisinin olmadığı açıktır. Demokrasi, hukuk devleti, özgürlük ve barış savunucularına yönelik böylesine açık bir saldırıya karşı, bizlerinde açıklamayı yapanlara şu soruları sorma hakkımız vardır:
1) Madem ki ".. terörün Mayıs 2007 ayından itibaren tırmanacağı" bu kadar açık ve kesin biliniyordu, niçin bu eylemlerin önlenmesi için gereken etkili önlemler alınmadı?
2) Demokrasi, özgürlük ve barış savunucuları, terörle mücadele konusunda alınan hangi önlemleri engelledi?
3) Hukuk devletini ve demokrasiyi savunmayı, "teröre destek" olarak nitelemekle, hukuk devletinden ve demokrasiden vazgeçilmesi mi istenmektedir?
4) Bu açıklamadan sonra, bir takım gruplar "terörle mücadele ediyoruz" diyerek, demokrasi ve hukuk devletini savunanlara, ya da kimlikleri nedeniyle "teröre destek verdiklerini düşündüklerine" linç girişimlerinde bulunur ve saldırılar gerçekleştirirlerse, hangi kişi ve kuruluşlar sorumlu olacaktır?

Aslında sorulacak daha pek çok soru var.

Açıkça ifade ediyoruz ki,
insan hakları savunucuları olarak bizler,
hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz.
Her zaman şiddete karşı çıktık, bu gün de karşıyız.
Aynı zamanda hukuksuzluğa ve insan haklarını ihlallerine de karşıyız. Bundan sonra da kimden gelirse gelsin şiddete, saldırılara ve savaşa karşı çıkmaya, demokrasiyi, hukuk devletini ve insan haklarını savunmaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

İnsan Hakları Ortak Platformu:
Helsinki Yurttaşlar Derneği - İnsan Hakları Derneği - İnsan Hakları Ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Türkiye İnsan Hakları Vakfı - Uluslar Arası Af Örgütü Türkiye Şubesi


ig

Nasıl Bir Türkiye İstiyoruz?
TMMOB-DİSK-KESK-TTB-TDHB
Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Siyasette, ekonomide, sokaklarda ve toplumsal yaşamın her alanında gerilim ve kriz giderek tırmanıyor. Tırmanan bu gerilim, ne toplumun iradesini parlamentoya yansıtmayan bir seçimle, ne de herhangi bir geçici düzenlemeyle aşılabilir. İçinden geçmekte olduğumuz kriz,
12 Eylül'den bu yana bizlere dayatılan yaşam biçiminin, siyaset tarzının, ekonomik politikaların ürünüdür. Dolayısıyla krizi aşmanın yegâne yolu, "Darbe Hukuku"nun ve ülkemizde yarattığı toplumsal, siyasi ve ekonomik erozyonun yaşamımızın her alanından çıkarılmasıdır.

Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle doruğa çıkan mevcut siyasal kriz, basit anlamda "yöneticilerin niteliği" üzerinden yürütülecek bir tartışma ile aşılamaz.

Siyasal Krizin Çözümü, Her Alanda Köklü Demokratik Dönüşümün Sağlanmasındadır
Bugünün siyasal krizinin temelinde, siyasetin toplumsal dayanaklarından ve demokrasiden uzak bir alanda yürütülüyor olması yatmaktadır. 12 Eylül hukukunun yarattığı baskı, geniş halk kesimlerini siyasetten uzaklaştırmış, emek ve meslek örgütlerini, demokrasi güçlerini siyasete müdahalenin uzağına itmiştir. Krizin çözümü için siyasal alanda acilen bir demokratikleşme süreci başlatılmalıdır. Bunun için seçim sistemi ve siyasi partiler yasası derhal değiştirilmelidir. Temsil sistemi, yasaklardan ve eşitsizliklerden arındırılarak demokratik bir içerikle yeniden düzenlenmelidir. Tüm toplum kesimlerini siyasetin içine doğrudan davet eden bir yaklaşım süratle hayata geçirilmelidir.

Kriz, salt siyasal yaşamda nükseden bir olgu değil, ülkemizin ekonomik hayatının da yapısal bir sorunudur. Bu sorunun kaynağı, halkı yok sayan, emekçilerin taleplerini duymayan, yoksulların yaşam hakkını görmezden gelen neo-liberal ekonomik politikalardır.
Bizler, ülkeyi içinden çıkılmaz bir kâbusa sürükleyen neo-liberal ekonomik politikaların terk edilerek, halkın ihtiyaçları doğrultusunda, emekten ve halktan yana bir ekonomik programın hayata geçirilmesini istiyoruz.

Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında yaşanan tahribat giderilerek, sosyal alanda yaşanan yıkımı telafi edecek önlemler alınmalıdır. Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanları, kamusal bir bakışla yeniden yapılandırılmalıdır. Giderek büyüyen zenginler ile yoksullar arasındaki açığın kapatılması için sosyal destekleme programları hayata geçirilmelidir.



Devamını okumak için tıklayınız


ig

 

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla