Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 21. 08. 2007
Türkiye'nin Anamuhalefet Sorunu
Yrd. Doç. Dr. Adnan Küçük / Yeni Şafak: (21. 07. 2007)
"CHP Demokrasiyi Kundakladı; İnanamadım"
Muhsin Öztürk / Aksiyon (21. 08. 2007)
Acı Benzerlik
Baskın Oran (17. 08. 2007)
İkinci Şemdinli olur…
Ahmet Altan / Gazetem.net (17. 08. 2007)
"Atatürkçülük" ne işe yarar?
Ferhat Kentel / Gazetem.net (17. 08. 2007)

Türkiye'nin Anamuhalefet Sorunu (Devamı)

Türk demokrasisinin sağlam bir zemine oturabilmesi için, CHP'nin merkez siyaset olarak bu söylemi terk etmesi, bunu sahip olduğu temel hassasiyetler istikametinde arada bir dillendirse de, temelde merkez siyasetini, iktidar ve sair partilere karşı, ciddi manada reformist nitelikli politikalar geliştirerek oluşturması, bu konuda hem kendi tabanında kabul görecek, hem de iktidardan küsenler için bu partiyi cazip hale getirebilecek, bu konuda umut olabilecek hale gelmesi gerekir. Muhalefeti olmayan bir demokrasi, bir yanı felç olmuş canlı gibidir. Türk demokrasisinin de bu mefluç halden kurtulabilmesi, muhalefetin bu marazi halden kurtularak, gerçek manada muhalefet partisi haline dönüşmesine bağlı bulunmaktadır.

Şayet 22 Temmuz seçimlerinin ağırlıklı olarak yukarıda sözünü ettiğim söylemler ekseninde politikalar geliştiren ve bu politikalar çerçevesinde de demokratik siyasi sistemi tıkayan CHP'yi yüzde 21'lik bir oy oranına mahkûm etmesi neticesinde, bu parti gerçek manada politikalar geliştirebilen bir parti haline gelebilir; bu konuda ciddi manada bir dönüşüme uğrarsa, bu seçim kendisinden beklenenin çok ötesinde olumlu bir demokratik işlevi yerine getirmiş, demokrasimiz sağlam zemine oturmuş olacaktır. Bunun neticesinde hem siyasi hayat normalleşerek rahatlayacak; daha pragmatik politikalar geliştirilebilecek; mücadele gerçek zemininde cereyan edecek, hem de toplumda eski model politikalar sebebiyle ortaya çıkan kamplaşma ve çatışmalar büyük oranda ortadan kalkmış olacaktır. Umarız CHP içinde ortaya çıkan parti içi muhalefet çabaları bu beklentilere cevap verebilecek istikamette gelişir.

ig

"CHP Demokrasiyi Kundakladı; İnanamadım"
Muhsin Öztürk / Aksiyon:
Türkiye'nin yaşayan tarih otoritesi Kemal Karpat'la siyasetin en sıcak aylarını ve yeni dengeleri konuştuk. Prof. Karpat, "22 Temmuz'un dört mağlubu" diye nitelediği Sezer, yargı, ordu ve CHP'nin kendilerine çekidüzen vermesini tavsiye ediyor

Prof. Dr. Kemal Karpat, 9 ay önce yine Aksiyon için yaptığımız söyleşide AK Parti'nin elinde olan tarihî fırsatlara işaret ederek bazı uyarılar yapmıştı. Hatta bu uyarıları içeren bir mektup göndermişti Başbakan Erdoğan'a. Medyada da mektubun adrese ulaşıp ulaşmadığı tartışma mevzuu olmuştu. Okuyacağınız röportaj bir fikri takip eseridir; yani cumhurbaşkanlığı seçimi süreci, 27 Nisan, 22 Temmuz gibi tarihî dönemeçlerin ardından Prof. Karpat'la yeniden dönemi ve aktörleri konuşmak gerekiyordu. Karpat, bu dönemi 'imtihan süreci' olarak değerlendiriyor ve sürece dahil olan aktörlerin sicil zabıtlarını açıklıyor. Sınıfta kalanları tek tek değerlendirirken bazen Osmanlı'daki 'anayasalar'a bazen de Millî Mücadele'ye gidiyoruz. Ancak karne notlarını eksiksiz tamamlıyoruz.

-22 Temmuz sonrası ortaya çıkan tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yeni durumun eskiye nazaran çok daha iyi olduğunu, temsil gücünün arttığını ve böylece iktidara daha rahat kanun yapma, hareket etme imkânı sağladığını düşünüyorum. Meclis'te %80'leri aşan bir temsil oranı var ve üstelik 4 ayrı görüş temsil ediliyor:
AK Parti, CHP, MHP ve müstakiller.

HALK, MAĞDURİYETE TEPKİ KOYDU
- Müstakiller üzerinde biraz dursak...
Bu bağımsızların Kürt kökenli olmaları, Meclis'te temsil edilmeleri demokrasi bakımından çok iyi. Aynı zamanda Türkiye'de Kürtlüğü öne süren, onu belirleyici unsur olarak gören kişilerin yüzdesini göstermesi bakımından önemlidir. Şahsen senelerden beri söyledim, Türkiye'de gerçek manada milliyetçi, Türkiye'den ayrılmaya yüz tutmuş, millî Kürt görüşlü kimseler baskın değildir. Sonuçlar onu gösteriyor. Türkiye'de ayrılık isteyen Kürt kökenli kimselerin oranı, Kürtler içinde bile %10'u geçmez. Türkiye'de yetişen Kürtler her şeyden evvel bir Osmanlı geleneğine sahipler. Ayrımlara, farklı dili konuşuyor olmalarına rağmen halk arasında Osmanlı'dan bugüne devam eden geleneğe tabi olarak yetişmişlerdir. Türkiye'de buna benzer, dilini korumuş çeşitli Müslüman gruplar vardır. Korkmadan çekinmeden bunları yorumlamak gerekir.

- Yeni Meclis'e tekrar dönersek
Seçim aslında çok büyük bir imtihan olmuştur. Cumhurbaşkanı seçimiyle ortaya çıkan bunalım, 22 Temmuz seçimi, Türkiye'de çeşitli grupları imtihan etmek için bir imkân sağlamıştır. Kanımca halk çok başarılı bir imtihan vermiştir. Diğer taraftan bu seçimdeki diğer aktörler çeşitli derecede eksik hatta çok kötü notlar almışlardır.
- Önce en iyi notu alan halktan başlayalım.
Benim Türk siyasetini 40 seneden beri takip etmem şunu göstermektedir ki halk baskıdan, vesayetten kaçmakta, bundan nefret etmekte, kendi kişiliğine ve kararlarının doğruluğuna inanarak demokrasiye bel bağlamaktadır. Türkiye'de halkın demokrasiye sarılması demokrasinin ince prensiplerini bildiği için değil, demokrasi vesayetten, baskıdan kurtuluşun yolunu verdiği içindir. Aynı zamanda verdiği oyu sayesinde geleneksel yaşayışını, kültürünü muhafaza etmek istiyor. Bir taraftan tamamen modern sayılan özgürlükler arıyor, bir taraftan tarihî kimliğini, özünü savunarak ilerlemek, modernleşmek istiyor. Hangi parti bunları ona vaat ederse ilk bu konuya dayanarak oy veriyor. Onun için AK Parti'yi yok etmek, onu mağdur duruma sokmak isteyenlere karşı, niyeti olmadığı halde gene AK Parti'ye oy verdi.
Kanaatimce en fazla %34 olması gereken AK Parti oyunu yüzde 47'ye çıkardı. Eğer seçimden evvel, o çirkin müdahaleler olmasaydı AKP çok daha az oy alırdı.


SEZER SINIFTA KALDI; ONUN GİBİSİ GELMEDİ
- Halk, AK Parti mağdur olduğu için değil kendi özgürlüklerini savunmak için bu seçimi yaptı diyorsunuz
Evet. Halk siyasi istikrar istiyor, işini gücünü rahat sürdürecek siyasi bir ortam istiyor. Kargaşalık istemiyor. Kargaşalık çıkararak bundan kazanç elde etmek isteyenler bugün de yanılmışlardır. Üçüncü olarak halk ekonomik gelişme istiyor ve AK Parti bunu sağlamıştır. Bu kesindir. Bunu ben yeni söylemiyorum; istikrar ve ekonomik gelişme sağlayan bir parti daima oy alır Türkiye'de. Diğer partilere nazaran daima üstün gelir. Bu noktalardan hareket ederek halk, imtihanı fazla bir şekilde geçmiştir diyebiliriz.


Devamını okumak için tıklayın


Önceki sayfaya dönmek için tıklayın


ig

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla