Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 11. 08. 2007
İstanbul 1. bölge gözlemleri
Leyla İpekçi / Zaman: (17. 07. 2007)
"Ezilenlerin Sesi Olmayı Başaramadık"
Demokratik Toplum Partisi (17. 08. 2007)
Acı Benzerlik
Baskın Oran (17. 08. 2007)
İkinci Şemdinli olur…
Ahmet Altan / Gazetem.net (17. 08. 2007)
"Atatürkçülük" ne işe yarar?
Ferhat Kentel / Gazetem.net (17. 08. 2007)

İkinci Şemdinli olur… (Devamı)

İktidara "uzlaş" diyenler Çankaya'ya yeniden Ahmet Necdet Sezer gibi ordu muhtırası karşısında sessiz kalacak, hukukun üstünlüğüne aldırmayacak birini çıkartmak istiyorlar.
Eğer yeniden öyle biri Çankaya'ya çıkarsa bu ülkede hukuksuzluk bitmez.

Bir kere hukuksuzluğa izin verdiğinizde yeni hukuksuzluklara kapı açarsınız.

AKP, iktidarı sırasında patlayan Şemdinli skandalında "uzlaştı" ve işlenen suçun takipçisi olmadı, hukukun gereklerini yerine getirmedi.
Bu davranış onu kurtardı mı?
Hayır.
Ordunun muhtırasıyla karşılaştı.

Şemdinli'de sağlam dursaydı, yasaların gereğini yapsaydı, suçun köküne inseydi, o 27 Nisan muhtırası denilen ayıbı bu ülke yaşamak zorunda kalmazdı.

Şimdi, eğer bu iktidar muhtıracılarla bir daha uzlaşırsa bu, ikinci bir Şemdinli olur.

Yeni suçlar işlenir.
Hukuksuzluk zinciri uzar gider.
Çankaya'da Ahmet Necdet Sezer gibi biri olduğunda bir general yasaların dışına çıkmakta hiç tereddüt etmez, çünkü görevden alınmayacağını bilir.

Ama Çankaya'ya Sezer'e benzemeyen biri çıkarsa…

Hükümetten izinsiz basın toplantısı düzenleyerek "dış politikada" ülkeyi zor durumda bırakan genelkurmay başkanı, 27 Nisan muhtırasını yazan general, böyle şeyler yapmadan önce bir kez daha düşünmek zorunda kalır.

Bir AKP'li cumhurbaşkanı bu suçları işleyen bir generali görevinden alır mı, alabilir mi bilmiyorum ama en azından teorik olarak böyle bir ihtimal hayatın içinde varlığını gösterir.
Bu ihtimal bile belli bir disiplini sağlar.
Eğer siz bu ihtimali ortadan kaldırırsanız, bu davranış, yeni muhtıralara, yeni disiplinsizliklere, yeni suçlara yol açar.

İktidarın geleceğini kurtarmaz, tam aksine bu ülkenin geleceğiyle birlikte iktidarın geleceğini de tehlikeye atar.

Bugün uzlaşacak olan ordudur.
Ordumuzun, kendi halkıyla uzlaşması, halkın iradesini silahına güvenerek yok sayamayacağını kavraması gerekiyor.
Artık halk "korkuyla ve tehditle" uzlaşmak istemiyor çünkü.

ig

"Atatürkçülük" ne işe yarar?
Ferhat Kentel / Gazetem.net
:
Zafer Üskül'ün "Kemalizmin ve Atatürk milliyetçiliğinin Anayasa'dan çıkarılması" gerektiği yönünde yaptığı açıklamalar bazı kesimleri oldukça rahatsız etti. "Affedilmez bir aymazlık", "gizli emellerini ortaya çıkaran son derece tehlikeli bir tezgah", "açık saldırı", "işbirlikçi komplo" gibi daha ziyade "gaz verme" dilinden nümuneler eşliğinde tepki gördü...

Tepkiler normal tabii... Herkesin bir ucundan tutup faydalandığı bir sembol ve söylemden öyle kolay kolay vazgeçmek mümkün değil... Bu işin neden kolay olmayacağını TESEV'den çıkan araştırmamızdan ("Milletin Bölünmez Bütünlüğü" - Demokratikleşme Sürecinde Parçalayan Milliyetçilikler) bir bölümü kısaltıp aktararak anlatmaya çalışayım...


Türkiye Cumhuriyeti'nin izlemiş olduğu modernleşme politikalarında ve milliyetçilik stratejisinde, devlet, temel olarak halkın "organik ifadesi" ya da "mitolojik", neredeyse "yarı-dinsel" karşılığı olarak tanımlanmaya ve sosyalleştirilmeye çalışıldı. Halkın bu şekilde "organik bir cemaat" olarak görülmesi, büyük ölçüde, bu cemaatin içinden çıkan farklı unsurların da büyük tepkiyle, "ihanet korkusuyla" karşılanmasına neden oldu. Bu anlayışın dayandığı iki varsayım vardı: İlk olarak farklı kanaatlere, partilere, çıkarlara gerek duymayan uyumlu bir halk olacaktı. İkinci olarak ise bir olumsuzluk -düşman- tanımlanmalıydı.

Düşmanlara ve farklılık yaratanlara sürekli ceza vermek üzerine kurulu olan bu strateji için şiddet içeren eylemler (ya da daha üst düzeyde darbeler), bir türlü zapt-ı rapt altına alınamayan toplum üzerinde kontrol sağlamanın trajik girişimleri olarak hep var oldu. Kutsallaşmış bu devlet ve onunla organik ilişkide olan gövde için "kurban etmek" (kurban vermek, kurban almak) hep meşru oldu.

Bugün modern milliyetçiliğin bir arada tutamadığı insanlara ve sağlayamadığı ortak tahayyüle yeni ve "çoğalmış milliyetçilikler" cevap veriyor; yalnız ve çaresiz kalan insanlar "kendi milliyetçiliğini" kuruyorlar. İşte bu çaresizlik içinde, erkeklikle ve sembollerle beslenen linçler ve cinayetler devreye giriyor. Ya da basitleştirmenin aracı olarak semboller devreye giriyor; karşı semboller aracılığıyla, ötekilik her yerde kurulabiliyor.

Ortaklık duygusu yaratması öngörülerek üretilen sembollerin farklı tüketimleri, dolayısıyla farklı "ikinci üretimleri" onların strateji tarafından "denetlenmesi" gereğini de sürekli kılıyor. Toplumsal hayatta tekrarlanan ve sembolik öneme haiz "ulusu kurucu" ritüeller (ilköğretim okullarında sabahları içilen antlar, İstiklal Marşı törenleri vb.) ve kamusal alana serpiştirilmiş ya da yerleştirilmiş semboller (Atatürk heykelleri, bayraklar, vb.) "panoptik bir gözetleme" mekanizmasının işaretleri olarak işlev görüyorlar. Bunlar her zaman her yerde görülmeseler de varlıkları biliniyor ve bireylerin strateji altında "uyum" sağlamasını; "karmaşık açıklamalara", "gerekçelere" gerek kalmadan, gerekli davranışları sergilemek için, harekete geçmelerini sağlıyor.



ig

Devamını okumak için tıklayın


Önceki sayfaya dönmek için tıklayın

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla