Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 17. 08. 2007
İstanbul 1. bölge gözlemleri
Leyla İpekçi / Zaman: (17. 07. 2007)
"Ezilenlerin Sesi Olmayı Başaramadık"
Demokratik Toplum Partisi (17. 08. 2007)
Acı Benzerlik
Baskın Oran (17. 08. 2007)
İkinci Şemdinli olur…
Ahmet Altan / Gazetem.net (17. 08. 2007)
"Atatürkçülük" ne işe yarar?
Ferhat Kentel / Gazetem.net (17. 08. 2007)

Acı Benzerlik (Devamı)

İkincisi ve daha önemlisi, yasalar kimi toplumsal gruplara uygulanıp kimilerine uygulanmıyor. 1991 öncesi "düşman" hanemizde Komünizm yazarken, "bir sosyal sınıfın başka bir sosyal sınıf üzerinde tahakküm kurması"nı cezalandıran maddeler (eski TCK md.141-142) yalnızca bu tahakkümü eleştirenlere (sosyalistlere) karşı uygulanıyordu. Şimdi düşman hanemizde dinciler ve bölücüler yazıyor ve "etnik, dinsel, mezhepsel farklara dayanarak halkın bir bölümünü diğerine karşı kışkırtma, halk arasında kin ve nefret yayma" (TCK md. 216) yalnızca bu kin ve nefreti eleştirenlere karşı uygulanıyor. Lahavle.

Örnek lazımsa, bizim Azınlık Raporu'nun 216'dan yargılandığı bu ülkede Kuvayı Milliye Derneği Başkanı E. Albay M. F. Karadağ
"Bu uğurda ölmek var, öldürülmek var, öldürmek var" deyip üyeleri bayrak, Kur'an, tabanca üzerine yemin ettiriyor: "Türk anadan, Türk babadan doğmuş, soyunda dönme olmayan Türk oğlu Türküm ben" diyor (Milliyet, 10.02.07) ve 216'ya girmiyor. Girmeyince, bir de üyelere "Kuvva Nikahı" sırasında tekrar ettiriyorlar yemini (Milliyet, 03.08.07). 216 yine tıss. "Güneydoğu'da iki bomba attırdım" deyip "zamanaşımı"na giren E.Korgeneral Altay Tokat'ın ülkesindeyiz.

Bu durumda yargımızın durumu vahim. Savcılarımız pek kimseleri çete'ye sokmaya yanaşamıyor ("Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi organize değil" -Milliyet, 26.07.07), "Atabeyler Grubu çete değilmiş" -Radikal, 31.05.07). Alimallah, Kenan Evren hakkında iddianame hazırlayan Adana Savcısı Sacit Kayasu'nun ve Genelkurmay Başkanının adını Şemdinli iddianamesinde geçiren Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın meslekten atılmalarına varan kimi durumlar oluşabilir ("Şemdinli Heyeti Dağıtıldı" -Radikal, 29.06.07, "Küre savcısına düz görev" -Milliyet, 26.07.07), "Şemdinli'de askerî mahkeme kesinleşti" -Radikal, 02.06.07).
Daha sayayım mı?

Cemaatler yalnızca dinsel değil
Tabii, bu iki acayip durum en azından 2 ciddi çelişki yarattı:

1) 1920-30 modeli ile çağdaş yasalar çatışması:
Bu "sürekli düşman yaratma" zihniyeti, görevi vatandaş'ı koruma olan devleti vatandaş'tan korumaya başladı; 82 Anayasamız bunun doruk noktasıdır. "(…) Ülkemizin iyi bir biçimde yönetilmesi için bundan böyle bazı yeni yasalar çıkarılması gerekli" ama, "Kemalizm Elden Gidiyor" paranoyası varken çağdaş yasalar yapmak biraz zor.

2) Ayrıcalık ezberleri sorunu:
Çocuk gördüğünü yaparmış. Devlet böyle öğretince, bütün toplumsal öğeler şimdi "cemaat ezberi" okuyorlar. Öne arkaya sallana sallana. Kemalist cemaatinki 27 Nisan 2007 e-muhtırasında tazelendi: "Atatürk'ün Ne Mutlu Türküm diyene anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır".

Kimi Kürt cemaatleri "Adaylar ya Kürt olsun ya Kürtçü" dedi. Kimi küçük sosyalist cemaatler "Küçük olsun, benim olsun; işçi hakları yanında eşcinsel hakları neymiş?" demiyor mu? Eh, dinsel cemaatlere herhalde örnek gerekmez.

Bu Gordion Düğümü 1923'dekinden daha basit değil. Çünkü 1923'te şer'i hukuku savunmak için Vahdettin'den kuvvet alamazdın, şimdiki "istemezük"çüler Atatürk'ün adını kullanıyorlar.

Büyük adamın anısına ağız dolusu hakarettir.

ig

İkinci Şemdinli olur…
Ahmet Altan/ Gazetem.net
: Bir siyasi parti, meşru bir zeminde anayasaya ve yasalara uygun bir biçimde cumhurbaşkanını seçecekken...
Ordu, hiçbir meşru gerekçesi olmadan, tümüyle anayasaya ve yasalara aykırı bir biçimde bir muhtıra vererek...
Bu süreci engelliyor.
Genel seçimlere gidiliyor.
Ve, cumhurbaşkanı seçmesi engellenen parti
ülkedeki her iki kişiden birinin oyunu alarak yeniden iktidara geliyor.

Bu açık mesajdan sonra ordunun ve medyadaki adamlarının
artık susması gerekmez mi?
Hayır, susmuyorlar.
Çünkü halkı ve halkın gücünü hiç ciddiye almıyorlar.
Tarihte eşine çok az rastlanan bir biçimde yüzde elliye yakın
oy alan partiye "uzlaş" diyorlar.

Kiminle uzlaşacak?
Muhtıra veren generallerle.

Anladığım kadarıyla ülkemizde ve medyamızda "utanmak" pek moda bir duygu değil artık.
Bir insanda bir nebze utanma duygusu olsa böyle bir öneride bulunamaz.
Çünkü 27 Nisan muhtırasının yaşandığı bir ülkede artık "uzlaşma" kavramı, toplumsal ya da siyasal bir uzlaşma anlamına gelmiyor, "uzlaşma" silahlı bir zorbalığa boyun eğme anlamına geliyor.
Eğer ordu o muhtırayı vermeseydi, ortada silahlı bir tehdit olmasaydı bir uzlaşmadan söz edilebilirdi.
Ya da bütün siyasi partiler ve medya hep birlikte yasa dışı bir muhtıraya karşı çıksaydı bugün gene bir uzlaşma aranabilirdi.

Ama bugün "uzlaş" diyenler o askeri muhtırayı destekleyen partiyle, o muhtırayı olağan karşılayan gazeteciler.
Halkın yarısının oyunu alan bir siyasi iktidar, anayasaya ve yasalara aykırı davranan bir orduyla neden uzlaşsın?
O iktidarın görevi o orduyla uzlaşmak değil, o orduyu hukuk çerçevesinin içine çekmektir.

Ordu, yasaların üstünde değildir.
Ve, olmamalıdır.

Yasa tanımayan bir ordu, hem kendisi için hem de halkı için tehlike yaratır çünkü.




ig

Devamını okumak için tıklayın


Önceki sayfaya dönmek için tıklayın

 

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla