Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 11. 08. 2007
İstanbul 1. bölge gözlemleri
Yalçın Yusufoğlu / Birgün (11. 08. 2007)
Seçim Sonrasının Kenar Notları
Bülent Forta / Sesonline.net (11. 08. 2007)
Sol Sesin İçeriği Değişmeli
Ahmet İnsel / Radikal 2 (11. 08. 2007)
Ahmet İnsel'in Seçim Değerlendirmesi
Ender İmrek / Evrensel (11. 08. 2007)
Mersin Seçim Vakası
Orhan Miroğlu - Radikal 2 (11. 08. 2007)

Sol Sesin İçeriği Değişmeli (Devamı)
Açıklık
DTP yöneticilerinin ise, "İstanbul 2. seçim çevresinde iki adayımız vardı" türünden gerçeği yansıtmayan laflarla oyalanmak yerine, aday gösterilmediği için il örgütünü harekete geçirip kendi adaylığını empoze eden Doğan Erbaş'ın, seçim sonrası yaptığı şu değerlendirmeye açıklık getirmeleri gelecek açısından daha yararlı olacaktır: "Kaldı ki Baskın Oran'a, savunduğu fikirlerden dolayı seçmenimiz zaten oy vermezdi". Baskın Oran'ın savunduğu hangi fikirlerden dolayı DTP İstanbul İl Başkanı seçmenlerinin oy vermeyeceğini düşündüğünü açıkça ifade etmek zorundadır. "Bize biat etmedi" iddiasının ortaya atıldığı yerde, Erbaş'ın, "halkımız" olarak tanımladığı kişilerin, farklı olduğunu iddia ettiği "hassasiyet, değer, inanç, ritüel, isim ve amblem"lerinin ne olduğunu açıklaması, gelecekteki olası işbirliklerinin sağlıklı bir zeminde kurulması için elzemdir.

Dördüncü olgu ise, bu süreç sırasında ÖDP'nin takındığı tavırdır. Bağımsız aday girişimine önce sıcak bakmayan, sonra Ufuk Uras'ın zorlamasıyla, forsepsle İstanbul'da iki bölgede seçime girmeme, diğer bölgelerde seçime katılma kararı alan bu partinin MYK'sı, PM'si ve "bir bilenleri", bu kararlarının ardından Türkiye siyasal tarihine geçecek gariplikleri de başarmaktan geri kalmadılar. ÖDP, Ufuk Uras'ın seçimi için kadrolarını haklı olarak bu bölgede mobilize ederken, Uras'ı desteklemek için aynı bölgede seçime girmeyen EMEP'in İzmir'de bağımsız aday olan genel başkanına karşı seçime girdi. İstanbul 3. bölgede seçime girme kararı almışken, DTP'lilerin Ufuk Uras'ı seçtirmeyiz tehdidi karşısında geri çekilen parti yönetimi, Levent Tüzel'e rakip olan bir kampanya yapmakta bir beis görmedi. Aynı şekilde, örneğin Mersin'de Orhan Miroğlu'nun, Adana'da Nazmi Gür'ün karşısında seçime girdi. Mersin'de ÖDP 1278 oy aldı. Orhan Miroğlu, 308 oyla seçimi kaybetti. Nazmi Gür'ün durumu da buna yakın.

ÖDP ne yaptı? Bunu anlayabilen, izah edebilen bir kişi var mı? Dün bağımsız aday fikrini, "solu ve ÖDP'yi tasfiye etme girişimi" olarak ilan edenler, bugün "ÖDP Meclis'te" diye sevinç çığlıkları atarlarken, "Biz ne yapıyoruz?" diye durup, düşünüyorlar mı? Diğer sol partilerin artık Türkiye partiler müzesinde fiilen yerlerini aldıklarının tescil edildiği bu seçimlerde, bu zihniyet tarzıyla ÖDP'de de yolun sonuna gelindiği açık biçimde ortaya çıktı. "Havet" partisi olmanın varacağı ileri aşamanın, hem "seçime girip kaybettiren" hem de "seçime girmeden Meclis'e giren" parti olması kaçınılmazdı.

ÖDP'nin içinde bulunduğu durumun bu berraklıkta ortaya çıkmış olması, ilerisi için umut vericidir. Çünkü ÖDP'nin kendi "derin ÖDP"sinden kurtulmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda eski refleks, alışkanlık ve zihin dünyasında da çok büyük bir dönüşüm gerektiği artık çok açık biçimde görülüyor. Bu yeni umudun taşıyıcısının dönüşen bir ÖDP mi, yoksa başka oluşumlar mı olacağını önümüzdeki dönem gösterecek.

Son olgu, seçmenlerin giderek artan bir bölümünün etnik, dinsel ve mezhepsel kimliklerinden bağımsız, siyasal tercihlerinin sesini dinleyerek oy verdiklerinin ortaya çıkmasıdır. Türkiye'de özgürlükçü solun önündeki siyasal alanın genişleme potansiyeli burada yatıyor. Kimliklerini reddetmeyen bireylerin, bunlara hapsolmadan özgür biçimde siyasallaşmaları, siyasal tercihlerini oluşturmaları, siyasetin siyaset dışı aidiyetlere baskın olmasını sağlayacağı için, esas olarak sol açısından ümit verici bir gelişmedir. Bunun ümitten gerçekliğe dönüşmesi, solun da kendini "sol cemaatçilik" alışkanlıklarından kurtarmasına bağlı olacak.

2007 seçimleri Türkiye'de solun kendini bütünüyle yenileyerek büyüyebileceğini ve bu büyümenin hangi yönlerde olabileceğini büyük ölçüde gösterdi. Geriye, bunun başarıya ulaşmasının ancak uzun erimli bir çaba ile mümkün olduğunu kabul etmek ve yukarıda sayılan birinci olgunun ışığında bunun gereğini yapmak kalıyor. "Solun en zayıf yerine dokundun" diye içinden geçirenler, ümit ediyorum ki bu kez yanılıyorlardır.

ig

Ahmet İnsel'in Seçim Değerlendirmesi
Ender İmrek / Evrensel
:
Seçim değerlendirmeleri sürüyor. Sarsıcı sonuç her kesimi düşündürüyor. Demokrasi ve özgürlükten yana güçlerin daha kapsamlı düşünmeye, sağlıklı değerlendirmeler yaparak bir yol haritası çıkarmaya ihtiyacı var. Ahmet İnsel'in yaptığı değerlendirmenin dikkat çektiği sorunları da atlamadan, kapsayıcı platformlar yaratarak tartışmak ve ilerlemek gerekiyor. İşçilerin, kamu emekçilerinin, sendikaların, emek örgütlerinin, gençlerin, kadınların ve aydınların bu değerlendirme, tartışma ve ilerleme süreci içinde bulunmaları oldukça önemsenmelidir.


Tartışmaların içinde boğulmak, birbirimizi suçlamak değil, ama İnsel'in de dikkat çektiği sorunları da kapsamak üzere samimi bir eleştiri ve özeleştiriye ihtiyaç olduğu kesin. İnsel, görünenden, ilk göze çarpandan ele alarak derinleştirilmesi gereken bir değerlendirme yapıyor; "Son seçimlerden ÖDP dahil solun renklerinin ve DTP'nin de çıkarması gereken önemli sonuçlar var" diyor.

Görünen o ki, bu değerlendirme ve sorulan sorular küçümsenmeyecek bir kesim tarafından sorulmakta ve yanıt beklenmektedir. DTP tarafında farklı zamanlarda, eksiklere dikkat çeken açıklamalar yapılmış olsa da, kapsayıcı bir değerlendirmeye ihtiyaç olduğu görülüyor. Hele kongreye giden bir DTP açısından kapsayıcı bir değerlendirme neredeyse bir zorunluluk gibi. Ancak ÖDP tarafından yapılmış bir değerlendirme ve özeleştiri bulunmuyor. Tutarsızlığıyla dikkat çeken ÖDP'nin yaşananları izah etmesi gerekiyor. Kimsenin yaşananların üzerinden atlamaya, gerekçeler uydurmaya, ya da 'atlatmak üzere' 'Eksik davrandık' diyerek savuşturmaya hakkı olmamalıdır.

Bilineceği gibi AKP'nin yükselişi, onun 'güzelliği'nden değil, alternatifsiz oluşundan ve diğer partilerin onu tek alternatif haline getirmiş olmasındandır. Egemen sınıf klikleri arasındaki kapışmada büyük sermayenin temsilcisi; AB ve ABD destekli AKP, başarıyla çıktı. Ancak düzen karşıtı güçler de bu sonuca 'katkı' sunmadı değil. Bunu kaydetmek, bizim cephenin sorumluluğunu bilince çıkarıp, gereği için gecikmeden adım atmak gerekiyor.

Bizim cenahta bile, 'Bize vermiyorsanız AKP'ye verin' ya da 'Bölgede bize verilmeyen oylar AKP'ye gider' yönlü yaklaşımlar oldu. DTP'nin, AKP'yi hedefe koyması, Bölge'de esas tehlike olarak AKP'yi görüp ona uygun politik tutum geliştirmesi gerekirken, toleranslı davranması, dahası AKP Hükümeti'nde 'bakanlık' tartışmaları açması, Bölge'de ve tüm Türkiye'de AKP'yi güçlendiren önemli faktörler oldu. CHP ve MHP'nin provokatif tutumları, DTP'nin bu yanlış tutumu ile birleşince ve AKP de bunu çok iyi kullanınca,
-en azından bizim cephedeki tablo bakımından- bu sonuç kaçınılmaz oldu.
ig

Devamını okumak için tıklayın


Önceki sayfaya dönmek için tıklayın

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla