Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 31. 07. 2007
Kürtler AKP'ye neden destek verdi?
Tarık Ziya Ekinci / Radikal 2 (31. 07. 2007)
Olay Budur
İkbal Polat (25. 07. 2007)
Yeni bir icat: 'Sol'suz demokrasi
Pakize Barışta - Gazetem.net (25. 07. 2007)
Osman Murat Ülke'nin çilesi
Yıldırım Türker - Radikal (21. 07. 2007)

Kürtler AKP'ye neden destek verdi?

Tarık Ziya Ekinci / Radikal 2: 22 Temmuz seçimlerinde Kürtler büyük ölçüde AKP'yi yeğledi. Kimi illerde salt AKP adayları seçildi. DTP'nin kalesi konumunda olan illerde bile AKP, ya DTP ile başa baş oy aldı ya da onu aşan oranlara ulaştı. Bu nesnel durumun hem AKP açısından hem de DTP açısından objektif olarak değerlendirilmesinin, yararlı olacağını düşünüyorum. Sorunu AKP'nin açlık, yokluk ve sefalet içindeki bölge halkına yaptığı küçük maddi yardımlarla açıklamak son derece yüzeysel, yetersiz, hatta aldatıcıdır. Bu tarz yaklaşımlarla seçim sonuçlarından dersler çıkarmak mümkün olmaz. Geleceğe ışık tutacak objektif sonuçlara ulaşmak için seçim sonuçlarının sosyolojik, siyasal ve tarihsel açılardan irdelemesi gerekir.

Toplumsal yapının seçimlerdeki etkisi
Kürtlerin çoğunlukta oldukları Doğu ve Güneydoğu'da kapitalizm öncesi değerler yaygındır. Aşiret ilişkileri canlıdır. Tarikatlar ve tarikat şeyhleri etkilidir. Dinsel dogmatizmin belirleyici olduğu köylülük ideolojisi güçlüdür. MSP, Fazilet ve Refah geleneğinden gelen partiler, Kürt bölgesinde her zaman diğer düzen partilerden daha fazla oy aldılar. AKP'nin Doğu ve Güneydoğu'da yüksek oy almasının bir nedeni din eksenli siyaset geleneğinin temsilcisi olarak tanınmasıdır.

Kürt illerinde ağalık kurumu ekonomide güçlü, siyasal yaşamda da belirleyicidir. Halkın çoğunluğu tarım sektöründedir ve geçimi toprağa bağlıdır. Buna karşılık toprak dağılımı son derece adaletsizdir. Örneğin Türkiye'de 500 dekardan büyük araziye sahip işletmelerin oranı yüzde 0.7 ve işledikleri arazi miktarı toplam tarımsal arazinin yüzde 11.4'ü iken, Güneydoğu'da bu oranlar yüzde 2.1 ve 25.4'tür. Keza Güneydoğu'da topraksız köylülerin oranı yüzde 40'tır. 50 dekardan küçük araziye sahip az topraklı küçük köylülerin oranı ise yüzde 53.1 olup işledikleri toplam arazi miktarı ancak yüzde 9.9'dur. Yoksul köylüleri denetleyen toprak ağaları, düzeni korumak ve otoritelerini sürdürmek için iktidara en yakın gördükleri AKP'yi yeğledi ve bağımlı köylüleri bu doğrultuda oy kullanmaya yöneltti.


Muhalefetin endişe yaratan söylemleri
Muhalefet partilerinin ırkçı-milliyetçi söylemleri ve PKK gerekçesini kullanarak Kürt düşmanlığı yapmaları, Kuzey Irak'ı işgal etmeye dönük saldırgan bir söylem kullanmaları Kürtleri korkuttu. CHP ve MHP'nin, AKP Genel Başkanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı Barzani yanlısı ve PKK hamisi olarak gösteren söylemleri de Kürt düşmanlığı olarak algılandı, halkı tedirgin etti. Bu nedenlerle Kürtler tehlikede gördükleri yakın geleceklerini güvence altına almayı, uzun vadeli çıkarlarını temsil eden DTP'ye yeğledi ve ehvenişer gördükleri AKP'yi yığınsal olarak desteklemek zorunda kaldı.

Askeri darbe korkusu
Türkiye'de askeri darbelerden, sıkıyönetim ve OHAL uygulamalarından en çok zarar gören Kürtlerdir. 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbelerini izleyen tutuklamalarda en çok işkence gören ve can kaybına uğrayan yine Kürtler oldu. Bu nedenle Kürtler, darbe girişimlerini açık ya da dolaylı biçimde destekleyen partilere karşı AKP'yi yığınsal biçimde desteklemeyi kendileri için yaşamsal bir zorunluluk saydılar.

AB sürecinden kopma korkusu
Kürtler, Avrupa Birliği üyeliğini Türkiye'nin demokratikleşmesi ve talepkâr oldukları temel haklarının tanınması için bir güvence sayıyor ve yığınsal biçimde destekliyorlar. Açık ya da dolaylı biçimde AB'ye muhalefet eden partilere karşı görece de olsa AB yanlısı bir politika izleyen AKP'yi desteklemeleri kaçınılmazdı.

CHP-MHP koalisyonu korkusu
Irkçı-milliyetçilikte ortak bir söylem tutturan CHP ve MHP'nin muhtemel bir koalisyon ortaklığının yeni bir OHAL dönemi, savaş kışkırtıcılığı, baskı rejimi getireceği korkusuna kapılan Kürtler, bu gerici cephenin oluşmasını önlemek için AKP'yi, DTP'ye yeğleyerek yığınsal biçimde desteklemek zorunda kaldı.

Kuzey Irak'ın işgali ve Kürt varlığının yok olma korkusu
Kimi muhalefet partileri ordudan gelen mesajları yorumlayarak Kuzey Irak'ın işgalini ve oradaki Kürt varlığına son vermeyi bir seçim stratejisi olarak savundu ve AKP iktidarını bu yolda karar vermeye zorladı. AKP bu yaklaşımı reddetmemekle birlikte, teenniyle hareket etmeyi ve diplomatik yolları sonuna kadar denemeyi uygun buldu. Kürtler, soydaşlarını yok etmeyi bir amaç olarak benimseyen bu saldırgan siyaset karşısında ehvenişer gördükleri AKP'yi ve onun siyasetini desteklemeyi gerekli gördü ve AKP'yi DTP'ye yeğleyerek oylarını iktidar partisine verdiler.

DTP'nin aday belirlemedeki yanlışlığı
Kürtler, yıllarca, tek partinin egemenlik döneminde CHP Genel Merkezi'nin dayattığı, tanımadıkları ve bilmedikleri kimseler tarafından temsil edilmeyi içlerine sindiremedi ve bu dayatmacı davranıştan şikayetçi oldular. 22 Temmuz seçimlerinde DTP aynı hatayı işledi, birçok seçim çevresinde yöre halkı bilmedikleri ve tanımadıkları adaylara oy vermek zorunda bırakıldı. Bu dayatmacı tutum karşısında DTP'ye oy vermek isteyen pek çok seçmen istemeyerek de olsa AKP'ye oy vermek zorunda kaldı.

Sonuç olarak, 22 Temmuz seçimlerinde AKP'nin Doğu ve Güneydoğu illerinde yığınsal biçimde desteklenmesinin Kürtlerin DTP'den yüz çevirmesi biçiminde algılanması bir yanılgıdır. Bunun büyük ölçüde konjonktürel bir destek olduğu unutulmamalıdır. Bu desteğin süreklilik kazanması, ancak, AKP'nin ırkçı, şoven-milliyetçi politikaların baskısından kurtularak Doğu ve Güneydoğu'da halk yararına doğru politikalar geliştirip uygulamasıyla mümkündür.

DTP'nin de Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için güdük bir bölge partisi olmaktan kurtulması ve halka güven veren güçlü bir Türkiye partisi oluşturma yolunda yeni politikalar geliştirmesi gerektiği unutulmamalıdır.


ig




Önceki sayfaya dönmek için tıklayın


 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla