Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 23. 06. 2007
Ergenekon da ne menem bir şey?
Haftalık Haber Dergisi Aksiyon (23. 06. 2007)
Herkese Bir Muhtıra!
Sezin Öney - Bianet (23. 06. 2007)
Milliyetçilik nasıl bir çimento?
Derya Demirler - Yeni Şafak (23. 06. 2007)
Değiştirecek Gücümüz Var!
DTP'li Bağımsız Kadın Adaylar (18. 06. 2007)
Demokratikleşmek İçin Sivil Refleks Bekliyoruz
Turan Eser - ABF (14. 06. 2007)

Ergenekon da ne menem bir şey?

Aksiyon dergisi- Ümraniye'de bulunan el bombaları çerçevesinde yürütülen soruşturma sonucunda önce gözaltına alınan, ardından tutuklanan eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin, hangi tür ilişkiler içindeydi? Ergenekon Örgütü ile bir ilişkisi var mıydı?

Cumhuriyet gazetesine atılan bombalar ve Danıştay'a yapılan kanlı baskının arkasındaki örgütün "Ergenekon" olduğu öne sürülüyor. 'Eğer büyük garantiler alınmamış olsaydı, hiçbiri Danıştay'a saldıramazdı." Bu sözlerin sahibi, Semih Tufan Gülaltay. 1998'de İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal'a silahlı saldırı düzenleyen Türk İntikam Tugayı'nın (TİT) liderlerinden olan Gülaltay, cezaevinden çıktıktan sonra "ulusalcı" çizgide kurulan Ulusal Birlik Partisi'nin genel başkanlığını yaptı. Danıştay saldırısını yapan avukat Arslan'la bir görüşmesi de tespit edilen Gülaltay, yaşantısı ve çevresi itibariyle bu türden suikast ve operasyonların arkasındaki ilişkileri bilen bir kişilik, çünkü o dönemde TİT'in suikast planları arasında Akın Birdal'dan başka isimler de vardı.

Danıştay baskınındaki garantinin ne olduğu, tetikçi Avukat Alparslan Arslan'ın Ankara'da üç gün süren sorgusunda ortaya çıktı. Avukat, saldırının arkasındaki güçlerin kim olduğu hakkında tek kelime etmedi ve şöyle dedi: "Birkaç ay içerisinde Türkiye'de darbe yapılacak ve beni cezaevinden kaçıracaklar." Peki, 29 yaşındaki avukat Alparslan Arslan'ı etrafına aldığı sabıkalı bazı kişilerle Cumhuriyet gazetesini bombalamaya sevk eden ve kanlı Danıştay baskınına azmettiren bu güç neydi? Ankara'da üç savcı tarafından yapılan Danıştay baskını soruşturması işte bu sorunun cevabını ortaya çıkardı.

Cumhuriyet gazetesini, Hovarda isimli barda çalışan bir barmenle, hırsızlık, adam yaralama suçlarından sabıkalı bir kişiye yirmişer milyar lira vaadiyle bombalatan; ardından bir avukatın başkanlığında dört kişilik eylem timini Danıştay'ı basmaya gönderen bu oluşumun adını Milli İstihbarat Teşkilatı koydu: Ergenekon. MİT'in savcılara verdiği raporda şöyle deniliyor: "2002 yılı ve sonrasında meydana gelen provokasyon içerikli faili meçhul ya da faili yakalanan eylemler Ergenekon'un işi." Rapora göre örgütün içinde bazı eski ve emekli askerler, istihbaratçılar ve sivil kişiler var. Hücre modelini esas alan ve bir dönem devlette önemli görevlerde bulunmuş kişilerce yönetilen Ergenekon'un, Cumhuriyet'i bombalayan ve Danıştay'ı basan ekibe benzer 30-40 kadar hücreyi halen kontrol ettiği sanılıyor. Ergenekon'un en önemli özelliği, bu gizli yapının lider kadrosu ve hücreleri hakkında bugüne kadar bir türlü yeterli delil elde edilememesi. MİT'in raporunda lider kadro ve hücreler arasında somut bağ kurmakta güçlükler olduğu, çünkü örgütün delil bırakmamak için "ajanlar" gibi çalıştığı vurgulanıyor.

'ALBAY MUZAFFER'İN İLİŞKİLERİ
Soruşturmada ortaya çıkan ilişkiler ağına bakıldığında şüphesiz en ilginç kişilik, çevresinde "Albay Muzaffer" ve "Albay Süleyman" isimlerini kullanan eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin. Danıştay'a saldırı yapıldığı 17 Mayıs günü İstanbul'daki evini terk eden Tekin, üç gün sonra, henüz avukat Arslan'ın sorgusu sürerken yaralı olarak bir hastaneye bırakıldı. İstanbul Beykoz'da bir astsubaya ait villada kalbinin altına bıçak darbesi alan Tekin'i Kadıköy'deki hastaneye getiren kişiler, villanın sahibi Astsubay Mahmut Öztürk ve emekli binbaşı arkadaşı Zekeriya Öztürk. Tekin, "Suçlamaları gururuma yediremedim, o yüzden ölmek istedim. Ama onu da beceremedim." diyor ama intihar teşebbüsünün tarzı kafaları daha da karıştırdı. Komando eğitimi aldığı söylenen Tekin, intihar için neden bir çakıyı seçsin ve bıçağı neden kalbinin altına saplasın? İster istemez, Cumhuriyet gazetesi yazarı Oral Çalışlar'ın ortaya attığı şu tez önem kazanıyor: "Tekin'in yaralı olarak hastaneye bırakılması daha üst konumdakilere, bize sahip çıkın yoksa Tekin konuşacak mesajı olabilir."

Tekin'in babası Raci Tekin, bazı uzmanlarca Türkiye'de sivillere yönelik ilk "kontr-gerilla" eylemi olarak nitelendirilen 1966'daki bir olayın kahramanı. 8 Eylül 1966 günü Akşam gazetesi Ankara temsilcisi İlhami Soysal'ı otomobille kaçırıp döven kişi Baba Tekin'di. Cumhuriyet ve Danıştay saldırılarında oğul Tekin'in yeri henüz tam olarak netleşmiş değil. Ama onun ilişkileri yeterince kafa karıştıracak nitelikte. Bir kere, oturduğu dairenin etrafını alüminyum zırhla kaplayarak dinlemelere karşı koruma altına alacak şekilde günlük hayatında gizliliğe önem veren bir kişi. Çünkü, dinleme cihazları ile dışarıdan cam profiller üzerinden ses kaydı yapılabildiği halde, hava yastıklı iki metal profil üzerinden bu dinleme ve kaydın yapılamayacağını biliyor.

Kıbrıs'ta eski cumhurbaşkanı Rauf Denktaş lehine yürütülen propagandaların merkezindeki kişilerden biri olan Tekin, bu amaçla defalarca Kıbrıs'a gidip gelmiş. Kendilerine vatansever güçler birliği adını veren oluşumların Türkiye'deki bütün faaliyetlerinde en ön safta olanlardan biri. Örneğin Tekin ile emekli jandarma Tuğgeneral Veli Küçük, 3 Nisan 2005 tarihinde Beyoğlu'nda düzenlenen 'Türk Ordusu'na destek' yürüyüşünde birlikte görüntüleniyor. Yine 9 Nisan 2005'te Beyazıt Meydanı'nda Boğazlıyan kaymakamını anma töreninde çekilen fotoğrafta Küçük ile Tekin aynı fotoğraf karesine giriyor.

Tekin, Veli Küçük'ün elini öperken kameralara yakalanmış. Tekin, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek'le de ilişki içinde. Bazı etkinliklerde aynı fotoğraf karelerine girmişler. Perinçek, "Tekin ile görüşürüm. Antiemperyalist eylemlere katılan biri." diyor. Perinçek'in anti emperyalist eylemler dediği, "ulusalcılık" adı altında yapılan çeşitli protesto yürüyüşleri ve toplantılar. Muzaffer Tekin'in ilişki içinde bulunduğu bir diğer isim ise Türk Ortodoks Patrikhanesi Sözcüsü Sevgi Erenerol. Kayıtlara göre Tekin ile Erenerol sık sık görüşüyor. Ayrıca Tekin'in Kilise'deki ayinlere katıldığına ilişkin görüntüler de ortaya çıktı.

ATA OCAKLARI BAĞLANTISI
Gözaltına alınan Tekin, Cumhuriyet ve Danıştay saldırılarını organize eden Avukat Arslan ile temasını reddediyor. Hatta, "Bazı dengesizlikleri sebebiyle kendisiyle görüşmemeye çalışıyordum." diyor. Avukat Arslan da sorgusunda Tekin'e ağır hakaretler yaparak, onun çek-senet ve arazi mafyası olduğunu belirtip, "O kim ki bana emir versin?" diyor. Ancak, soruşturmayı yapan yetkililere göre, ikilinin bu tutumları bir taktik olabilir. Çünkü, tutuklanan Osman Yıldırım ve halen aranan Ayhan Parlak'ın, Yüzbaşı Tekin ile Avukat Arslan arasındaki bağlantı noktaları olduğu sanılıyor. Semih Tufan Gülaltay gibi Kars doğumlu olan Osman Yıldırım, Cumhuriyet gazetesine atılan bombaları ve bu bombaları gazeteye atan kişileri bulan şahıs.


Araştırmanın devamını okumak için tıklayın



ig


 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla