Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


ÖNCE
DEMOKRASİ


Güncelleme: 18. 06. 2007
Değiştirecek Gücümüz Var!
DTP'li Bağımsız Kadın Adaylar (18. 06. 2007)
Demokratikleşmek İçin Sivil Refleks Bekliyoruz
Turan Eser -Alevi Bektaşi Kuruluşları Federasyonu (14. 06. 2007)
'Sivil toplum' ne kadar sivil?
Cenap Çakmak - Zaman (14. 06. 2007)
Kitlesel Refleks Çağrısı Bir İhtiyaç mı?
Dr. Bilal Sambur - Zaman (14. 06. 2007)
Kokoreç ve Demokrasi
Hüsnü Öndül - Evrensel (14. 06. 2007)

Değiştirecek Gücümüz Var!

Bağımsız kadın adaylar:
'Bin Umut Adayları' içerisinde bağımsız milletvekili adayı olan DTP'li kadınlar, yayınladıkları seçim bildirgesinde siyasette vitrin değil, değiştiren bir faktör olarak yer alacaklarını açıkladı. "Özgürlüğün Umudu Kadınlar Meclise" başlıklı seçim bildirgesinde, "Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var" diyen kadın adaylar, seçim bildirgelerinde parlamentoda kadın haklarının kağıt üzerinde kalmaması, toplumsal cinsiyeti gözeten bütçe çıkarılması, Kürt sorununun çözümü, kadın hakları, insan hakları, demokrasi, barış ve çevre konularında mücadele edeceklerini duyurdu.

Seçime kısa bir süre kalırken, siyasi partiler ve bağımsız adaylar da seçim vaatlerini açıklamaya başladı. 'Bin Umut Adayları' içerisinde yer alan bağımsız kadın adaylar da "Özgürlüğün Umudu Kadınlar Meclise" başlıklı seçim bildirgesi hazırladı. "Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var" diyen kadın adaylar, siyasete vitrin veya uydu olmak için değil, değiştirmek için gireceklerini deklare ediyor. Kadın adaylarının seçim bildirgesinin tamamını yayınlıyoruz:

'ÖZGÜRLÜĞÜN UMUDU KADINLAR MECLİSE'
Etnik ve dini çatışmaların körüklendiği, şiddete dayalı politikaların her gün onlarca can aldığı bir coğrafyanın ortasında yaşıyoruz. Bu politikalarla tüm Ortadoğu bir ateş çemberine dönüştürülmek; Türkiye de bu ateş çemberine çekilmek isteniyor.

Ne yazık ki; Türkiye'de de son yıllarda gerek demokrasi güçlerinin mücadelesi, gerekse Avrupa Birliği üyelik sürecinin etkisiyle, demokratikleş me yolunda atılan küçük adımların önünün kesildiği bir süreci yaşıyoruz. Anti-demokratik uygulamaların yeniden hız kazandığı, imha politikalarını n gündeme getirilmek, Türkiye'nin sınır ötesi maceralara sürüklenmek istendiği bir süreç söz konusu.

Böyle bir süreçte, toplumun geleceğine karar verecek pozisyonda olan hükümet, parlamento ve devletin farklı kurumları ise çözümsüzlük ve gerginlik politikasında ısrar ediyor. Uzlaştıkları, hatta birbiri ile yarıştıkları tek nokta; barış, demokrasi ve özgürlük taleplerini anti-demokratik uygulamalarla ve şiddetle bastırmak.

Toplum kamplara bölünerek birbiriyle çatıştırılmak isteniyor. Milliyetçilik ve militarizm körükleniyor. Halkın önüne konulan seçim sandığından bu politikaları hayata geçirecek bir parlamento ve hükümet çıkarmayı hedefliyorlar.

Biz Bin Umut Kadın Adayları olarak; korku, tehdit ve hilelerle örülen bu politikaları boşa çıkarmaya kararlıyız. Çünkü bu politikalar; kadın iradesini yok sayan, meclisteki kadın temsilini sembolik düzeyde tutan erkek egemen zihniyetin bir ürünüdür.

Kadın özgürlük mücadelesini, demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve erkek aklıyla üretilen, savaş, çatışma, milliyetçilik politikalarına karşı; diyalog ve çözümü, barış ve demokrasiyi, özgürlük ve adaleti, mutluluk ve refahı savunuyoruz.

'SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ DEĞİŞTİRECEK GÜCÜMÜZ VAR' Yeryüzünde yaşayan herkes, kendi yaşamını ilgilendiren her türlü karara katılma, geleceği hakkında belirleyici olma, toplumsal fırsatlardan eşit derecede yararlanma hakkına sahiptir.

Toplumun yarısını oluşturan biz kadınlar yaşamın her alanına emeğimizi katıyoruz. Ama toplumdaki kaynaklardan eşit ölçüde yararlanamıyoruz, karar mekanizmaları na katılamıyoruz, kendi yaşamımızı ilgilendiren konularda dahi sözümüz dikkate alınmıyor.

Parlamentoda, hükümette, önemli kamusal kurumlarda, siyasi partilerde, sendikalarda, demokratik kitle örgütlerinde, ailemizde ve hayatın birçok alanında karar süreçlerinde ve mekanizmaları nda yer alamıyor, sözümüzü söyleyemiyor, geleceğimize yön veremiyoruz.

Bütün bunların ötesinde, eğitim alırken, çalışırken, hizmetlerden yararlanırken erkeklerle eşit şartlara ve fırsatlara sahip değiliz. Yaşam kalitesinin temel göstergeleri olan eğitim, sağlık ve istihdam alanlarına ilişkin veriler, kadınlara karşı sistemli bir ayrımcılık uygulandığını kanıtlar niteliktedir.

Kadına yönelik bu ayrımcılık beraberinde baskı, tahakküm ve şiddeti de getiriyor. Kadınlar ev içinde, sokakta, işyerinde, savaşta sürekli ve sistemli bir şiddete maruz kalıyor, namus kisvesi altında işlenen cinayetlerle katlediliyor, intihara sürükleniyor, hatta zorlanıyorlar.

Evrensel bir sorun olan ve tüm toplamlarda farklı biçimlerde yaygın olarak kullanılan kadına yönelik şiddet, Türkiye'de bir de etnik ayrımcılığa malzeme yapılmak isteniyor. Biz bin umut kadın adayları "Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var" diyoruz ve kadınların sözünü ve gücünü parlamentoya taşımaya adayız.

'KADIN HAKLARI KAĞIT ÜZERİNDE KALMAYACAK'
Kadın hareketinin etkin mücadelesi ve AB üyelik sürecinin katkılarıyla son yıllarda kadın hakları konusunda kısmı yasal düzenlemeler yapıldı. Ancak erkek egemen sistem nedeniyle yapılan yasal düzenlemeler kağıt üzerinde kaldı.

Kadına yönelik ayrımcılığı ve şiddeti önlemek için sadece yasal düzenlemeler yapmak yeterli değildir. Ayrımcılığın ve şiddetin görünür hale gelmesi, tanımlanması ve önlenmesi konusunda hükümetlere büyük sorumluluklar düşmektedir.

Maalesef bu konuda da hiçbir adım atılmamıştır. Biz bin umut kadın adayları olarak; Türkiye'deki yasaların, başta CEDAW ve Pekin Deklarasyonu' nda tanınan haklar olmak üzere, evrensel kadın haklarıyla uyumlu hale getirilmesi ve uygulamadaki engellerin kaldırılması için mücadele edeceğiz.

'TOPLUMSAL CİNSİYETİ GÖZETEN BÜTÇE İSTİYORUZ'
Kadına yönelik ayrımcılığı önleme politikalarının hayata geçirilebilmesi için en önemli araç "Toplumsal Cinsiyet Gözeten Bütçeleme"dir. Yani toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin, bütçenin hazırlanması sürecinin tüm aşamalarında (hazırlanma, kanunlaşmasında, uygulanmasında ve denetlenmesinde) göz önünde tutulması ve tüm alanlarda yerleştirilmesi gerekir.

Türkiye'de ise Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü'nün (KSGM), toplumsal cinsiyete duyarlı kamuoyu yaratmak adına bir bütçesi yok. Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın, bütçesi de sembolik düzeydedir. Eğitim, sağlık ve adalet gibi alanların bütçelerinde ise cinsiyet eşitliğinden bahis bile edilmemektedir.

Biz Bin Umut Kadın Adayları olarak; Toplumsal Cinsiyet Gözeten Bütçeleme istiyoruz ve bunun takipçisi olacağız.

Açıklamanın devamını okumak için tıklayın



ig


 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla