



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

ZION
ULUSAL PARKTA
KOLCU VE TİMUR
Güncelleme: 24.08.2000

Sevgili
okurlar, daha önceden de belirttiğim gibi bu yazıları Amerika'dan
yazıyorum. Bu nedenle şu günlerde gözlemlerim bu ülkenin insanlarının
davranışlarıyla ilgili.
 
Oğlum
Timur'la
beraber 3 Temmuz 2000 Pazartesi günü Utah Eyaleti'ndeki Zion
Ulusal Park girişindeyiz. Bir gün önce bu yöreye geldik, bir motele
yerleştik, ve çok kısa bir süre için Zion Parkı'na gelerek şöyle etrafa
bir göz attık. O gün içeri girmek için bilet yerine ben yıllık bir
paso aldım; böylece bir yıl süre ile ABD'deki tüm ulusal parklara
bu pasoyu göstererek girebileceğim.

3
Temmuz Pazartesi günü Park'ın giriş kapısına geldiğimizde 7-8
arabadan oluşan ve hiç kıpırdamayan bir araba kuyruğu ile karşılaştık.
Öndeki arabanın motoru stop etti sandım. Timur'a,
"Sanırım öndeki arabanın motoru durmuş!" dedim. Timur
şöyle etrafa bir bakındı, direksiyonu sağa kırarak araba dizisini
geçmeye başladı ve o anda üniformalı bir Park
Kolcusu'nun öndeki araba ile konuşmakta olduğunu gördük.
Öyle anlaşılıyordu ki Park
Kolcusu her bir araba ile konuşuyor ve onlara istedikleri
bilgileri veriyordu. Timur
sağdan girince Kolcu,

-"Neden sıranın önüne geçiyorsun?" diye biraz sert bir tavırla
Timur'u
uyardı.

Timur,
"İki kapı var, iki sıra olacak sanmıştım!" dedi (Bir gün önce geldiğimizde
iki kapı olduğunu görmüştük).

-"Hayır, iki sıra yok; gördüğün gibi tek sıra var!" dedi Kolcu. "Sıranı
bekle; sıran gelince ben sana haber veririm!"
 
Timur,
"Tamam," dedi.

Daha
ilerde bir kolcu
bayan da parka giren arabalara
bilgi veriyordu. Bir kaç araba sonra Timur'la
daha önce konuşmuş olan erkek kolcu,
"Şimdi öndeki kolcuya gidebilirsin," dedi ve Timur
bayan kolcuya doğru arabayı sürdü.

Timur,
bir gün önce parka girdiğimizi ve benim yıllık bir paso aldığımı bayan
kolcuya söyledi. Tam ayrılmak üzereyken Timur
bayan kolcuya, "Biz dün geldik ve burada iki pencere vardı ve arabalar
iki sıra halinde girebiliyorlardı. Bu Bay Kolcu
ben öbür sıraya girdim diye bana kızdı, neden?" diye sordu. Aralarında
şöyle bir konuşma geçti:

Bayan
kolcu gülümsedi, "O ters adamın biri," dedi.

Timur,
"Ortada kızılacak bir durum yoktu," dedi.

- Dedim ya, o ters adamın biri. Hep böyle yapar.
- Her neyse. İyi günler.
- Siz ona aldırmayın; güzel bir gün geçirin.

Daha sonra Timur'la
bunun üzerinde konuştuk. Böyle bir durum, Türkiye'de
resmi üniformalı bir kolcu ile herhangi bir park ziyaretçisi arasında
geçse idi ne olurdu diye düşündüm. Benim beklentim o ki, sıradan çıktığım
için kendimi suçlu hisseder, adamın sert tavrını normal karşılar ve
herkesin önünde rezil oldum diye düşünür, üniformalı kolcudan özür
dilerdim. Arabalarının içinde sırada bekleyen diğer kişiler de, kolcu
bana fırça attığı için "Aferin kolcuya, ona haddini bildirdi," diye
düşünürlerdi sanıyorum. Ama, annesi Amerikalı olan ve Amerika'da büyümüş
olan Timur'da
böyle bir eziklik yoktu. Arabadaki diğer kişilerin bakışlarında da
herhangi bir kızgınlık gördüğümü sanmıyorum.

Bu düşüncelerimi Timur'la
paylaştım. Timur,
"Baba, ben bir müşteriyim; insan olarak hata yapmış olabilirim; benim
davranışıma hemen kötü niyet yükleyip, bana kaba davranması küçümsenecek
bir şey değil. Onun görevi bana insanca davranması ve bana yardımcı
olmasıdır," dedi. Ve şöyle devam etti: "Ben şimdi istersem onu şikayet
ederim ve yazdığım mektup onun dosyasına konur ve o ilerde terfi etme
aşamasında zorlukla karşılaşabilir," dedi.

O zaman ben Timur'a
şu soruyu sordum: "Peki yazdığın mektubu hesaba alacaklarını nereden
biliyorsun?"

"Benim yazdığım mektuba mutlaka Ulusal
Park Yönetimi cevap verir. Cevap vermek zorunda."

Timur'un
konu ile ilgili düşüncesini iyice anlayabilmek için yeniden sordum:
"Eğer yazdığın mektuba cevap vermezler ise, ne yapabilirsin?"

"Bana cevap yazmak durumunda olan kişiyi onun üstüne bildiririm. Bu
görevi ihmaldır; o zaman onun kıçı ateşte yanar!" dedi.

Sistemi daha iyi anlayabilmek için inadına sormaya devam ettim: "Peki
onun üstündeki cevap vermezse ne yaparsın?"

"Bak baba! Ben bu ülkenin vatandaşıyım. Bu ülkedeki tüm kurumlar,
benim onurlu bir vatandaş olarak yaşamımı sürdürmem için var. Aksi
halde benim vergi vermemin, seçimde oy kullanmamın bir anlamı kalmaz.
Demokratik sistem her bir bireyin hakkını arayabileceği bir sistemi
yaşatmak için var. Eğer bana cevap vermezlerse, Ulusal Park Yönetimi
aleyhine 'onurumu zedeleme ve görevi ihmal davası' açar yüklü bir
tazminat alarım. Ayrıca benim kendi bölgemi temsil eden milletvekiline
durumu bildirir, hükümetin görevliler için araştırma yapmasını sağlarım."

Timur'a
baktım; söylediklerine inanıyordu ve söylediklerini yapabilecek gücü
kendinde kesinlikle görüyordu. Güçlü bir vatandaş vardı karşımda.

"Peki yapacak mısın?" diye sordum.

"Hayır," diye cevap verdi ve devam etti; "Çünkü adamın biraz aksiliğinin
dışında, daha kötü bir sözü olmadı. Kendimi onun yerine koyuyuyorum;
bütün gün çalışan ve her türlü insanla karşılaşan biri olarak beni
yanlış algılamasını doğal karşılıyorum. Ama, diğer kolcu da onun gibi
aksinin teki olsaydı, o zaman bunu takip ederdim. Onların maaşını
biz müşteriler veriyoruz," dedi.

Girişte de söylediğim gibi şimdi Amerika'da olduğum için bu yörelerle
ilgili gözlemlerimi paylaşıyorum. Yorumu size bırakıyorum.


Diğer yazıları için tıklayın
|
|


DC
İLE İLETİŞİM DÜNYASI

DOĞAN
CÜCELOĞLU'NDAN

BASAMAK
TAŞLARI

CEVAPLAR

ALINTILAR
 
MAKALELERİ

BİBLİYOGRAFYA
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|